Tükendi
Gelince Haber Verİnsan açısından inanma, temel bir gereksinimdir. Dünya insanlık tarihine genel olarak bakıldığında insanların hak ya da batıl, ilahi ya da beşerî bir varlığa inandıkları görülmektedir. Bu bağlamda herhangi bir şeye inanmadığını söyleyenler bile inanmama adına bu ihtiyaçlarını tatmin etme yoluna gitmişlerdir. Onlar için inanmama bir anlayış ve tutum olarak kendini göstermektedir. Ancak insanlığın büyük çoğunluğunun inandığı ve kendilerine göre bir değere bağlandıkları görülmektedir. Bu bağlamda insanlığı ve evreni yoktan var eden Yüce Allah, ilk insandan itibaren insanlığa ilahi mesajını göndermiş, her şeyin yaratıcısı, sahibi ve yaşatıcısı olduğunu haber vermiştir. İlahi hitabın son Kitabı Kur’an ve son elçisi de Hz. Muhammed (s)’dir. Kur’an, Allah’ın insanlığa vahyettiği son Kitap olarak insanlığı, dalaletten hidayete, karanlıklardan aydınlığa, sapkınlıklardan itidale, ahlaksızlıklardan ahlaklı olmaya, hayatı ve ölümü anlamaya, dünya ve ahiret bilgi ve bilinci ile yaşamaya davet etmektedir. Kur’an, dünya hayatına dair en genel temel ilke ve öğretileri ortaya koymakta ve insanlığın bu ilkelere göre yaşamasını öğütleyen bir ahlak Kitabıdır. Aynı zamanda insanın yaratılış gayesini, dünyanın anlamını ve en önemlisi de ölüm sonrası ahiret hayatında insanı nasıl bir geleceğin beklediğini apaçık ortaya koymaktadır. Ahiret hayatının varlığı ve orada vukuu bulacakların en somut kanıtı olarak da ölüm sayılabilir. Kaldı ki her canlının ölümü tadacağı bizzat Kur’an’da haber verilmekte ve zaten bu haber açık bir şekilde insan tarafından yaşanmaktadır.