Tükendi
Gelince Haber VerBu çalışmada, Batı’nın Doğu’yu tarih boyunca nasıl tanımladığı ve bu tanım sürecinde nasıl bir ötekileştirme mekanizması kurduğu incelenmiştir. Bu bağlamda, ‘Şark Despotizmi’ kavramı, sadece siyasi bir nitelik taşımaktan öte, ideolojik ve kültürel bir söylem aracı olarak değerlendirilmiştir. Antik Yunan’dan başlayarak, Aydınlanma dönemi düşünürleri aracılığıyla sistematikleşen bu söylem, Batı’nın Doğu’ya yönelik tahakküm arzusunun düşünce zeminini oluşturmuştur.
‘Şark Despotizmi’ söylemi yalnızca kültürel bir önyargıdan da ibaret değildir; aynı zamanda Batı’nın emperyalist ve sömürgeci politikalarını meşrulaştırmak için başvurduğu bir araçtır. Doğu toplumları despotik olarak tanımlandıkça, Batı’nın bu toplumlara “medeniyet götürme” iddiası da daha ikna edici hale gelmiştir. Bu durum, Oryantalizmin bir alt söylemi olarak değerlendirilebilecek ‘Şark Despotizmi’nin, Batı’nın hegemonik çıkarlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir.