Tükendi
Gelince Haber VerBir somun ekmek masanın ortasında duruyor.
Yanında adı olmayan bir madeni para.
Bir de kendi kendine yazan bir defter: Her cümlede bir şey eksiliyor.
Zamansız bir bekleme alanında iki kurgu figür karşı karşıya geliyor: Biri, dünyayı değişim üzerinden okuyor; diğeri, dünyayı emek üzerinden. Konu basit görünüyor: Ekmek ne kadar?
Ama soru büyüdükçe oda da büyüyor—pazara dönüşüyor, fabrikaya dönüşüyor, sonunda okurun zihnine dönüşüyor.Bu kitap “kim haklı?” diye bağırmıyor.Daha rahatsız edici olanı yapıyor: Her fikrin bedelini gösteriyor.
• Özgürlük, kimi özgür bırakır?
• Eşitlik, kimi susturur?
• Üretim artarken, insanın içinden ne eksilir?
• Ve en zor soru: Bir düzen kurarken, insanın hangi yanını büyütürüz?
Paranın Anatomisi: Ekmek Savaşı, felsefi ve psikolojik bir düello gibi akar: diyaloglar keskin, iç monologlar yaralı, anlatıcıysa tarafsız kalamayan bir tanıktır.
Sayfalar ilerledikçe okur şunu fark eder: Bu, ekmeğin hikâyesi değil sadece—insanın ölçülmeye başladığı anın hikâyesi.