Londra Protokolü, 31 Mart 1877’de İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya, İtalya ve Rusya tarafından imzalanan, Osmanlı Devleti’ne sunulmuş bir diplomatik belgedir. İstanbul (Tersane) Konferansı’nın başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından hazırlanan bu protokolde, özellikle Bosna-Hersek ve Bulgaristan’da reform yapılması, Karadağ ile barış sağlanması ve Osmanlı ordusunun azaltılması talep edilmiştir. Osmanlı Devleti, bu talepleri onurunu sarsacak nitelikte bulmuş ve 12 Nisan 1877’de protokolü resmen reddetmiştir.
Hünkâr İskelesi Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında 8 Temmuz 1833’te imzalanmış, savunma ve ittifak esaslarına dayanan ve bir gizli madde içeren diplomatik bir anlaşmadır. Bu antlaşma, Osmanlı’nın iç karışıklıklarla sarsıldığı, Mehmed Ali Paşa İsyanı gibi ciddi tehditlerle karşı karşıya kaldığı bir dönemde Rusya’dan yardım istemesi sonucunda şekillenmiştir. Antlaşmanın gizli maddesiyle Osmanlı, savaş durumunda Çanakkale Boğazı’nı diğer devletlere kapatmayı taahhüt etmiş, böylece Rusya’ya stratejik bir avantaj tanımıştır. Bu durum, Osmanlı’nın egemenlik yetkilerinin tartışmaya açılmasına yol açmış, Avrupa’da özellikle İngiltere ve Fransa’nın sert tepkisini çekmiştir.
Edirne Antlaşması, 14 Eylül 1829 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya arasında imzalanmış, 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’nı sona erdiren ve savaşın Osmanlı aleyhine gelişmesiyle kaçınılmaz hale gelen bir barış antlaşmasıdır. Bu savaşın arka planında, 1821’de başlayan Mora İsyanı ve ardından gelen büyük Avrupa müdahaleleri yer almakta; özellikle Navarin’de Osmanlı donanmasının batırılması sonrası artan gerilim Rusya’nın doğrudan savaşa katılmasıyla sonuçlanmıştır. 1829 Edirne Antlaşması ile Osmanlı, Balkanlar’da ve Kafkasya’da önemli toprak kayıplarına uğramış; Yunanistan’ın bağımsızlığı fiilen tanınmış ve Rusya’ya büyük tazminatlar ödenmesi kabul edilmiştir.
Islahat Fermanı, Osmanlı Devleti’nin çok dinli ve çok milletli yapısını korumak, Avrupa devletlerinin iç işlere müdahalesini engellemek ve imparatorluk içindeki eşitsizlikleri azaltmak amacıyla ilan edilen kapsamlı bir reform belgesidir. Tanzimat Fermanı’nın devamı niteliğindeki bu düzenleme, gayrimüslim tebaaya yönelik hakları genişletmiş, hukuki ve idari yapıyı yeniden şekillendirmeyi hedeflemiştir. 1856 Islahat Fermanı, Osmanlı’nın Avrupa ile ilişkilerini düzenlemede ve iç hukuk sistemini çağın gereklerine uygun hale getirmede dönüm noktası olmuştur.
Tanzimat Fermanı, 3 Kasım 1839'da Gülhane Parkı'nda ilan edilen ve Osmanlı Devleti’nin modernleşme sürecinde dönüm noktası olan bir reform bildirisidir. Osmanlı tarihinde Tanzimat Dönemi olarak anılan bu süreç, devletin hukuk, yönetim ve toplum düzenini Batı normlarına yaklaştırma çabasının ilk büyük adımıdır. Tanzimat Fermanı nedir? sorusuna verilecek en temel yanıt, onun bir hukuk devleti inşasına yönelik kapsamlı bir ıslahat programı olduğudur. Ferman, padişahın mutlak yetkilerini sınırlandırarak halkın can, mal ve namus güvenliğini güvence altına almış; vergide adalet, askerlikte düzen, yargıda eşitlik gibi ilkeleri ortaya koymuştur. Bu yönüyle Tanzimat Fermanı maddeleri, hem bireysel hakları hem de devletin sorumluluklarını tanımlayan çağdaş ilkeler taşımaktadır.
Ahmet Kutsi Tecer, 4 Eylül 1901'de Kudüs'te doğmuş; şiir, tiyatro ve araştırma - inceleme türünde kitaplar yazmış öğretmen, şair, tiyatro yazarı, folklor araştırmacısı ve siyasetçidir. Yaşam özeti incelendiğinde edebiyat dünyasında şiirleriyle öne çıktığı görülmektedir. Ahmet Kutsi Tecer'in biyografisi halk kültürü üzerine yaptığı araştırmalarla da önem taşır. Halk şairi Aşık Veysel’in Türkiye’de tanınmasını sağlamıştır. Eğitimine Kudüs’te Fransız Frerler Mektebi’nde başlayan Ahmet Kutsi Tecer, babasının tayiniyle Kırklareli'nde ilköğrenimini tamamlamış, İstanbul'da Kadıköy Sultânîsi ile Halkalı Ziraat Mektebi’ni bitirmiştir. 1929'da İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nden mezun olmuştur. Tiyatro eserlerinden " Köşebaşı ", İngilizce'ye çevrilmiştir. Ahmet Kutsi Tecer'in günümüzde baskısı bulunan 3 eseri, Bilge Kültür Sanat ve Mitos Boyut Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.
Hamdullah Suphi Tanrıöver (1885, İstanbul - 10 Haziran 1966, İstanbul), hitabet sahasındaki başarısıyla "Millî Hatip" olarak anılan, şair, yazar, hatip ve siyaset adamıdır. Biyografisi incelendiğinde, Milli Mücadele Dönemi’nde mitinglerdeki hitabet yeteneğiyle milli duyguları harekete geçiren bir isim olduğu görülmektedir. Hamdullah Suphi, Galatasaray Sultanisi'nden mezun olmuş, öğretmenlik, büyükelçilik ve Türk Ocakları’nda başkanlık yapmıştır. TBMM'de milletvekilliği ve Milli Eğitim Bakanlığı yapmıştır. Yazar, Nâmık Kemal Bey Magosa’da ve Dağ Yolu gibi eserlerle tanınmış olup, eserleri farklı dergilerde ve gazetelerde yayımlanmıştır. "Tanrıöver" soyadını Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisine verdiği bilinmektedir. Ayrıca Hamdullah Suphi, Mehmet Akif Ersoy'un İstiklâl Marşı’nı yazması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millî marş olarak kabul edilmesi için özel bir çaba sarf etmiş, İstiklâl Marşı’nı TBMM'de okuyan ilk kişi olmuştur.
Son yıllarda kişisel gelişim kitapları, okuma alışkanlıklarında büyük bir yer edinmiştir. Özel yaşam ve iş hayatında daha mutlu, başarılı ve verimli olmak isteyen kişiler, bu kitaplardan ilham alarak hedeflerine ulaşma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Hem özel yaşamınıza hem de profesyonel hayatınıza dokunacak kişisel gelişim kitapları, okuyuculara yeni bir perspektif sunarken, güçlü bir motivasyon kaynağı da olmaktadır. Bu yazımızda, hayatınıza yön verecek 20 kişisel gelişim kitabını sizler için derledik. En çok satan kişisel gelişim kitapları arasında yer alan bu eserler, mutlaka okunması gereken değerli kaynaklardır. Şimdi, sizi bu kitapları keşfetmeye ve hayatınızı yeniden şekillendirmeye davet ediyoruz!
Nihan Kaya, 1 Ağustos 1979’da İzmit’te dünyaya gelen ve roman, öykü, çocuk kitabı, inceleme, kuram ve araştırma türlerinde toplam otuzdan fazla eseri yayımlanmış olan Türk edebiyatının öne çıkan yazarlarındandır. Edebiyat ve psikolojiyi harmanlayan çalışmalarıyla dikkat çeken Kaya, 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun olmuştur. Akademik eğitimine İngiltere’de devam eden Kaya, Essex Üniversitesi Psikanalitik Çalışmalar Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlamış ve King’s College London’da doktora yapmıştır. Psikoloji, edebiyat ve yaratıcılık alanlarında Avrupa ve Amerika’da çeşitli konferanslarda bildiriler sunmuş; biyografisinde yer alan akademik ve edebi çalışmalarıyla adından söz ettirmiştir.
Her günümüzü biraz daha iyilikle doldurabileceğimizi hayal edin. Daha kapsayıcı, duyarlı ve dayanışma dolu bir toplum yaratmak için attığımız küçük adımların ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini düşünün. Timaş Yayınları’nın başlattığı İyilik Kulübü, toplumsal farkındalık oluşturmayı ve iyilik yapmayı bir yaşam biçimi haline getirmeyi hedefleyen önemli bir platformdur.