Bu kitap gerçekten alışılmışın dışında bir deneyimdi. İhsan Oktay Anar’ın dili başta biraz zorlayıcı olsa da zamanla o puslu ve gizemli dünyaya kapılıyorsunuz. Hikâye ilerledikçe gerçek ile rüya arasındaki sınır tamamen bulanıklaşıyor ve bu da kitabı çok etkileyici kılıyor. Ben çok beğendim.
Jason ve Erika evli ve iki çocukları var. Erkek olan Liam annesinin gözünde çocukluğunda sorduğu sorulardan ve garip davranışlarından hep şüpheli kişidir. Ve bir gün Liamın hoşlandığı kız ortadan kaybolur. Bu noktada olayı çözene kadar heyecanla saygalar akıyor. yine çok sürükleyici bir kitaptı ve hemen akıp bitti.
Kitap, gücün insanı nasıl dönüştürdüğünü akademik ama akıcı bir dille ele alıyor. Yöneticilerin neden empati yeteneğini kaybettiğini ve "ben" merkezli bir dünyaya nasıl hapsolduklarını örneklerle açıklıyor. Özellikle eğitim bilimleri ve psikoloji ile ilgilenenlerin ufkunu açacak türden.