Farklı yayınevlerinde tek tek de basılan farklı altı Zweig hikayesini barındırıyor.
Mecburiyet ve Erika Ewald’in Aşkın bunlardan ikisi.
Buyurun Zweig novellarına
Edebiyatın hızlı ve farklı çocuğu. Başka bir dil, başka bir yaşam.
Onu merak ediyorsanız okumanız gereken ilk eseri. Yaşam öyküsünü anlattığı serinin ilk kitabı. Buyurun
Pavese. İtalyan şair ve yazar.
Yaşamına intihar yoluyla son veren sanatçılardan. Onun edebiyatına, hayat görüşüne, hiçliğin derinlerine gidişini gözlemlemek adına okumalısınız bu günlükleri.
İntiharından 9 gün önce şunları yazmıştı günlüğüne:
‘ Gizlice en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.
Yazıyorum: Ey, Sen, acı. Peki sonra?
Bütün gerekli olan, biraz cesaret.
...
Tiksiniyorum bütün bunlardan.
Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım.’
Refik Durbaş, aynı Ülkü Tamer’de olduğu gibi vefat ettiğinde ‘aaa ben nasıl okumadım, bilmiyorum ki’ diyeceğimiz sanatçılardan.
Bu kitabı açıp okuyun. Onun engin edebi bilgisine, dostluklarına, geçmiş sanatçıların hayatlarında yaptığı araştırmalara hayran kalacaksınız.
Ortalama yaşam süremize baktığımızda genç yaşta kaybettiğimiz bir değer Didem Madak.
O güzel teşbihler eşliğinde ne de başka tat alıyorsunuz şiirlerinden.
Buyurunuz
Edebiyat dünyamızın klasiklerinden. Goethe’nin Faust ile birlikte en büyük eserlerindendir Genç Werther’in Acıları.
Mektup-Roman tarzında yazılmış bir şaheser.
Eserin ilk sayfalarında tanıtım yazısında da yer aldığı üzere bu Aşk, Goethe’nin hayatından bir alıntı olabileceği gibi hayal ürünü de olabilir. Her ne olursa olsun ressam Werther’in Lotte’ye olan aşkı ıstıraba dönecektir eserin ilerleyen sayfalarında.
Okuyunuz efendim.
Emile Zola. Edebiyatın Natüralist temsilcisi.
Zorbalığın her daim karşıtı, emekçinin her daim destekçisi.
Bu eseri de kült eserlerinden biliyorsunuz. Maden ocaklarındaki o dramı, direnişi, aşkı öyle güzel anlatıyor ki...
600 sayfa sizleri korkutmasın asla. Su gibi akıp giden ve yer yer gözlerinizi yaşartacak bir eser.
Buyurun.
Hasan Ali Toptaş eserlerim gün geçtikçe tükeniyor.
Sonsuzluğa bir Nokta koymak için adım atıyorum sanki, biten eserlerle.
Hasan Ali Toptaş’a başlama eseriniz olmasın bence. Yalnızlıklar gibi Geçmiş Şimdi Gelecek gibi eserleriyle başlayabilirsiniz ona.
Hikayemiz, şimdiki an ile başlayıp sürekli geri dönüşler ile bağlantı kurulup o bazı anlar dile gelen düşsel öğelerle harmanlanıp ilerliyor.
Bedran karakterinin çocukluğu, ailesi, evliliği, düş kırıklıkları dile geliyor şiirsel bir şekilde. Ve o bölümlerin bir AN’ı bir de GEÇMİŞ’i anlatması sizleri ayrı etkileyecek bence.
Unutmadan. Bazı incelemesini sunanlar kitap içerisindeki ‘cinsel’ bazı ifadelerden rahatsız olmuş. Orada onu yazması gerekiyordu yazmış yazarımız. Komiktir bence bu durum.
ADAM’ı okudunuz. Orada yüzlerce kişiyi yazdı Özdil.
Burada ise özellikle günümüz siyaset ve sanat dünyasından kişileri ele alıp onların kimler olduklarını, neler söylediklerini, söylediklerinden neleri unuttuklarını bastıra bastıra dile getirmiş.
Unutmamak adına yazdım, sizler de unutmamak adına okuyun diyor sayın Özdil. Yine etkili eserlerinden.