Babama Mektup, bir evladın babasına söyleyemediklerini satırlara döktüğü duygusal bir anlatıdır. Sevgi, özlem, kırgınlık ve affetme duyguları iç içe geçerken; baba–çocuk ilişkilerinin insanın karakteri üzerindeki derin etkisi gözler önüne serilir. Kitap, geçmişle yüzleşmeyi ve kalpte kalan sözlerin iyileştirici gücünü sade ama dokunaklı bir dille anlatır.
Geçmişin izleriyle yüzleşmek zorunda kalan bir kadının içsel yolculuğunu anlatan roman, kayıplar, pişmanlıklar ve affetme temaları etrafında şekillenir. Kahraman, hayatında geride bıraktığını sandığı anıların aslında bugünkü seçimlerini nasıl etkilediğini fark eder. Roman; insanın kendisiyle hesaplaşmasını, geçmişten kalanların insanı nasıl dönüştürdüğünü ve yeniden başlama cesaretini duygusal bir dille işler.
İyi Aile Çocukları, ilk sayfadan itibaren insanın boğazına oturan bir hakikat duygusuyla başlıyor. Bu bir itiraf kitabı değil sadece; susmayı öğrenmiş bir kuşağın, bastırılmış öfkesinin ve yarım kalmış cümlelerinin sesi. Her satırda ‘ben de böyle hissetmiştim’ dedirten bir tanışıklık var. Yazar, kimseyi suçlamadan ama hiçbir şeyi de örtmeden anlatıyor. En çarpıcı yanı ise şu: Kitabı bitirdiğinizde kendinizi yargılanmış değil, anlaşılmış hissediyorsunuz. İyi ailelerin içinde büyüyüp, kendi iç dünyasında yalnız kalan herkes için cesur, sarsıcı ve çok tanıdık bir kitap.