Tükendi
Gelince Haber VerSokaklarda yankılanan sloganlar, fabrikalarda, üniversite amfilerinde yükselen sesler, meydanlarda çoğalan kalabalıklar, duvarlarda “başka bir dünya” talep eden yağlı boya yazılar…
Türkiye’nin 1970’li yılları, ülke tarihinin en çalkantılı, hareketli ve fırtınalı dönemlerinden biriydi. Siyasi kutuplaşmalar, sınıf bilincinin, solun ve işçi hareketlerinin yükselişi, derin toplumsal dönüşümler ve belleklere kazınan kitlesel olaylar, yalnızca gündelik yaşamı ve politik atmosferi değil, sanatın da her alanını etkisi altına almıştı. Bu yoğun siyasal – toplumsal iklimden en çok beslenen sanat dallarından biri de kuşkusuz sinemaydı.
Özellikle o dönemde üretilen bazı filmler, doğrudan politik tavırları ve muhtevaları itibariyle “devrimci sinema” örnekleri olarak anıldılar.
Perdedeki Mücadele, bugüne dek büyük ölçüde politik içerikleriyle ele alınan bu filmleri, bu kez sinemanın kendine özgü yaratım imkânlarından nasıl faydalanıldığı, sinemasal tekniklerin nasıl kullanıldığı, stilistik unsurların filmsel anlamın inşasında nasıl rol oynadığı soruları eşliğinde yeniden değerlendiriyor. Türkiye’nin sinema tarihi içerisinde önemli bir yere sahip olan 1970’lerin devrimci sinema örneklerini, film stiline odaklanarak inceliyor.
O dönemde çekilen Arkadaş (1974), Diyet (1974), Bir Gün Mutlaka (1975), İzin (1975), Güneşli Bataklık (1977), Maden (1978) ve Demir Yol/Fırtına İnsanları (1979) filmlerini, yalnızca konuları itibariyle değil, çekim ölçeklerinden kurgu ritmine, kamera hareketlerinden mekân kullanımına, anlatı içerisinde bireysel hikâyelerle kolektif mücadelelerin nasıl yan yana getirildiğine kadar uzanan stilistik özellikleri bağlamında mercek altına alıyor. Böylece çalışma, devrimci içerikleriyle anılan yapıtların perdeye aktarılış biçimini anlamaya çalışıyor, sinemanın kendine özgü ifade olanaklarının bu filmlerde nasıl organize edildiğini görünür kılmayı amaçlıyor. Filmlerin yalnızca “ne” anlattığına değil, “nasıl” anlattığına da bakarak Türkiye’nin sinema tarihi içerisinden bu önemli deneyime yeni bir perspektiften yaklaşmayı öneriyor.
Çalışma 1970`lerde üretilen filmlerin stilistik özelliklerinin incelemeleriyle birlikte, aynı zamanda dünyadaki devrimci sinema deneyimlerini ve Türkiye`deki tarihsel gelişimini de kapsamlı biçimde ele alıyor. 1960`lar ve 1970`lerde sinema dergilerinde yürütülen ve bugün belki de büyük ölçüde “unutulmuş” olan devrimci sinema tartışmalarını arşiv belgeleri ışığında bugüne taşıyor, yeniden değerlendiriyor. Türkiye`de devrimci sinema anlayışının nasıl şekillendiğini ve dönemin sinema çevrelerinin kendilerini nasıl konumlandırdığını anlamak açısından bu tartışmalar önemli bir çerçeve sunuyor.
Kitap ayrıca, Türkiye sinema tarihi çalışmalarına farklı bir metodolojik perspektif getirmeyi, aynı zamanda Türkiye’nin yakın siyasal ve sanatsal tarihine dair yeni bir bakış sunmayı hedefliyor. Film stili unsurlarını yalnızca gözlemlerle değil, aynı zamanda sinemetri olarak adlandırılan bir yaklaşımla ele alıyor. Çekim uzunlukları, kamera açıları, çekim ölçekleri, mekân dağılımları ve daha pek çok stilistik unsur ölçümlerle, nicel verilerle inceleniyor. Böylece film stili üzerine yapılan yorumlar somut verilerle destekleniyor. Bu yaklaşım hem kitaba hem de Türkiye’de politik sinema üzerine yapılan çalışmalara yeni ve özgün bir boyut kazandırıyor.
Perdedeki Mücadele, yalnızca akademik dünyaya değil, daha geniş bir okur kitlesine de sesleniyor. Sinema tarihçileri, akademisyenler ve sinema öğrencileri kadar, Türkiye’nin yakın tarihine, toplumsal-siyasal mücadelelerine ve sinema sanatına ilgi duyan herkes için yeni bir okuma öneriyor.