sadsad x
asdasd

Sıralama seçin
Toplam 91 ürün görüntüleniyor.
Görünüm:


Toplam 91 ürün görüntüleniyor.

Peyami Safa Kitaplarında Hangi Konular İşlenmektedir?

Bilim, tarih ve felsefe gibi alanlarda kategorilendirilen kitaplar, farklı formlarda olabilmektedir. Peyami Safa kitapları, geniş bir okuyucu kitlesine sahiptir. Peyami Safa’nın eserlerinde işlediği başlıca konular aşağıda listelenmiştir:

  • Doğu-Batı çatışması
  • Ahlak çöküntüsü
  • Varlığın sırları
  • Toplumsal değişmenin ortaya çıkardığı bunalımlar
  • Bireyin iç dünyası

Yukarıda listelenmiş olan maddeler, Peyami Safa’nın kitaplarında en fazla değindiği konulardır. Doğu-Batı çatışması, ahlak, bireyin iç dünyası gibi konuların eserlerde işlenmesi, insan ilişkilerini anlamada oldukça önemlidir. Doğu-Batı çatışmasının işlenmesi aynı zamanda eserin yazıldığı dönemdeki toplumsal sorunlara açıklık getirmesi sebebiyle de bazı konularda yol gösterici olmuştur.

Peyami Safa Kitap Önerileri Nelerdir?

Peyami Safa, 2 Nisan 1899 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelmiştir. Yazarın ismini şair Tevfik Fikret vermiştir. Safa, küçük yaşlarda babasını kaybetmiş, annesi ve abisiyle zor şartlar altında hayatını devam ettirmiştir. Sağ kolunda kemik veremi hastalığı olan Yazar, o yıllardaki psikolojisini otobiyografik romanı Dokuzunca Hariciye Koğuşu’nda işlemiştir. İlk edebi yapıtlarını Vefa İdadisi’nde öğrenim gördüğü sıralarda vermiştir. Kısa bir süre öğretmenlik yapan yazar, Asrın Hikâyeleri adlı eseriyle ilgi görmüştür. Yazar, hayatında pozitivist, materyalist, mistik, milliyetçi, muhafazakar, antikomünist tutumlar sergileyerek farklı değişimler yaşamıştır. Fransızca bilmesi sebebiyle Batı kültürünü yakından takip etme şansı bulan Peyami Safa, ilk dönemlerinde Maupassant ve Rousseau gibi yazarlardan tercümeler yapmıştır. İlerleyen dönemlerinde ürettiği eserlerde mekân olarak genellikle İstanbul’u tercih etmiştir. Cumhuriyet ve Milliyet gibi gazetelerde eleştirel üslupla yazılar yayımlamıştır. Nazım Hikmet ve Necip Fazıl Kısakürek ile olan pozitif ilişkileri zamanla kalem kavgalarına dönüşmüştür. Yazar, kariyerinin başlarında Cumhuriyet Halk Partisi’ne daha sonra ise Demokrat Parti’ye yakınlaşmıştır. Peyami Safa’nın Fatih Harbiye ve Dokuzuncu Hariciye Koğuşu adlı eserleri Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ortaöğretim öğrencilerine tavsiye edilen 100 temel eser listesi içinde yer almaktadır. Eserleri farklı dönemlerde beyaz perdeye ve dizilere uyarlanan Peyami Safa’nın okunması gereken kitapları şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Bir Tereddüdün Romanı: Eserde, aşk hayatında tereddütler yaşayan bir yazarın öyküsü anlatılmıştır. Yazar bu romanında Septisizm gibi felsefi konulara değinmiştir. Eserin başkahramanı Mualla’dır.
  • Biz İnsanlar: Basımı geç tarihte olduğu için yazarın son romanı olarak kabul edilmektedir. Peyami Safa Biz İnsanlar adlı romanında Mütareke döneminde İstanbul’da geçen bir sevgi ilişkisi teması altında Türk toplumunda görülen Doğu-Batı çatışmasını işlemiştir. Eserin önemli kahramanlarından birisi olan Vedia, Batı kültürüyle gelişmiş zengin bir ailenin kızıdır. Çelişkili duygular içinde olan Vedia, Rüştü ile Orhan arasında seçim yapmak zorunda kalmıştır. Öğretmen Orhan ise doğu kültürüyle büyümüştür. Romanda vurgulanan diğer konular ise sömürgecilik, sosyalizm ve milliyetçilik olmuştur.
  • Havaya Uçan At: Eserdeki olay, eski zamanlarda Hint Padişahı zamanında geçmektedir. Padişah, fallara, büyülere ve kartlara ilgilidir. Ülkeye gelen bir Japon ise padişahın bu huyundan faydalanmak iste
  • Canan: Romanda aşk, ihanet ve aile temaları işlenmiştir. 256 sayfadan oluşan eser günümüzde Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanmaktadır.
  • Mahşer: Eserde Çanakkale Savaşı’nda savaşıp İstanbul’a gelen Nihat’ın hayat hikâyesi anlatılmaktadır. Kitapta ana fikir olarak insan ne kadar zor durumda olsa da hayattan bezmemeli ve aşkını kaybetmeyip sabırlı olmalıdır fikri verilmiştir. Eserin önemli karakterleri Nihat, Seniha Hanım, Mahir Bey, Alaaddin Bey ve Faik şeklinde sıralanabilmektedir. Nihat, Muazzez’e aşıktır. Eserde, İstanbul’un değişimi, devletin kötü durumda olması vurgulanmıştır.

Peyami Safa eserleri hem üretildiği dönemde hem de günümüzde okuyucuların beğenisini kazanmaktadır. 

Peyami Safa’nın Şiir Anlayışı Nasıldır?

Yazar Peyami Safa, roman türünde başarılı örnekler vermiş ve kendini ön plana çıkarmıştır. Lisedeki küçük denemeleri ve Nazım Hikmet’e cevap olarak yazdığı manzume dışında şiir türünde bilinen önemli eseri yoktur. Yazar, şiir sanatını doktorluk gibi zor bir uğraş alanı şeklinde yorumlamıştır. Ona göre ülkemizde şiir yoktur ancak buna zıt olarak şair sayısı fazladır. Bu durum da şiirden az anlayanların çok olmasına bağlıdır. Peyami Safa, halk şiirine de sıcak bakmamıştır. Şairlerin halk şairlerine özenmesine karşı çıkmıştır. Genellikle şiirin fizik ve metafizik arasında özgür bir şekilde olması gerektiğini savunmuştur. Şairleri zekâsıyla değil ruhuyla yazan kişiler olarak tasvir etmiştir. Gerçek şiirin sadece vezin, kafiye ya da güzellikten oluşamayacağını söylemiştir. Peyami Safa şiir kitapları yazmamıştır ancak “Gün Doğuyor” adında bir piyesi vardır.

Peyami Safa’nın Önemli Eserleri Nelerdir?

Peyami Safa’nın çok yazmasının nedenlerinden birisi de geçimini kalemiyle sağlıyor olmasıdır. Özellikle Server Bedi imzalı eserlerini bu ekonomik nedenlerdendolayı kaleme almıştır. Yazar, annesinin adından (Server Bedia) uydurduğu lakabı ile 140’a yakın roman yazmıştır. Bu lakapla yazdığı romanlardan en bilinenleri “Cumbadan Rumbaya” ve “Cingöz Recai”dir. Yazarın önemli eserleri şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Dokuzuncu Hariciye Koğuşu: Yazarın otobiyografik romanıdır. Peyami Safa Dokuzuncu Hariciye Koğuşu çok fazla basılmış ve beğenilmiş bir romandır. Romanın başkahramanı ve anlatıcısı olan ‘’Hasta çocuk’’un adından romanda bahsedilmemektedir. Roman kahramanının gözlemlerini esas alan ilk Türk romanı olma özelliğine sahiptir. Romanın kahramanı olan 15 yaşındaki çocuk, dizindeki kemik veremi hastalığı yüzünden iki kere ameliyat olmuş ancak iyileşememiştir. Doktorlar tekrar ameliyat olmasını söylemiştir ancak bacağını kaybetme riski de vardır. Dokuzuncu Hariciye Koğuşu romanında bu hasta çocuğun iç dünyasını okuyor olmak okuyucuları etkilemiştir ve bu eser de Peyami Safa’nın en ünlü eserlerinden biri olmuştur.
  • Fatih Harbiye: Peyami Safa Fatih Harbiye eseri sosyal roman olarak değerlendirilmektedir. Neriman ve Şinasi çocukluk arkadaşıdır. Şinasi Doğu anlayışını temsil eden bir kar Neriman ise Doğu-Batı arasında sıkışan insanları temsil etmektedir. Neriman bir gün Macit isimli zengin ve yakışıklı bir genç ile tanışmıştır. Macit ise Batı anlayışının temsilidir. Macit, Harbiye’de oturur. Harbiye, gelişmişliği ve batıyı temsil ederken; Fatih doğuyu temsil etmektedir. Kitabın ismi olan “Fatih Harbiye”de buradan gelmektedir.
  • Matmazel Noraliya’nın Koltuğu: Peyami Safa- Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yayımlanmıştır. Savaşın siyasal ve toplumsal etkilerinden izler taşımıştır. Türk edebiyatının önde gelen eserlerinden sayılan romanda, karşılaştığı bazı olayları materyalist ve pozitivist bir görüş ile açıklamaya çalışan bir gencin bunu başaramaması ve sonucunda düştüğü şüpheden bahsedilmiştir. Romanın başkahramanlarından birisi olan Ferit, yaşadığı olumsuz durumlar sonrasında psikolojik bunalıma girmiştir. Avrupa’ya giden babasından da bir daha haber alamamıştır. Tıp fakültesini bırakmış ve felsefe alanına yönelmiştir. Ferit bir pansiyonda yaşamaktadır. Pansiyonda kalan herkesin psikolojik sorunu vardır.
  • Sözde Kızlar: Romanda ahlaki çöküntüler ve topluma uygun olmayan bazı değerlerin eleştirisi ele alınmıştır. Konu olarak ise Mütareke döneminde kaybolan babasını bulmak için Anadolu’dan İstanbul’a gelen Mebrure’nin hikâyesi anlatılmaktadır. Romanda yanlış Batılılaşma eleştirilmektedir.
  • Attila: Peyami Safa “Attila“ adlı eserinde, Attila gibi önemli bir Türk cihangirinin devrine ve karakterine Türk gözüyle bakmış ve değerlendirmiştir. Yazar, eserini yazarken Bizans tarihçilerinin verdiği bilgilerden faydalanmıştır.

Yazara ait en çok okunan eserlerden olan bu kitaplarda ortak temalar kullanılmıştır. Peyami Safa, eserlerinde genellikle Doğu-Batı çatışmasını ele almış, yanlış batılılaşmayı sıkça eleştirmiştir.

Peyami Safa Kitap Setleri Nelerdir?

Peyami Safa kitap seti olarak en sevilen seri “Cingöz Recai” olmuştur. Yazar, bu eserini Server Bedi lakabını kullanarak yazmıştır ve Arsen Lüpen’den esinlenmiştir. Hikâyede yer alan önemli karakterler arasında polis müfettişi Mehmet Rıza yer almaktadır. Romana sonradan Sherlock Holmes ve yardımcısı Dr. Watson dahil olmuştur. Cingöz Recai, yakışıklı, kurnaz, cesur, soğukkanlı, zarif, tahsilli, görgülü, cömert ve kibar bir serseridir. Maceralarında helal para kazanan kişilere dokunmamış, haksız yollarla servet edinen kimselerden hile ile para çalmıştır. Çaldığı paraları ihtiyaç sahiplerine dağıtmıştır. Cingöz Recai serisinde 12 kitap bulunmaktadır. Bu kitaplardan bazılarına Cingöz’ün Esrarı 1, Cingöz’ün Esrarı 2, Cingöz Kafeste, Şeytani Tuzak, Zeyrek Cinayeti, Tiyatro Baskını, Sherlock Holmes İstanbul’da, Sultan Aziz’in Mücevherleri, Mişon’un Definesi, Esrarlı Köşk örnek verilebilmektedir. Peyami Safa Cingöz Recai serisi çok sevilmiş ve beyaz perdeye de uyarlanmıştır. Yazara ait olan birçok kitap setler halinde satılmaktadır. Kitap setlerinde en çok yer alan Peyami Safa eserlerinden bazıları şunlardır:

  • Yalnızız: Peyami Safa “ Yalnızız ” romanında, önsezi, telekinezi, kehanet, polipsişizm örnekleriyle dolu ve insanoğlunun bazı zamanlarda kendini yalnız bulması yüzünden yaşanan acı işlenmiştir. Eserde yer alan üç genç kız vardır. Kızların üçü de sosyal benlikleri ile biyolojik benlikleri arasında çatışma yaşamaktadır. Feriha, okul sıralarından barlara düşer ve altmış beş yaşında bir adamla Paris’e kaçmıştır. Meral, onun hayatına imrenmiş ve Paris’e gitmek için garsoniyerlere düşmüştür. Selmin ise kızların davranışını çirkin bulmuş ve annesiyle dayılarını arzularına uydurmak için planlar yapmıştır.
  • Bir Akşamdı: Gençlik hayallerinin, tecrübe eksikliğinin, iyi aile terbiyesi alamayışın sonucu olarak zengin bir hayat yaşama hevesi olan ve kendini her yönüyle değiştirmek isteyen Meliha’nın öyküsüdür. Akrabası olan Kamil isimli bir genç, Kafkas cephesinden dönerken İzmit’e uğramış ve bu olay Meliha’nın bütün hayatını değiştirmiştir. Meliha, hasta babasını ve muhite bir türlü ayak uyduramayan hasta annesini bırakmış ve Kamil ile İstanbul’a kaçmıştır. Bu olaydan sonra ise Meliha beklenmedik birçok şey ile karşılaşacaktır..
  • Şimşek: Peyami Safa “Şimşek” adlı eserinde, yaşanan ruhsal gerilimlerin beden üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir. Misafirsiz kalmayan eski ve büyük köşkte, Müfid ve dayısı Sacid birlikte yaşamaktadır. Müfid, dayısının arkadaşlarından birisi olan Pervin ile yeni evlenmiştir. Sacid ile ilişki yaşayan Pervin, Müfid’in köşkten ayrılma isteğini kabul etmemiştir.
  • Ah Minel Aşk: Halim ve Narin trende karşılaşıp birbirlerini tanımaya başlamıştır. Halim, mesleğinde başarılı bir avukattır. Narin ise iyi tahsilli ve Avrupa görmüş bir kadındır. Bu karşılaşma aşka dönüşmüştür ve sonrasında beklenmedik şeyler yaşanmıştır. Bu eser, Peyami Safa hikâyeleri arasında ilginç bir yerdedir. Çünkü yazar, bu eserde o dönemde pek yaygın olmayan yenilikçi anlatı oyunları kullanmıştır.

 

Peyami Safa’nın Dil Hakkındaki Düşünceleri Nelerdir?

Peyami Safa, Yeni Lisan Hareketine karşı çıkan isimler arasında yer almıştır. Lisan için fikrin feda edilemeyeceği görüşünü savunmuştur. Hareketin öncülerinden olan Ömer Seyfettin’i eleştirerek eserlerinde ruh tahlilinin olmadığını ve sadeliği basitliğe dönüştürdüğünü dile getirmiştir. Yazar, konuşma ve yazı dilini birbirine yaklaştırmayı onaylamamıştır. Dillerin saf ve öz olmadığını, evrensel olaylardan etkilenebileceğini dile getirmiştir. . Peyami Safa, yabancı bir dilin hakimiyetinde olmakla yabancı bir ordunun kölesi olmak arasında fark olmadığını belirtmiştir. Dile giren her kelimenin imla değiştirmediği sürece sözlüğe alınmasına karşı çıkmış ve kelimelerin ilk olarak halkla aynîleşip halkın malı olması gerektiğini vurgulamıştır. Harf Devrimine karşı çıkan isimler arasında yer almıştır. Okullarda Latin alfabesine ek olarak Arap harflerinin de okutulmasını, kültürler ve kuşaklar arasında kopukluk olmaması için gerekli olduğunu belirtmiştir.

Peyami Safa’nın Doğu-Batı Sentezini Nasıl Ele Almıştır?

Peyami Safa tüm kitapları, başta romanları olmak üzere yazdığı deneme, makale ve gazete yazılarında Doğu-Batı konusuna sıkça yer vermiştir. Batıyı, hem bir kıta hem de bir kafa olarak nitelendirmiştir. Eserlerinde Batı zihniyetinin oluşumundaki önemli etkenlere değinerek konu üzerine söylemleri olan yazar, sanatçı ve düşünürlerin fikirlerinden faydalanmıştır. Yazar, Hristiyanlığı Avrupa ve Asya arasındaki en belirgin fark olarak görmüştür. Yazar, Batılılaşmayı riyazileşmek ve siteleşmek kavramları üzerinden yorumlamıştır. Peyami Safa, Dogmatizmi doğunun geri kalmasında sebep olarak görmüştür. Tanzimat Dönemi ile başlayan yenileşme hareketlerinin yanlış yorumlanmasını eleştirmiştir.

Peyami Safa Hangi Edebi Akımdan Etkilenmiştir?

Peyami Safa hayatı boyunca farklı fikir akımlarından etkilenerek birçok dönem geçirmiştir. Cumhuriyet Dönemine ait olan yazar; Milliyetçilik, Turancılık ve Mistisizm konuları üzerinde kararsızlık yaşamıştır ve bununla birlikte dönem dönem fikirlerinde değişiklik olduğu görülmektedir. Peyami Safa, 2. Dünya Savaşı sıralarında mistisizm fikir akımını benimseyerek yaşamının belirli bir dönemini aynı fikirler doğrultusunda ilerlemiştir. Mistisizm akımı, doğaüstü olaylar ve açıklanamayan durumları belirten bir fikir akımıdır. Bu akımın yanı sıra yazar, dönem dönem birçok akımdan etkilenerek Pozitivist, Materyalist, Muhafazakar, Antikomünist ve Korporatist tutumlar da sergilemiştir. Peyami Safa, fikir değişikliği açısından farklı yazarlarla da çelişkiye düşmüştür. Mistisizm akımının diğer savunucuları; Aziz Francesco, San Juan de la Cruz ve Azize Teresa'nın yanı sıra İslam mistikleri de bulunmaktadır.

Peyami Safa'nın Nazım Hikmet'le İlişkisi Nedir?

Peyami Safa’nın Nazım Hikmet’le başlarda iyi olan fakat sonradan bozulan bir ilişkisi olmuştur. Tutuklu olan Nazım Hikmet’in affedilmesi için Cumhuriyet Gazetesinde yayımlanan ‘Yanardağ’ şiirini yayımlamıştır. Bunun üzerine Cumhuriyet Gazetesi, Peyami Safa ve Nazım Hikmet’i desteklemeyince Peyami Safa gazeteden ayrılmıştır. İmzası ve yorumunun ardından gazeteden ayrılan Safa, Resimli Ay dergisinde yazmaya başlamıştır. Peyami Safa’nın “Dokuzuncu Hariciye Koğuşu” adlı eserini Nazım Hikmet’e ithaf etmiştir ve bununla birlikte aralarında güzel bir dostluk oluşmaya başlamıştır. Uzun bir süre devam eden dostluğun ardından araya giren fikir ayrılıkları nedeniyle aralarındaki dostluk ilişkisi kavgaya dönüşmüştür.

Peyami Safa'nın Çocukları

Peyami Safa çocukluğundan beri verem hastalığı ile savaşmaktadır. Nebahat Hanım ile evlendikten sonra onda da çeşitli hastalıklar olduğu ortaya çıkmıştır. Bir süre kadar hastalık durumu devam ederken Nebahat Hanım, zamanla kansere yakalanmıştır. Peyami Safa eşinin durumundan oldukça etkilenmiştir. Yazarın bir oğlu vardır ve ismi Merve Safa’dır. Erzincan da görev yapan Merve Safa, karaciğer hastalığına yakalandıktan sonra hastaneye kaldırılmış ve hayatını kaybetmiştir. Peyami Safa ise oğlunun ölümünün ardından oldukça sarsılmıştır.

Daha fazla bilgi
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.