Bukowski edebiyatın aykırı çocuğu. Yaşamı, yazdıkları, söylemleri... Her biriyle ayrı bir adam.
Onu tanımak istiyorsanız buyurun kendi ağzından yaşam öyküsünün ikinci kitabı.
(İlki Ekmek Arası)
Şükrü Erbaş’ın düzyazılarının ilk cildi. (3 sayı şeklinde yayımlandı)
Farklı tarihlerde yazmış olduğu ve birçok konuya değindiği birbirinden güzel yazılar mevcut.
Farklı yayınevlerinde tek tek de basılan farklı altı Zweig hikayesini barındırıyor.
Mecburiyet ve Erika Ewald’in Aşkın bunlardan ikisi.
Buyurun Zweig novellarına
Edebiyatın hızlı ve farklı çocuğu. Başka bir dil, başka bir yaşam.
Onu merak ediyorsanız okumanız gereken ilk eseri. Yaşam öyküsünü anlattığı serinin ilk kitabı. Buyurun
Pavese. İtalyan şair ve yazar.
Yaşamına intihar yoluyla son veren sanatçılardan. Onun edebiyatına, hayat görüşüne, hiçliğin derinlerine gidişini gözlemlemek adına okumalısınız bu günlükleri.
İntiharından 9 gün önce şunları yazmıştı günlüğüne:
‘ Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.
Yazıyorum: Ey, Sen, acı. Peki sonra?
Bütün gerekli olan, biraz cesaret.
...
Tiksiniyorum bütün bunlardan.
Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım.’
Refik Durbaş, aynı Ülkü Tamer’de olduğu gibi vefat ettiğinde ‘aaa ben nasıl okumadım, bilmiyorum ki’ diyeceğimiz sanatçılardan.
Bu kitabı açıp okuyun. Onun engin edebi bilgisine, dostluklarına, geçmiş sanatçıların hayatlarında yaptığı araştırmalara hayran kalacaksınız.
Ortalama yaşam süremize baktığımızda genç yaşta kaybettiğimiz bir değer Didem Madak.
O güzel teşbihler eşliğinde ne de başka tat alıyorsunuz şiirlerinden.
Buyurunuz
Edebiyat dünyamızın klasiklerinden. Goethe’nin Faust ile birlikte en büyük eserlerindendir Genç Werther’in Acıları.
Mektup-Roman tarzında yazılmış bir şaheser.
Eserin ilk sayfalarında tanıtım yazısında da yer aldığı üzere bu Aşk, Goethe’nin hayatından bir alıntı olabileceği gibi hayal ürünü de olabilir. Her ne olursa olsun ressam Werther’in Lotte’ye olan aşkı ıstıraba dönecektir eserin ilerleyen sayfalarında.
Okuyunuz efendim.
Emile Zola. Edebiyatın Natüralist temsilcisi.
Zorbalığın her daim karşıtı, emekçinin her daim destekçisi.
Bu eseri de kült eserlerinden biliyorsunuz. Maden ocaklarındaki o dramı, direnişi, aşkı öyle güzel anlatıyor ki...
600 sayfa sizleri korkutmasın asla. Su gibi akıp giden ve yer yer gözlerinizi yaşartacak bir eser.
Buyurun.