Tükendi
Gelince Haber Ver"Yeni Doğu Sorunu"nun iki önemli adresinden biri olarak öne çıkan "Putin Rusyası", geleceğini geçmişi üzerinden inşa etme peşinde görü nen bir "son imparatorluk bakiyesi görüntüsü arz ediyor.
Tarih boyunca uluslararası ilişkiler sisteminin belirleyici aktörlerin den biri olarak kabul edilen, sahip olduğu coğrafi büyüklük, stratejik derinlik ve tarihsel miras itibarıyla küresel siyasetin sürekli ilgi odağı olan Rusya, yeniden büyük bir güç mü olacak, yoksa ikinci bir dağılma sürecini mi yaşayacak?
Ya da Putin, Israfil`in rolünü mü çalacak?
Bu husus elbette Rusya ve Rus halkı açısından bir ilk değil. "Büyük Rusya" hedefi, "Rus Dünyası" doktrini ile bir kez daha geçmişe atıf ve özlemlerle gündeme gelmekte. Rüya, yerini adeta kâbusa bırakmakta.
"Çar Putin" ifadesi, "İkinci Stalin" söylemi ile adeta yarışta!
Rusya`nın geleceği, büyük ölçüde peşini bırakmayan geçmişinde saklı!
Dolayısıyla "Putin ne yapmak istiyor" sorusuna verilecek cevap olduk-ça önemli. Bu da bizi Putin şahsında Rus liderlerin "Emperyal Rusya inşa sürecini hedefleyen, zihin dünyalarını büyük ölçüde şekillendiren tarihsel, ideolojik ve jeopolitik kodlara götürüyor.
Hiç kuşkusuz, günümüz uluslararası sisteminde güç rekabetinin yeni-den şekillendiği bir dönemde, Rusya`nın tarihsel tecrübelerden besle nen politik reflekslerini çözümlemek, sadece bölgesel değil, küresel barış ve istikrar arayışları açısından da büyük önem taşıyor.
Bu çalışmada okuyucuya sadece Rus dış politikasının tarihsel bir pano-raması sunulmuyor. Ardındaki zihniyet dünyası, kimlik inşası, stratejik akıl yürütme biçimlerini anlama ve çözümleme imkânı da tanınıyor.
Rusya`nın temelleri, güncel gelişmeler bağlamında tartışılıyor.
"Avrasyacılık düşüncesinden "Avrusyacılık sürecine geçiş gibi huzh savrulmalar ve "Wagnerleşen ihanetin" Kremlin koridorlarındaki izleri sürülüyor!