Türk edebiyatının belki de en romantik karakteridir diyor YKY, kahramanımız Yusuf için. Doğrudur belki de.
Bir ölümle başlayan eser bir ölümle son buluyor. Yusuf’un bu süre zarfındaki yaşadığı acı, aşk ve yalnızlık üçgeni eserin sonuna dek sürüyor.
Kıyaslama yapmak belki yersiz; ama Sabahattin Ali’nin en azından bende bir başka yeri olan eseridir.
Okuyunuz okutturunuz efendim.
Türk edebiyatının belki de en romantik karakteridir diyor YKY, kahramanımız Yusuf için. Doğrudur belki de.
Bir ölümle başlayan eser bir ölümle son buluyor. Yusuf’un bu süre zarfındaki yaşadığı acı, aşk ve yalnızlık üçgeni eserin sonuna dek sürüyor.
Kıyaslama yapmak belki yersiz; ama Sabahattin Ali’nin en azından bende bir başka yeri olan eseridir.
Okuyunuz okutturunuz efendim.
Sabahattin Ali’yi sadece romanları veya hikayeleriyle tanıyan biz genç nesile ders niteliğindeki derleme eseridir.
Onun aynı zamanda iyi de bir gazeteci ve muhalif olduğunu gösteren nüshalardır bunlar. Aziz Nesin, Asım Bezirci, Rıfat Ilgaz gibi isimlerle neler yaptığını, nelerin mücadelesini verdiğinin de göstergesidir.
Gazete ve dergilerde yer alan yazılarını bulacaksınız. Okuyalım tabiki.
Edebiyat eleştirmenleri (Berna Moran, Bilge Karasu, Mehmet Kaplan, Enis Batur) Ahmet Hamdi’yi ‘roman’ anlamında büyük yazarlar kategorisine koymuyor çoğu zaman. Tam anlamıyla sonlandırdığı iki romanı var: Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Huzur.
Durum böyle olsa da O’nun bu eserinin haklı gururuna ulaşabilen bir roman olmadığı gibi olmayacak da bence.
Hayri İrdal’in etrafında gelişip büyüyen olaylar aslında hem komik hem de trajikomiktir ve bu durumu Ahmet Hamdi gibi bir usta ancak bu kadar net ortaya koyabilirdi galiba.
Defalarca okunası Tanpınar başyapıtıdır.
Saramago’nun haklı olarak en fazla tanınan ve okunan eseri.
Trafik ışıklarında görme yetisini kaybeden kişiyle başlayıp şehirde art arda artan yeti kaybını anlatıyor Saramago.
Anlatmak istediği tabiki sadece bir yetinin kaybı değildir. O yetinin kaybıyla birlikte yönetimin zalimleşmesi, yetisini kaybedenlerin veya onları izleyenlerin bencilleşmesi, değerlerden uzaklaşmasını bizlere acı acı anlatır yazar.
Aralarında tek göreni olan bir gruba odaklanırız eserde daha çok. Onların mücadelesi ve savaşımı üzerinden sürer gider eserimiz.
Okunmalı. Defalarca.
Saramago’nun hikaye derlemesi.
Yine o farklı üslubu ve konularıyla sizleri büyüleyecek. Hele de şu kitaba ismini veren Ölümlü Nesneler hikayesi.
Adı üstünde, kullanım süresi dolmadan ölen nesneler düşünün, aynı insanlarda olduğu gibi.
Kaçırmamalısın.
Savaş çanları çalmaya başlamıştır ve ressam Ferdinand’ı zor günler beklemektedir. Öldürmek ona göre değildir. Ama Ferdinand orduya katılım için çağrılmış ve bundan dolayı İsviçre’ye gitmiş-kaçmıştır.
Oraya gelen tebliğ sonrası eşiyle birlikte bşr karar vereceklerdir. Ya gidecek ya da kalacak.
Sence?
Hayyam. Matematikçi, Filozof, Astronom ve bence en son şair.
Bir Alim. Ciddi manada büyük bir bilgin. Karşınızda edebiyat alanındaki en ünlü yapıtı. Rubailerinin yer aldığı derleme. Sabahattin Eyüboğlu çevirisi ve araştırması bir başka güzellik zaten.
Okuyunuz efendim.
İlber Hocamızın son eseri. Mustafa Kemal Atatürk.
Açıkça söyleyeyim ben çok büyük beklentilerle almıştım. Günümüzde Gazi hakkında o kadar çok kitap yazıldı çizildi ki O’nu birde Ortaylı gibi bir tarihçiden dinlemek zevk verecekti.
İlber Hoca Mustafa Kemal’i sanki bir ülke kurucusu olarak değil de Osmanlı Paşası gibi anlatma yolunu seçmiş gibi geldi bana.
Böyle zor zamanlardı, böyle de biradam geldi ve bunları yaptı demiş sanki.
Ama tabiki okunmalı.
Soner Yalçın’ı sadece kendilerini muhalif olarak adlandıran bir kitlenin okuyor olması beni rahatsız eden noktalardan.
Soner Yalçın bu ülkede on yıllardır gazetecilik yapan, bedeller ödeyen de birisi.
Bu eserinde de sayın Erdoğan’ı kaleme almış. Onun ailesinden başlayarak eğitim hayatı, siyasi eğilimleri, Büyükşehir başkanlığı, ticari faaliyetleri ve yeni bir parti kurma sürecine kadar birçok konuya parmak basmış.
Okuyunuz isterim.