Edebiyat; sıkıntıları yenmemizi sağlayan, umut ile yarınlara sarılmamızın kapısını aralayan, özdeşim kurduğumuz karakterlerle dert ortaklığı kurduğumuz bir rehabilitasyon kaynağı adeta. Bugünlerde evlerimize tüm yaşam alanlarımızı sığdırıyor, yer yer zorlanıyor, yer yer de mutlulukla günleri geride bırakıyoruz. Elbette ilk önceliğimiz sağlığımız. Bu bağlamda edebiyatın şifalı kollarına sığınmak belki de ruhumuzu iyileştiriyor, etkisini bedenimizde hissettiriyor diyebiliriz. Edebiyatın en naif, en özel türü olan şiir, en güzel mısralarla bu iyileşmeyi daha da hızlandırmak için okunmayı bekliyor.
Tüm dünyanın ve Türkiye’nin evde kalarak adeta tek bir vücut olduğu, kendinin ve başkalarının sağlığını tehlikeye atmamak için sabırla ve umutla gelecek sağlıklı günleri en yararlı şekilde değerlendirmenin bir yolu da kitaplarla mümkün. İzolasyon günlerinde kitap okuma sayısı arttı. Kitap kurtları sosyal medya hesaplarından arkadaşlarına, sevdiklerine kütüphanelerinden seçtikleri kitaplarla meydan okumaya devam ediyor.
Okulda, iş yaşamında, sosyal hayatta ve hatta aile içinde en çok, en bilgili kişilere yakın durmak isteriz. Onların yaşamı oldukça renkli, bilgiye dayalı, düşüncelere önem veren, gelişime açık ve güvenilir yaşamlardır. Güçlerini okumaktan, analiz etmekten ve doğru düşünce mekanizmalarına sahip olmaktan alırlar. Böyle kişileri tanırsınız, zaten kendilerini söyledikleriyle, yorumlarıyla, bakış açıları ve davranışlarıyla her ortamda belli ederler. Belki de siz, bu insanlardan birisinizdir ya da böyle kişilerden biri olmak istemektesiniz.
Vücudun bağışıklık sisteminin güçlü olmasının hayati derecede önemli olduğunu KORONAVİRÜS günlerinde çok iyi kavradık. Biliyoruz ki bağışıklık sistemini güçlü kılan maddeler arasında sağlıklı beslenmek, hareket etmek kadar stresten uzak durmak ve huzurlu bir yaşam sürmek var.
KORONAVİRÜS nedeniyle millet olarak tek vücut olup evlerimizde kalarak salgının hızını kesmek için elimizden geleni yapıyoruz. Elbette bugünler de geçecek. COVİD-19 salgını diliyoruz ki en kısa sürede elinin gezegenimizin üstünden çekecek. Yaşam daha da değerli bir şekilde yeniden normal temposuna dönecek. Bu zamana kadar evimizde, kendi mekanımızda günlerimizi geçireceğiz.
Tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD19 ile mücadelede geçtiğimiz hafta olduğu gibi bu haftada #evdekal ve #hayatevesığar çağrılarına uyarak kendimizi korumaya devam ediyoruz. Elbette kitap kurtları için okumak, sadece bu döneme özel bir aktivite değil ama evde kaldığımız süre boyunca herkes için yapılacak en güzel vakit değerlendirme seçeneklerinden biri de okumak. Böylece evimizin duvarlarını aşıp kitaplar sayesinde zaman ve mekanlarda yolculuğa çıkabiliyoruz.
Geride bırakmak için sabırla mücadele ettiğimiz şu günlerde sağlığın en büyük zenginlik olduğunu KORONAVİRÜS bizlere bir kez hatırlattı. Evde kalmanın hayatı derecede önem taşıdığı, sağlığın yaşamımızı sürdürmek ve anlamlı kılmak için diğer tüm ihtiyaçlardan önce geldiği iyice akıllara kazındı. Sağlık; aşk, para, özgürlük ve erdem gibi pek çok kitaba konu olan bir değer olarak nice hikayelerde karşımıza çıktı. Çok sayıda dünya yapıtına dönemin veba, kolera gibi salgınları konu edilerek devasa romanlar kaleme alındı. KORONAVİRÜS, pandemik bir hastalık olarak dünyayı esir alırken gelecek günlerde nice araştırma kitaplarına ve romanlara konu olacak ve gelecek yüzyıllar bugünleri belki de romanlardan okuyacaktır.
Bağışıklık sisteminin güçlü olmasının ne kadar hayati bir konu olduğunu bir defa daha COVID-19 virüsü ile deneyimliyoruz. Üstelik tüm dünya insanları olarak…
Gün, tatil günü değil; ertelediğin kitapları okuma günü… “Türkiye Okuyor” seferberliğimiz devam ederken #evdekal (#stayathome) başlığıyla Türkiye ve dünya bir çağrı yapılıyor: Sağlığınız için, kendinizi korumak için evinizde kalın.
Eserleriyle okurlarının kalbinde taht kuran, kurmaca kahramanlarıyla okurlarını duygular, düşünceler, mekanlar ve zamanlar arasında büyülü yolculuklara çıkaran Türk ve dünya edebiyatının en ünlü isimlerinin nelere takıntılı olduklarını, neleri kendilerine dert edindiklerini bilseniz şaşar kalırsınız.