Tükendi
Gelince Haber VerBir bekleme odası… İki sandalye… Masanın üzerinde yarım bir bilet, 02:17’de durmuş kırık bir saat ve tek bir soru: “Suçlu kim: fail mi, onu doğuran hayat mı?” Agatha’nın keskin mantığı ile Sait’in insana dokunan bakışı, bir cinayet dosyasını değil, aslında hepimizin içindeki mahkemeyi açıyor: Delil dediğimiz şey gerçekten “gerçek” mi, yoksa vicdanın seçtiği bir düzen mi? Kurbanın adı nereye yazılır; failin hikâyesi nereye kadar savunmadır; “hayat” dediğimiz o görünmez tanık ne zaman suç ortağına dönüşür?
Bu kitap, okuru rahatlatmak için değil, yargının yükünü okurun eline bırakmak için yazıldı: Her bölümde bir kapı aralanıyor, her sayfada bir “kolay cevap” daha çatlıyor. Mührün indiği yerde karar kapanmıyor; soru mühürlenip büyüyor. Eğer bir suçun faili tek kişi değilse; eğer “hayat” dağılmayı sevdiği için asla hesap vermiyorsa… o zaman geriye tek bir şey kalıyor: Sen, bu soruyu sorarken neredesin?