Zweig’ın Sabırsız Yürek’le birlikte ikinci romanı.
Onun novellarına alışkınız genel olarak. Ülkemizde daha kısa metinlere yöneliyoruz maalesef.
Değişim Rüzgarı, Zweig’ın farklı aralıklarla yazdığı bir eser. Bunu eseri okurken karşılaştığınız duygu ve durum değişimlerinden anlıyorsunuz.
Christine adında Devlet Memuru olup tekdüze bir yaşam süren kızın hayatının varlık ve yokluk, iniş ve çıkışlar arasındaki çizgisini göreceksiniz.
Tabiki yine o üstün Zweig tahlillerini bulacaksınız.
Unutmadan, eser tam anlamıyla bitmiş hissi vermiyor. Bunu kabul ediyor birçok okuyan; ama bu sizleri asla rahatsız etmiyor. Son sayfaya geldiğinizde ‘aaa bitti mi demiyorsunuz’
Özellikle Memet Fuat’ın geniş kapsamlı Nazım incelemeleri mevcut. Yine Kemal Sükrer, Asım Bezirci, Nedim Gürsel incelemeleri de takdire şayan.
Hıfzı Topuz da hem Nazım’la hem de Can yoldaşı Vala Nureddin ile dostluklar yapmış bir çınar. Nazım Hikmet’in yaşamına ve şiirlerinin hikayesine dair birçok hikaye, bilgi bulacaksınız.
Kaçırmayın, Nazım’ı anlamaksa amacınız.
Soner Yalçın’ın son kitabı.
Ne kadar emek verdiğini bilmiyorum; fakat kendi alanı dışında bir kitap yayınladığı için takdiri daha fazla hak ediyor sanki.
Dünya’da yorumlamaya başladığı Guda Sektörünü ülkemize indirgeyip birçok başlıkta ifade etmeye çalışmış Yalçın.
Beyaz ve kırmızı et, Tohum, Çiftçilik, İlaç Sektörü gibi birçok konuya değiniyor. Küresel şirketleri de anlatmaktan geri kalmıyor.
Fazlasıyla doyurucu.
Eduardo Galeano, ezilenlerin, yılmışların, yıkılmışların hikayesini anlatıyor her eserinde.
Dünya’nın vicdanı tabiri 2015 yılında vefatıyla son buldu gibi görünse de eserleriyle devam ediyor.
Bu eserinde de genel anlamda kısa ve öz ifadelerle farklı coğrafyaların, farklı insanların hikayelerini göreceksiniz.
Her eseri gibi bu da okunmalı.
Oruç Aruoba’yı dikkatli bir okursanız özellikle Nietzsche çevirilerinden hatırlayacaksınız.
Böyle bir adamı çevirip, felsefeyle ilgilenip de içi dolu şeyler yazmamak ne mümkün.
İLE, Aruoba’nın ilişki ve ilişkilere dair manzum formla yazdığı eseri. Ne bir yol gösterici ne de reçete sunma edasıyla yapmıyor bunu asla.
Okuyunuz ve onun derinliğinde kaybolunuz.
Sinan Meydan’ın Akl-ı Kemal serisinin ilk cildi.
Bu cildinde Atatürk’ün;
-Çağdaş Türkiye Projesi
-Ulus Devlet Projesi
-Ordu ve Siyaseti Ayırma Projesi
-Anadolu’ya Gizli Geçiş Projesi
-Örnek Çiftlikler Projesini
inceleyecek sayın Meydan.
Akıcı, duru bir anlatım.
Sinan Meydan’ın Akl-ı Kemal serisinin ikinci cildi.
Bu cildinde;
-Cumhuriyet Köyleri, Halkevleri, Demokrasi ve Güneydoğu Anadolu Projelerini bulacaksınız.
Okuyunuz isterim.
Sinan Meydan’ın Akl-ı Kemal serisinin üçüncü cildi.
Bu cildinde;
Kemalist Ekonomi Modeli, Sosyal Fabrika Projesi ve Demiryolu Projelerini bulacaksınız.
Sinan Meydan’ın Akl-ı Kemal serisinin dördüncü cildi.
Bu cildinde;
Uçak Sanayi Projesi, Dinde Öze Dönüş ve Dil, Tarih Tezleri Projelerini bulacaksınız.
Zweig genel anlamıyla kısa novellalarıyla tanınmakta ülkemizde.
Onu yerme cüretini kendinde görenler, Zweig’ın salt novella yazarı olduğunu düşünenler kanımca.
Keşke biyografilerini, denemelerini, otobiyografik eserini okumuş olsalardı.
Vicdan Zorbalığa Karşı, bence en etkileyici eserlerinden. Okurken not almayı, kalem kullanmayı seviyorsanız çok şey bulacaksınız burada.
Zweig Vicdan ve Zorbalığı, Castellio ve Calvin’i anlatırken hem bir dönemi yansıtıyor hem de dikta rejimlerinin karşısında nasıl da dimdik durmamız gerektiğini ifade ediyor bizlere aslında.
Okuyunuz efenim.