Tükendi
Gelince Haber VerDaniel Bergner’in 1980’lerin başında bipolar tanısı konup bir koğuşa kapatılan kardeşinin hikâyesinden yola çıkarak kaleme aldığı Zihin ve Ay, yanı başımızda, hemen yan masamızda, evin diğer odasında, komşu apartmanda, iki sokak ötede süren fakat dahil olunamaz addedilen yaşamları ele alıyor. Yazar, bilim vasıtasıyla “zihnin bizden uzak kesitlerine erişimi” ve erişilen bölgenin gerekirse tedavisini müjdelemiş bir çağın ilkin köşeye sıkıştırıp sonra kimi sektörlere havale ettiği bu kardeşin hikâyesini metinsel alanda iki kişinin daha hikâyesiyle kesiştiriyor: psikotik halüsinasyonlarla boğuşan Caroline ve ağır bir depresyona yakalanan David.
Tükenmişlik hissiyle umuda, intihara sürüklenişle hayata tutunuşa, çöküntüyle yeniden dirilişe aynı anda yer verebilen bu üç hikâyenin izini sürerken, ilaç endüstrisinin insanlara reva görülmüş onca kahredici yan etkiye rağmen zihne ve uzak kesitlerine ilişkin varsayımlarımızı nasıl da belirlemeye devam ettiğine tanıklık ediyor, saygın nörobilimcilerin ardına düşüp laboratuvarlara uğruyor, bu laboratuvarlarda yeni tedavi usulleri karşısında ağzı açık kalıyoruz.
Bergner’in anlatı boyunca okura hissettirmekten bir an bile geri durmadığı şey ise şudur: Kişiler kimi nedenlerle tedavi altına alınmış olsa bile, yaşamları masaya yatırılacak anlatılar olarak değil, inşaya hâlâ açık umut sahaları olarak görülmelidir.