Tükendi
Gelince Haber VerZamanın kırıldığı, bir odanın “bekleme” olmaktan çıkıp bir vicdan sahnesine dönüştüğü yerde, masanın üstünde bir harita açılır: Ruhun Haritası. İki kurgu figür — biri iç dünyanın karanlık tünellerinde yürümeyi, diğeri acının yanına eğilip elini uzatmayı seçen iki karşıt ses — aynı sorunun etrafında dönmeye başlar: İnsan, kendini korumak için geri çekildiğinde neyi kurtarır; başkasına şefkat gösterdiğinde neyi kaybeder? Bu hikâyede kapılar yalnız mekâna değil, kararların görünmeyen sonuçlarına açılır; her cümle bir çizgiye dönüşür, her çizgi bir şeyi siler.
“Kim haklı?” sorusu burada kolay bir çıkış değildir; çünkü asıl mesele haklılık değil, bedeldir. Şefkat bazen bir borç gibi ağırlaşırken, kaçış bazen bir ihanet gibi yakar; ama ikisi de insanın içinden doğar. Ruhun Haritası: Şefkat ve Kaçış, okuru cevapların rahatlığına değil, soruların dürüstlüğüne davet eden felsefi-psikolojik bir uzun novelladır: İyilik, bir maskeye dönüşmeden nasıl kalır? İç özgürlük, bencilliğe düşmeden nasıl korunur? Ve en sarsıcı soru: Bir hayatı “yaşanmış” yapan şey, neyi seçtiğin mi — yoksa neyi göze aldığın mı?