Mısır Seferi 1516-1517 yılları arasında gerçekleştirilen, Osmanlı İmparatorluğu’nun Orta Doğu’daki en kritik askerî hamlelerinden biridir. Yavuz Sultan Selim, bu sefere Doğu siyasetinde üstünlük sağlamak, İslam dünyasında liderliği pekiştirmek ve ticaret yolları üzerindeki kontrolü güçlendirmek amacıyla çıkmıştır. Seferin temel nedenleri arasında Memlûklerle yaşanan siyasi rekabet, Safevîlerle mücadele sonrası bölgesel güvenliği sağlama isteği ve Kızıldeniz ticaretinin önem kazanması yer alır. Sonuçta Osmanlı ordusu Mercidabık ve Ridaniye savaşlarında zafer kazanarak hem Memlûk Devleti’ne son vermiş hem de Abbasilerden hilafeti devralarak İslam dünyasının lideri konumuna yükselmiştir.
Yunan İsyanı 1821’de Mora’da başlayıp kısa sürede Orta Yunanistan ve Ege adalarına yayılan siyasal ve toplumsal bir kırılmadır. 1829’a kadar kademeli olarak artan bir şiddetle devam eden süreç, 1830 Londra Protokolü’yle günümüz Yunan devletinin ortaya çıkışına kapı aralayıp 1832 İstanbul Antlaşması sonucu Yunanistan’ın bağımsızlık kazanmasıyla nihayet bulmuştur. İsyanın arka planında aydınlanma sonrasında güçlenen milliyetçi düşünce, Avrupa ile iç içe geçmiş Rum/Yunan tüccar-aydın ağları ve Odessa merkezli Filiki Eterya örgütlenmesi vardır. Bu isyanın Osmanlı tarafındaki durumunu uzun savaşların idari ve ekonomik baskısı, taşrada güçlenen yerel odaklar ve merkezde ıslahat arayışı zemini belirler. Böyle bir tablo içinde II. Mahmud yönetimi güvenlik ve idareyi sıkılaştırma yönünde adımlar atar; Kavalalı Mehmed Ali Paşa kuvvetleriyle askerî destek arayışı ve imparatorluk çapında alınan tedbirler aynı çerçevede ilerler.
Atatürk’ün hayatına yakından bakıldığında, onun kişisel gelişiminin temelini oluşturan en güçlü unsurun kitaplarla kurduğu derin ilişki olduğu görülmektedir. Okuma, onun için yalnızca bir bilgi edinme yolu değil, aynı zamanda kendini inşa etme biçimidir. Daha çocukluk yıllarında aile çevresinin yönlendirmeleriyle başlayan bu ilgi, okulla birlikte genişlemiş, özellikle gençlik döneminde karşılaştığı fikir ortamı onun zihninde yeni kapılar aralamıştır. Selanik ve Manastır gibi çok kültürlü, hareketli şehirlerde aldığı eğitim hem Doğu hem Batı dünyasının düşünce birikimini kavramasına zemin hazırlamış, yabancı dil öğrenme gayreti sayesinde yalnızca yerli kaynaklarla sınırlı kalmadan dünyadaki büyük düşünürleri de asıllarından okuma imkânı bulmuştur. Bu dönemde edebiyata, tarihe ve toplumsal meseleleri konu alan eserlere gösterdiği ilgi, onun zihinsel yönelişlerinin ilk işaretlerini oluşturmuştur.
Tanzimat Dönemi Edebiyatı, 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı’yla Osmanlı’da başlayan modernleşme sürecinin edebiyata yansımasıdır. Bu dönemde edebiyat, sadece estetik bir alan olmaktan çıkarak toplumu eğitme, yenileşme düşüncesini yayma aracı haline geldi. Sanatçılar Batı edebiyatı örneklerinden etkilenirken dilde sadeleşme, bireyin ön plana çıkması ve toplumsal sorunların ele alınması gibi yenilikleri benimsediler. Tanzimat edebiyatı, Türk edebiyatının gelenekten modernliğe geçişinde köprü işlevi görerek hem Cumhuriyet dönemi sanat anlayışının temellerini attı hem de yazınsal türlerin dönüşümünde belirleyici bir rol üstlendi.
Her günümüzü biraz daha iyilikle doldurabileceğimizi hayal edin. Daha kapsayıcı, duyarlı ve dayanışma dolu bir toplum yaratmak için attığımız küçük adımların ne kadar büyük etkiler yaratabileceğini düşünün. Timaş Yayınları’nın başlattığı İyilik Kulübü, toplumsal farkındalık oluşturmayı ve iyilik yapmayı bir yaşam biçimi haline getirmeyi hedefleyen önemli bir platformdur.
Sınav maratonuna az kaldı. Sınav kazandıran TYT Türkçe kitap önerilerine ihtiyacı olan gençlere özel hazırladığımız listemizle Türkçeden soru kaçırmayacaksınız. Sınava hazırlık sürecinde bilgiyi ölçen ve pekiştiren yüzlerce soru tarzıyla size rehberlik edecek TYT Türkçe soru bankası önerilerimizle öğrenmenin eğlenceli yolunu keşfedebilirsiniz.
Türk ulusunun önderi Mustafa Kemal Atatürk, iyi bir asker ve siyasetçi olmasının yanı sıra etkileyici bir hatip, iflah olmaz bir kitapsever, aydın bir entelektüel olarak da tıpkı eğitim, sanat, kültür, yaşam ve spor alanlarında olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin örnek yurttaşı oldu. Her 10 Kasım tarihinde olduğu gibi bu 10 Kasım’da da, yani ölümünün 82. yılında da onu büyük bir özlem ve tarif edilemez minnet duygularıyla anıyoruz.
Dünya gezegeninde geçen 2020 yılı, kendinden önceki milyon yıllara bakılacak olursa, bize göre, en uzun geçen yıl olabilir. Zira, kendisi geçmiyor zorluklarıyla insanlığa bir sınav gibi gelen 2020 yılında en iyi hissettiğimiz kavram “zaman” olgusu olsa gerek. Ertelenen, dönüşen, değişen pek çok iş, konu, eylem 2020 yılında zaman algımıza da etki etti.
2020 yılı denince akla pek çok başlık gelecek elbet ama ilk sıralarda yer alacak başlık eğitim-öğretim dönemi olur herhalde. Bu zorlu süreci geride bırakan öğrenciler bir de pandemi gölgesinde sınav stresinden de nasiplerini aldılar. Önce Liselere Geçiş Sınavu (LGS), ardından Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)… Hemen sonrasında açıklanan sonuçlar, tercihler, yerleşimler…
Çocuk kitaplarının sağladığı faydalar düşündüğünüzden daha fazladır. Çocukların dil becerilerinin gelişimi okudukları kitaplar sayesinde hızlanır. Okudukları çocuk kitapları ile dil yapısını anlarlar ve okuma - yazma becerilerini erkenden kazanmış olurlar. Okuma sevgisi aşılanan bir çocuğun hayal gücü ve yaratıcılığı da artar. Yaz tatili boyunca okunacak çocuk ve genç kitapları ile onlara farklı dünyaları, karakterleri ve olayları tanıtmış olursunuz. İngilizce çocuk kitapları gibi farklı dillerdeki eserler, onların dil dağarcığını geliştirerek dünyaya farklı pencerelerden bakmalarını sağlar. Çocuk kitapları çocukların empati kurma yeteneklerini geliştirmelerine yardımcı olur. Dolayısıyla duygusal gelişimlerine katkısı fazladır. Özellikle ergenlik çağındaki çocuklar için genç kurgu kitapları duygusal zekâ potansiyellerini geliştirmeleri açısından idealdir.