Her biri hayatta, değerli eserler vermeye devam eden Modern Türk Edebiyatımızın usta kalemlerinden Osmanlı tarihine ışık tutan başyapıtları kitap kurtları için bir araya getirdik.
Türk edebiyatının en parlak yıllarına doğru bir yolculuğa çıkalım. Birbirinden değerli yazarların ardı ardına yayımlanan, en verimli dönemleridir 1950’li ve 1960’lı yıllar. Say say bitmeyecek, günümüz kitapseverlerince bugün halen okunan yazarlar, elbette ki birden bire parlamadılar; ilk edebiyat çalışmaları 1930’lar, 1940’lara dayanmaktaydı. Kendilerinden önceki neslin yapıtlarını çoktan okumuş yutmuş, dünya klasiklerini bir seferde okuyup bitirmişlerdi. Sözüne ettiğimiz bu parlak kuşak, evlerinde ya da o dönemin buluşma noktası olan kafe ve restoranlarda, edebiyat üzerine sohbetler ediyor, yeni neler yapabileceklerini düşünüyorlardı.
Edebiyat ve sanat birbirini besleyen, birbirinden beslenen disiplinler olarak ilhama kaynak olmuş “anlam”lardır. Edebiyatı ve sanatı, yaşama anlam katma araçları olarak düşünürsek bir öyküyü tiyatro sahnesinde, bir romanı resim tuvalinde, bir tiyatro oyununu sinema perdesinde görmek mümkündür. Birbirine bu kadar ilham olan, sanatın her dalında kendine vücut bulup var olan yapıtların ölümsüzlüğü de buradan kaynaklanır.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre; 2020 yılında bir psikolojik rahatsızlık olan depresyon, etkileri ve günlük yaşamdaki rolü nedeniyle tüm hastalıklar arasında birinci sırada yer alacak. Bu da demek oluyor ki depresyon her geçen gün artan hızla yaşamımızdaki yerini alıyor ve gelecek yıllarda depresyonla mücadele ile ilgili büyük bir gereklilik bizi bekliyor
Yaz geldi, tatil planları yapıldı, seyahat çantaları hazırlandı, yola çıkıldı… Bekle bizi mavilikler…
“Köylü halkın efendisidir” gibi bilge bir sözün mimarı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış bir ülkeyi kalkındırmaya köylerden başladı.
Herkes için kabul görmüştür ki iyi bir kitap okurunun elinden tutar ve onu zaman ile mekan arasında unutamayacağı bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculukta okur, zaman kavramını yitirir ve kitabın okuru götürdüğü zamanda yaşamaya başlar. Mekanlar ise zaman ile özdeş olarak vücut bulur. Bir bakarsınız siz 2010’ların dünyasından 1800’lere, 1900’lere, hatta milattan önceye kadar eşsiz bir yolculuğa çıkmışsınız.
O, bir baba. Türkiye’nin babalarından biri. Şarkılarıyla, duruşuyla, olduğu kişiyle gönüllere taht kurmuş, milyonlarca seveninin babası. Müslüm Gürses…
Rahatsızlanınca bunları okuyun, geçer! İşte BKM Kitap’ın kitap kurtlarını ne kadar çok düşündüğünü gösteren bir yazı daha: Reçete Kitaplar…
Bayram denince yüze yayılan gülümseme ve kalpleri dolduran mutluluk kıpırtıları elbette sevdiklerimiz ve yapmayı sevdiğimiz şeylerle birlikte tam bir neşeye dönüşür. Bayram neşesi dediğimiz de budur işte.