Tükendi
Gelince Haber Ver Bir sarayın gölgesinde başlayan bu piyes, hikmet ile iktidarın, adalet ile ihtirasın, insan ile nefis arasındaki büyük mücadeleyi sahneye taşır. Büyük filozof Fârâbî, “Medînetü’l-fâzıla /Erdemli Şehir” hayalini gerçekleştirmek için Seyfü’d-Devle’nin sarayına geldiğinde; savaşların, ihanetlerin, korkuların ve tutkuların kuşattığı bir dünyanın tam ortasına adım atar.
Saray koridorlarında dolaşan ihtiras, halkın içindeki korku, aşkın açtığı yaralar ve iktidarın ağır imtihanı; her karakteri kendi hakikatiyle yüzleştirir. Filozofun dili hikmeti çağırırken, kılıçlar başka bir gerçeği konuşur.
Hüseyin İsmail Mekki’nin Fârâbî’nin Medînetü’l-fâzıla isimli eserini piyesleştirdiği bu eser; siyaset, ahlak, fazilet ve insan tabiatı üzerine derin sorular soran güçlü bir fikir tiyatrosudur. Okuyucuya, asırlardır cevabı aranan o soruyu yeniden düşündürür:
“Erdemli bir şehir gerçekten kurulabilir mi?”