sadsad x
asdasd
Güze Merhaba Kitapları 27 Ağustos 2020

Güze Merhaba Kitapları

       Klasik ve modern Türk Edebiyatının akıllarda yer eden öykü ve romanlarıyla Güze “merhaba” demek naif ve bir o kadar anlamlı bir karşılama olmaz mı? Bir kitap kurdu için elbette içinden sonbaharın ismi ve/veya ruhu geçem öykü, şiir ve roman türündeki bu derlememizde güz mevsimini kah başrolde kah kitabın okuruna verdiği genel havasında bulacağınız, sonbaharın kendine özgü melankolik ve bir o kadar sarıp sarmalayan hissinde satırların tadına daha da varacağınız önerilerimiz başucu okuma listeniz olmaya aday.

       Birbirinden değerli yazarların kaleminden çıkan ve kitapseverlerin kütüphanesinde olmasını isteyeceği bu kitaplar, gerek hikaye örgüleri gerekse kahramanlarıyla birlikte çıkacağınız yolculukta size sunduğu zaman ve mekan kurgusuyla bu sonbahar mevsimini size daha güzel ve daha derinden hissettirecek. Tema okumalarını seven kitap kurtlarının da mutlaka listesinde olması gereken bu kitaplar, modern ya da klasik, öykü ya da roman ve hatta şiir farketmeksizin sizi ilham veren mevsimlerin en etkileyicisini karşılamaya davet edecek.

Eylül – Mehmet Rauf

       EylülMehmet Rauf

       Güz denince ilk akla gelen eser kuşkusuz ki bu olacaktır: Türk edebiyatının ilk psikolojik romanı Eylül… Eylül, henüz lise sıralarındayken ismini duymaya başladığımız kısa bir roman olarak yeniden ve yenilenmiş dil ile basılmaya ve satılmaya devam ediyor. Roman, evli bir kadın olan Suat’la Necip’in imkânsız aşkını konu ediniyor. Servet-i Fünun dönemi yazarlarından Mehmet Rauf, mekânları ve mevsimleri de bu romanda birer karaktere dönüştürmeyi başarıyor ve aşk, sadakat, insan - doğa, kadın - erkek ilişkileriyle ilgili düşünmeye itiyor. ne dair sorular sormaya davet ediyor.

Güz Sancısı – Yılmaz Karakoyunlu

       Güz SancısıYılmaz Karakoyunlu

       6-7 Eylül olaylarını son derece akıcı ve çarpıcı bir dille anlatan Güz Sancısı romanı Yılmaz Karakoyunlu gibi bir usta yazarın kaleminden kusursuz bir kurguyla buluşuyor. Yönetmen Tomris Giritlioğlu tarafından 2009 yılında sineme perdesine aktarılan kitabın kahramanlarını Beren Saat ve Murat Yıldırım canlandırmıştı. Azınlıkların ve onlara ait dükkan ile evlerinin 6-7 Eylül 1955’te İstanbul Beyoğlu’nda adeta terörize olmuş binlerce kişi tarafından saldırıya uğramasını roman karakteriyle anlatan eser, gerçek bir tarihi olayın kurguyla buluşmasından oluşuyor. Akıllarda iz, kalplerde yara bırakıyor. Çünkü o tarihten sonra Beyoğlu’nun, nam-ı diğer Pera’nın demografik ve kültürel yapısı değişmeye başlıyor.

Güz Bitiği – Cemal Süreya

       Güz BitiğiCemal Süreya

       Mevsimlerden sonbahar olur da şiir olmaz mı? Türk edebiyatının “Garip Kuşağı” temsilcilerinden biri ve mısralarıyla kalplerde yerini alan Cemal Süreya’nın Güz Bitiği şiir kitabını da listemize iliştirelim: “Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde kazanması zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki.”

Güz Gelmeden – Selçuk Baran

       Güz GelmedenSelçuk Baran

       Türk edebiyatının zenginliği onu klasik ya da modern olarak ayırabilmekte değil, dil kullanımındaki zenginliğin eserleri zamansızlaştırabilmesinde aslında. Güz Gelmeden, dil özellikleriyle has edebiyatın tadına vardıran bir kitap. İşte tadımlık örneği: “Yeryüzünde büyük insanlar var: Peygamberler, başkomutanlar, vatan kurtaranlar, insanlığa hizmet eden bilim adamları... Küçük insanlar da var: Fener bekçisi Affan gibi. Ama hepsi yataklarını kazarlarken, amaçlarına ulaşırken aynı emeği harcarlar. Tıpkı büyük ırmaklarla, küçük çaylar gibi. Hepsi de sonunda denize ulaşırlar.“

Kurşuni – Kemal Selçuk

       KurşuniKemal Selçuk

       Kısa roman sevenler için etkileyici bir başyapıt ile devam ediyoruz. İnsan doğasına dair iç çekişleri ve çelişkileri öykü ve romanlarına kahramanları ve kurgusu üzerinde aktarmayı seven yazarlardan biri Kemal Selçuk. Düşle gerçeğin, kurmacayla hayatın iç içe geçtiği, daha çok da çarpıştığı bir romanı Kurşuni de eserlerinden en çok sevilip okunanı. Yazma heveslisi yeniyetme bir bıçkıcı çırağının, artık öbür dünyaya göçmüş olan ihtiyar ustasının vicdanı olmaya soyunduğu bu romanda cinler, periler, kutsal kitap hikâyeleri ve filozof Berkeley de eksik değil.

Sonbahar- Özcan Alper

       Sonbahar - Özcan Alper

       Güz mevsimini roman ve öyküler kadar derinden ve başrolde kullanabilen diğer bir alanda beyaz perde tabii ki. Yönetmen Özcan Alper’in ödüllü sinema filmi Sonbahar’ı bu kitap sayesinde bir de yazılı olarak keşfetmek güzel olacaktır. Onur Saylak’ın başrolünü oynadığı sinema filminin senaryosu, tüm mekan ve zaman ayrıntılarıyla okurlarla buluşuyor. Yusuf’un hikayesi yazılı metinler halinde de Türkiye gerçeği üzerinde izleyicileri ve okurları düşünmeye itiyor.

Sonuncu Sonbahar – Pınar Kür

       Sonuncu SonbaharPınar Kür

       Yine güçlü bir kalem ve roman türüne yıllarını vermiş bir yazar olan Pınar Kür’ün etkileyici
romanlarından biri… Sonuncu Sonbahar, Pınar Kür’ün Bir Cinayet Romanı adlı kitabının devamı
niteliğinde. Postmodern anlatım üzerinden üslup arayışına yönelen Kür, bu romanında da arayışını sürdürüyor, elbette okurlarla birlikte. Zira bu arayış sayesinde edebiyatımızda benzerine pek rastlanmayan “polisiye” türünün bu parlak örneğini okurların büyük bir beğeniyle okuyacak.

Dört Mevsim Sonbahar – Ahmet Altan

       Dört Mevsim SonbaharAhmet Altan

       Türk edebiyatının bir diğer zenginliği olan usta yazar Ahmet Altan’ın romanı Dört Mevsim Sonbahar var sırada. Bu romanda herkesin gözleri lacivert. Dışarıda ise cıvıltılı mevsimler var ama kimilerine hep sonbahar. Merak uyandıran, ilk cümlesiyle okuru kendine bağlamayı başaran, doğanın yer yer başrolde olduğu ya da olay örgüsünde kendini hep hissettirdiği bir eser. Has edebiyatın roman kurgusuyla birleştiği bir eser okunmak için sizleri bekliyor.

Yağmur Beklerken – Tarık Buğra

       Yağmur BeklerkenTarık Buğra

       Cumhuriyet tarihini hemen hemen her eserinde başarı ile kitaplarına işlemeyi başarmış bir yazardır Tarık Buğra. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş döneminin ilk safhasını noktalayan Serbest Fıkra denemesi bu romanın çıkış noktasını oluşturuyor. Yağmur Beklerken’de Tarık Buğra Serbest Fıkra denemesi/girişimi ekseninde bütün bu gelişmelerin Anadolu taşrasındaki sonuç ve yansımalarını ele alıyor. 1946-50’de DP’yi zafere taşıyacak hareketin ipuçlarının verildiği romanda, Cumhuriyet yıllarının ilk dönemini kapsayan siyasal olaylar incelikli kurguyla okurlara anlatılıyor.

Yağmur Kesiği – Uğur Yücel

       Yağmur KesiğiUğur Yücel

       Usta sinema oyuncusu, yapımcısı ve yönetmeni Uğur Yücel. Onun her projesi, izleyenler tarafından sevgi ve merakla takip edildi, ediliyor. Onun kurguya aşina zihninden çıkan öykülerin yer aldığı Yağmur Kesiği, uzun zamandır raflarda olsa da bu mevsim okunması gereken kitaplar listesinde yerini almalı. Sinemacı gözüyle anlatılan hikaye ve yaşam öyküleri, gerçeklerden beslenen, gerçeklere yakın hayatları öyküleştirerek okurların kalbinde yerini alıyor.

Yağmur Akşamları – Selim İleri

       Yağmur AkşamlarıSelim İleri

       Listemizde kimler yok ki? Hangi değerli kalem eksik? Türk edebiyatının öykücülük yaşamında yapı taşlarından biri olan Selim İleri, Yağmur Akşamları öykü kitabıyla okurlarına kendi yazı evreninin kapılarını aralıyor. Tüm yaşamların içinde biriken toz toprağın ve bunların oluşturduğu ağırlığın arasından sıyrılıp bize bizi ya da tanıklıklarımızı, hatta bilip de varlığına şahitlik etmediklerimizi anlatan öyküler bunlar. Günün, gündelik değerlerin ötesine geçip yaşamın özüne varabilmenin edebi yolunu kurgulayan Selim İleri, gerçek edebiyat tutkunları için adeta bu öyküleri edebiyat sandığından çıkarmış diyebiliriz.

Seyrek Yağmur – Barış Bıçakçı

       Seyrek YağmurBarış Bıçakçı

       Türk edebiyatının modern yazarlarından biri ile devam ediyoruz. Onun fanatikleri var desek yeridir. Kitapları rafa çıkar çıkmaz okurlar. Tereddütsüz satın alırlar. Cümlelerini tanırlar. Üslubunu bilirler. Okurları kitap fuarlarında yolunu gözler ama o Ankara’daki yaşamını bırakmaz. Yer yer İstanbul’da da bulunduğu söylenir ama yanınızdan geçip gitse tanımazsınız, yüzünü pek bir yerlerde göstermeyi sevmez. Öyle gizemli olmak gibi bir derdi de yoktur. Ona bu popüler tutum yabancıdır. Tabii tüm bu bilgileri okurlarının onu öykü ve romanlarından tanıdığı kadarıyla çıkarmak mümkün. Kimden mi söz ediyoruz. Barış Bıçakçı… Bizim Büyük Çaresizliğimiz romanıyla bilinen ve bu romanı beyaz perdeye de aktarılan yazarın son romanı çıkalı çok oldu ama Seyrek Yağmur, okunmaya değer bir kısa roman olarak bu mevsim listenizde bulunsun. Siz de Barış Bıçakçı ile tanışma, onun edebi diline ve kurgusunu deneyimleme şansı bulabilirsiniz.

●	Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez – Kemal Sayar

       Biraz Yağmur Kimseyi İncitmezKemal Sayar

       Bir diğer modern yazarımızla listemizi sürdürüyoruz. Biraz Yağmur Kimseyi İnciltmez, sadece adıyla değil içeriğiyle de güz mevsiminde okunabilecek zarafete sahip bir eser. Karşılaşmalar olgusunu temel alan kitapta, ben, öteki, birey gibi kavramlarda ustalıklı bir dil, anlatım yolu ile okurlara geçiyor. Yazar, Biraz Yağmur Kimseyi İncitmez’le insanın kendisiyle, ötekiyle, dünyayla kurduğu ilişkilere, varoluşla gerçekleştirdiği buluşmaya dikkat çekiyor. Üstelik bunu edebiyatın büyülü anlatım gücüyle buluşturuyor.

Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu – Haldun Taner

       Şişhane’ye Yağmur YağıyorduHaldun Taner

       Birçok yazarın kaleminden ilham ve güç aldığı bir ustadır Haldun Taner. Öyle bir yazar düşünün ki edebiyatın her türünde eserler verebilme yeteneğine sahip olsun. Hem de her biri alanında değer yaratacak şekilde… Şişhane’ye Yağmur Yağıyordu’da Taner, Behçet Necatigil’in deyişiyle, “Olayları rintçe bir bakışla gülünç taraflarından alan, kıvrak, sürprizli, esprili bir üsluba aktarıyor.“ Bu tanımlama da Haldun Taner’in unutulmaz öykülerinin neden bu kadar değerli ve özellikli olduğunu ortaya koyuyor. Bu sonbahar iyi bir hikaye okumak isteyenlere önerimiz olarak bu eseri listemize alıyoruz.

Yıldırım Sesli Manasçı / Asker Çocuğu / Beyaz Yağmur – Cengiz Aytmatov

       Yıldırım Sesli Manasçı / Asker Çocuğu / Beyaz YağmurCengiz Aytmatov

       Cengiz Aytmatov’un birbirinden güzel üç hikâyesinin yer aldığı bir kitap ile sizi buluşturalım: Yıldırım Sesli Manasçı / Asker Çocuğu / Beyaz Yağmur. Kırgız asıllı yazar Aytmatov’un Cemile, Beyaz Gemi, Al Yazmalım gibi eserleri ve daha fazlası zaten dünya çapında bilinen, Türkiye’deki okur tarafından çok sevilen kitaplar. Romancılığı ve çeviri eserleri kadar, hikayeciliğiyle de usta olan Aytmatov’u bu mevsim mutlaka okuma listenize alın. Sizi zaman ve mekan algınızdan koparıp adeta içinden geçip gideceğiniz hikayelerle alıp götürmesine izin verin.

Şu Yağmur Bir Yağsa – Kamil Erdem

       Şu Yağmur Bir YağsaKamil Erdem

       Son dönemde kitaplarıyla ve aldığı ödüllerle dikkatleri çeken Kâmil Erdem zamansız öyküler anlatırken kendine has bir okur kitlesi de yaratıyor. Şu Yağmur Bir Yağsa umutsuzluğun, iç hesaplaşmanın, bocalamanın içinde yeşeren ümit anlatılıyor. Okurunu çarpan ve aynı zamanda elinden tutun kitapların yazarı, naif ve has edebiyatın sınırlarını da zorluyor

Havada Bulut – Sait Faik Abasıyanık

       Havada BulutSait Faik Abasıyanık

       Türk öykücülüğü denince akla gelen ilk isimle listemizin sonuna varıyoruz. Sait Faik’siz bir mevsim zaten düşünülemez de bu defa hangi öykü kitabı okunsun diye düşününce güz mevsiminden aldığımız ilhamla onun bilinen kitabı Havada Bulut’u buraya öneri olarak bırakıyoruz. Abasıyanık’ın insanın içine işleyen, sıradan gibi görünse de derinliklerinde incelik taşıyan insan hikayeleri olmadan güzü bitirmeyin deriz.

Yaprak Dökümü – Reşat Nuri Güntekin

       Yaprak DökümüReşat Nuri Güntekin

       Listemizin son romanı da Reşat Nuri Güntekin’in kendisi ince ama içeriği devasa romanı Yaprak
Dökümü… 2006-2010 yılları arasında Türk dizi tarihinin en çok izlenen dizileri arasında yer alan kitapla aynı adlı 5 sezonluk dizinin de uyarladığı bu eser, bir aile hikayesi ve onun trajik olaylarla adeta sınanmasını anlatıyor. Romanı okuduğunuzda seçimlerin/kararların bir aileyi nasıl parçaladığını ve gerçek bir aileyseniz kararlarınızın sonucunu asla yanlış başına yaşamadığınızı gözler önüne seriyor.
Zamansız bu roman, Türk edebiyatının inci gibi zarif ve değerli eserlerinden biri olarak
kitaplıklarımızda yer almaya devam ediyor.

Yağmur Kaçağı – Attila İlhan

       Yağmur KaçağıAttila İlhan

       Madem ki listemizin sonuna geldik. Kapanışı değerli bir şairin mısralarının yer aldığı bir şiir kitabıyla yapalım. Ne de olsa sonbahara en güzel şiirler yakışır. Türk edebiyatının unutulmaz şairi Attila İlhan’ın güzel şiirlerinin yer aldığı Yağmur Kaçağı’nın şu mısralarına güz günlerinden kulak verelim:

       “Elimden tut yoksa düşeceğim
       yoksa bir bir yıldızlar düşecek
       eğer şairsem beni tanırsan
       yağmurdan korktuğumu bilirsen
       gözlerim aklına gelirse
       elimden tut yoksa düşeceğim
       yağmur beni götürecek yoksa beni”

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.