Tükendi
Gelince Haber VerBu çalışmanın genel olarak çevre ve çevre hareketi tarihi çalışmalarından farklı olan birkaç özelliğini vurgulamak isterim. “Çevre sorunu”nu, “insan faaliyetlerinin çevre üzerinde yarattığı tahribatlar” olarak tanımlayan liberal tezin aksine, “insan faaliyetleri”nin tarihsel bir biçimi olan kapitalist üretim ilişkileriyle ortaya çıkan bir sorun olduğunu savunuyorum! Bunun devamı olarak, bu çalışmada çevre hareketlerinin tarihini, kendini “çevreci” olarak adlandırmasa da kapitalist “ilk(el) birikim”e ve şirketlerin egemenliğine karşı mücadele eden işçi, köylü ve kent yoksullarının mücadelelerini içerecek şekilde ele alıyorum. Dolayısıyla, bu çalışmayı, üretim ile yeniden üretim süreçlerini bütünlüklü ele alarak; işçi, halk ve çevre sağlığı konularını ekolojik sorun olarak ele almayı öneren “emekoloji” perspektifiyle yapmaya gayret ettim.
Bu sayede, çevre hareketi tarihi çalışmalarındaki –ki bunlar zaten oldukça azdır– direkt kendini “çevreci” olarak adlandıran kurumların, derneklerin vb. faaliyetleri ve üretim faaliyetlerinin insan-dışı, yaban doğa üzerindeki etkileriyle sınırlı yaklaşımdan farklı olarak, emek ve sosyalist hareketin tarihini de çevre tarihine dâhil etmeye çalıştım. Bu yaklaşım, “çevre sorunu”nun kökeni ve çözümünün araştırılması bakımından bize daha çok imkân tanımaktadır.