Menü
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol
Sepetim

Dördüncü Duvarı Yıkmak

Üretici Liste Fiyatı
550,00 TL
368,50 TL
%33 İndirim
Kazancınız
181,50TL
Parapuan: 369
Alışveriş listeme ekle

Tükendi

Gelince Haber Ver
Dördüncü Duvarı Yıkmak
Türü : Dünya Siyaseti ve Politikası Kitapları
Kapak : Ciltsiz
Sayfa Sayısı : 420
ISBN : 9786255544346
Basım Yılı :
Kağıt Tipi : 2. Hamur

Doğru sorular sorup onlara kulak verdiğinizde kavramlar canlanır ve sizinle konuşmaya
başlar. İstihbarat da böyledir. Sessizliği, iliklerinde yankılanan bir kavram nasıl konuşur?
"Sen nesin?" sorusuna ne yanıtlar verir?
Bu kitap istihbaratı, fısıltıyla anılan bir korku nesnesi ya da bilgi-örgüt-faaliyet üçgenine
sıkışmış bir aparat olarak görmek yerine, bir düşünme ve kavrayış biçimi şeklinde ele almayı
ve onun düşünsel mimarisini çözümlemeyi hedefliyor.
Çünkü her doktrin, kendi hakikatini sürdürebilmek için bir doğrulama düzeni kurmak
zorunda kalır. Kuramazsa dağılabilir; kurarsa bu kez katılaşma riskiyle yaşar. İstihbarat,
bugün bu eşiğin üstünde bir yerlerde duruyor:
Bilgi-güç-güvenlik hattında, bünyesine farklı kavramlar entegre eden ve yepyeni kavramlar
doğuran canlı bir ekosistem. Bu yüzden uygun başlangıç, bir bakıma felsefedir. Zira
mahiyeti sorulmayan
"yöntem", kolayca prosedüre inebilir. Oysa burada mesele, köklerin direnci ve kavramların
iktidarıyla yüzleşmektir.
Bir karınca izinden bir devlet refleksine, oradan medeniyetin büyük çatlaklarına uzanan bu
anlatıda okur, pasif seyirci değildir. Dördüncü duvar yıkılır ve soru değişir:
"Ne oldu?" sorusu yerini,
"Bana bunu böyle gösteren düzenek ne?" sorusuna bırakır. Elinizde tuttuğunuz, bir
istihbarat el kitabı değildir; hazır cevaplar dağıtmaz. Amaç, merceği değiştirmektir. Mercek
değişince aynı dünya, başka bir hâl alır. Böylece ortada bilgiden daha tehlikeli bir şey kalır:
Gerçekliği kuran düzeneği görme cesareti. Bu kitap, istihbarat üzerine yazılan bir serinin
açılış halkasıdır:
Nasıl var olur ve nasıl dönüştürür?

Ve istihbarat konuşur: (Kitaptan alıntı) "Düşünmek, bir yerden doğmak ve orada kök salmak-
tır; düşünce, bağlamdan ve zamandan kopuk olduğunda kurur. Artık tek başına ve gizemli bir

ormanda istihbarat ağacı yok. Hemen her disiplin, o ağacın kök saldığı topraklara doğru bir fırtına
gibi esmekte. (...) Şehri bırakıp dağ yamacındaki bir kulübeye çekilen filozof ya da o kulübeyi
ziyaret ederken aynı düşünsel yolculuğu, çağının gerekleri ve şartları ile yeniden yaşamaya ve
yaşatmaya didinen çok daha genç bir "komşusu", doğayı romantize etmeye gitmezler; tam tersine,
hayatın sertliğini, toprağın inatçılığını ve köklerin direncini daha yakından görmek ve göstermektir
amaçları".

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.