BKM Kitap olarak hayata açılan ilk kapıdan elimizi sımsıkı tutarak geçmemizi sağlayan öğretmenlerimizin ve öğretmen adaylarımızın varlığını çok önemsiyoruz, Türkiye’nin geleceğinin onların elinde büyüyen çocuklarımız ve gençlerimizin başarılarında daha da aydın ve güçlü olacağını biliyoruz. Bu bakımdan onlara özel hazırladığımız okuma listesi ile birbirinden değerli öğretmenlerimizin meslek yaşamlarına duyduğumuz saygıyı bir defa daha dile getiriyor, kendilerine kucak dolusu sevgilerimizi sunuyoruz.
BKM Kitap, bu defa İstanbul’un tarihini anlatan kitaplarla karşınızda. Önemli yazarların ve araştırmacıların İstanbul’u bir kentten öte adeta canlı bir varlık gibi ele aldığı, yüzlerce yıllık tarihinde halen ilk günkü enerjisiyle asırlara meydan okuduğu vurgulayan yaşayışıyla incelediği kitaplardan oluşan yeni bir okuma listesi hazırladık kitap ve İstanbul severler için. Her biri birbirinden değerli ve okuması keyifli 10 eser işte burada.
Büyülü mısraların kurucusu Cahit Zarifoğlu’dan İstiklal Marşı’mızın şairi Mehmet Akif Ersoy’a, şiir üslubuyla etkileyen İsmet Özel’den naif şiirlerin mucidi Sezai Karakoç’a kadar birçok değerli şairimizi bu yazıda sizin için şiirleriyle birlikte anıyoruz. Cahit Zarifoğlu’nun Yedi Güzel Adam şiirinden yola çıkarak hazırladığımız bu yazımızda ortak meseleleri olan, şiir duyguları benzeşen Türk edebiyatının 10 değerli şairini ve onların dillere pelesenk, yüreklere ilham olan şiirlerini anıyoruz.
İkinci Dünya Savaşı yıllarından sonra, toplumsal sorunlar ve ekonomik sıkıntılar ülkelerde kendini iyiden iyiye hissettirdi. 68 Kuşağı, işte bu dönemin bir sonucu olarak kendiliğinden oluştu. Dünya halkları, tüm bu sorunlar karşısında seslerini yükseltmeye başladı. Özellikle Avrupa’dan yükselen bu ses, 1968 yılında Paris’te işçi haklarını savunan üniversite öğrencilerinin devlet güçleri tarafından şiddet yoluyla bastırılmasıyla patlak verdi. Etkisi Latin Amerikalı devrimci Ernesto Che Guevara’nın öldürülmesiyle daha da büyüdü ve Türkiye’de de karşılık buldu. ABD’nin kapitalizmi körükleyen uygulamaları ve Türkiye’nin neredeyse iç işlerine karışıp bağımsızlığını tehdit eden girişimleri, ekonomik kısıtlamalar ve huzursuzluklar derken işçilerin ve üniversite öğrencilerinin de Türkiye’de sesleri yükselmeye başladı. Bir toplumsal harekete dönüşen ve bir kuşak oluşmasına neden olan bu hak mücadeleleri, buna inanan dönem gençlerinin çok kitap okuyarak saygın ve bilgili bir duruşa sahip olmasına, kendinden sonra gelenlerin de bu izi takip etmesine yol açtı.
Yerli ve yabancı, klasik ya da modern edebiyatın en değerli yazarları romanlarında mutlaka dostluk kavramından söz etmişlerdir. Kimi kitaplar sadece bu değer üzerine inşa edilmiştir hatta. Birbirinden önemli eserlerin satırlarında geçen, dostluk üzerine söylenen en dikkat çeken cümleleri BKM Kitap olarak bir araya getirdik.
Savaşlar, mutluluk getirmez. Tarih bunun en büyük tanığıdır. İnsanlar ölür, yuvalar yıkılır, vatanlar parçalanır, evlatlar ailesiz kalır, açlık ve canilik insanı insanlığından utandırır. Edebiyat, tarihin en yakın arkadaşlarından biri olarak görüp geçirilenleri, bilinen ve bilinmeyenleri, kurgu ile gerçeği bir araya getirerek olup bitenleri anlatır.
Edebiyat dünyasının önemli kalemlerinin ucundan sayfalara dökülüp hayat bulan kadın kahramanlar, herhalde pek çok hemcinsleri tarafından ilham alınmış, çoğu kurgu bile olsa kendi yaşamlarında birden fazla özdeşlik kurulmuştur. Yazın tarihinin ünlü yazarları eserlerinde, ana karakteri bir kadın olan kurgulara imza atmış, unutulmaz hikayeler oluşturmuş, sanki gerçekten yaşamışcasına tutkuyla okunan kadınlara hayat vermiştir. Bunların çoğu, onlarca dile çevrilerek milyonlarca kişi tarafından okunmuştur.
Kitabın birer dost olduğunu daha ilk okul sıralarında öğretirler. Yeni okumayı sökerken bunun ne demek olduğunu tam anlayamasak da büyüdükçe, okudukça, kitapların neden birer dost sayıldığını anlarız.
Dostoyevski’nin eserleri Rus edebiyatının en meşhur eserlerindendir. Rus edebiyatını taçlandırmıştır. Rus edebiyatı neredeyse Dostoyevski ile birlikte anılır olmuştur. Dostoyevski’yi en çok etkileyen yazar Puşkin’dir. Puşkin’e saygı duyduğunu ve çok şey borçlu olduğunu belirtmiştir.
Çocuk Edebiyatı Nedir? Çocuk edebiyatı çocukların büyüme ve gelişmesini sağlayan, onların hayal dünyalarını besleyen, çocukları eğiten edebiyat türüdür. Çocuk edebiyatı denildiğinde çocuksu edebiyat olarak anlaşılmaması gerekiyor, bir çocuk pekala yetişkin kitabı okuyabilir. Çocuk edebiyatı denilerek kastedilen çocuktaki büyüklüğü keşfedebilen, dil ve anlatım üslubuna dikkat eden, estetik özellikleri dikkate alan yazarların ürettiği eserlerdir.