Ali Ekrem Bolayır (02 Ağustos 1867-27 Ağustos 1937) 2. Meşrutiyet’ten sonra yayımladığı hamâsî şiirleriyle tanınan Servet-i Fünûn devri şair ve yazarı, öğretmen, Mabeyin Kâtibi ve validir.
Yahya Kemal Beyatlı ( 2 Aralık 1884, Üsküp – 1 Kasım 1958, İstanbul ), şiirlerini bir kitapta toplamamış olsa da bilinen 14 adet eseri bulunan, eserlerinde vatan hasreti, düşünceleri ile tarih, coğrafya konularını şiirlerine yansıtmış Türk şair, yazar, siyasetçi ve diplomattır.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu (7 Mart 1889, Kahire- 13 Aralık 1974, Ankara), roman, tiyatro, anı, şiir, monografi, makale ve öykü türlerinde Cumhuriyet ve Milli Edebiyat Dönemlerinde eserler veren ve bilinen eser sayısı 33 olan öykü yazarı, roman yazarı, nasir, şair, gazeteci ve diplomattır.
Ahmet Haşim (1887, Bağdat- 1933, Kadıköy İstanbul) şiir, deneme, gezi yazısı, türlerinde eserleri bulunan, sembolizmin öncülerinden; bilinen toplam eser sayısı otuz dört olan şair ve yazardır.
Ercüment Ekrem Talȗ (1888 - 16 Aralık 1956), İstanbul İstinye’de doğmuş, bilinen eserlerinin sayısı yirmi beş olan, Gün Batarken, Kopuk, Kız Ali, Evliya-ı Cedit gibi kitapların sahibi roman, hikâye, şiir, mizah yazarı ve gazetecidir. Asıl adı Ahmet Kemal Ercüment olan yazar, Tanzimat’tan sonra tüm edebiyat çevrelerince tanınan Recaizade Mahmut Ekrem ve Ayşe Güzide Hanım’ın çocuğudur. Recaizade Mahmut Ekrem, Namık Kemal’e duyduğu sevgiden dolayı adını Ahmet Kemal koymuştur. Kendisinden önce vefat eden Fatma Piraye’nin, bir buçuk yaşında dadısının dikkatsizliği sonucu yatalak kalan Sunullah Emced’in ve Mehmet Nijad Ekrem’in ardından ailenin dördüncü çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. İlköğrenim için İstinye İptidai Mektebi’nde gitmiştir. Ardından Galatasaray Lisesi’ne giden Ercüment Ekrem Talȗ buradan 1905’de mezun olmuştur. Lisenin ardından üniversite eğitimi için önce Dȃrulfünun hukuk şubesine gitmiş, ardından Paris’e giderek Siyasal Bilgiler Okulu’nda eğitim görmüştür. Ercüment Ekrem Talȗ’nun eğitimi sadece gittiği okullardan değil, babası Recaizade Mahmut Ekrem ve onun çevresindeki edebi hayatın içinde bulunan kişilerden de gelmektedir.
Ahmet Vefik Paşa (3 Temmuz 1823, İstanbul-1 Nisan 1891, Rumelihisarı), yazar, çevirmen, Osmanlı devlet adamı, diplomat ve oyun yazarıdır.
Mehmet Akif Ersoy ( 20 Aralık 1873- 27 Aralık 1936 ) , cehalet, taassup, fakirlik, inançsızlık, vatan, milli değerler, köksüzlük konularında yazan; günümüze kadar 8 kitabı bulunan Türk şair, veteriner hekim, öğretmen, hafız, Kur’an mütercimi, siyasetçi ve İslamcılık anlayışının temsilcisidir.
Recaizade Mahmut Ekrem, (d. 1 Mart 1847 İstanbul, ö. 31 Ocak 1914, İstanbul) şiirlerini ‘’aşk ‘’ ve ‘’ tabiat ‘’ temalarında yazan, hemen hemen bütün edebi türlerde eser veren ve günümüze kadar yayımlanmış 20 adet eseri bulunan şair ve öğretmendir.
Ziya Paşa, (d. 1829, İstanbul - ö. 17 Mayıs 1880, Adana) Türk edebiyatının ilk manzum tercüme piyesi “ Tartüf Yahut Riyanın Encamı ” nı, Türk edebiyatındaki ilk röportaj örneği Rüya’yı, Türk edebiyatındaki ilk antoloji örneği Harabat’ı kaleme alan Tanzimat dönemi fikir insanı, gazeteci ve şairdir. Osmanlı Devleti’nde 19. Yüzyılın en önemli devlet insanlarından birisidir. Ziya Paşa, İbrahim Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte “ Batılılaşma” kavramını Osmanlı Devletinde ilk defa duyuran aydınlardan olmuştur. Yazarın günümüze kadar kaleme aldığı 16 adet eseri bulunmaktadır.
Cenap Şahabettin (d. 21 Mart 1867, Manastır - ö. 12 Şubat 1934, İstanbul), Fransız şiir formu olan “sone” tarzının Türk edebiyatında ilk kez uygulayan, sembolizm ve parnasizmi Türk edebiyatına tanıtan; Batı edebiyatı etkisiyle gelişen Türk şiirine yenilikler sağlayan şair ve yazardır. Servet-i Fünun edebiyatının önde gelen edebiyatçılarından olan Cenap Şahabettin, Askeri Tıbbiye İdadisi mezunudur. Şair, uzmanlığını Paris’te tamamlamış ve cilt doktoru olmuştur. Döneminin edebiyat otoritesi olarak kabul edilen 11 önemli eseri ve Türkiye’deki edebiyat akımlarını yönlendiren makaleleri vardır. Ölümünden sonra 1934 ve 1984 yılında, seçme şiirlerinin yer aldığı iki kitabı yayımlanmıştır.