Daha önce Yasin Hocamızın bir kitabını okumuştum. Benim için çok ağır gelmiş ve yarım bırakmıştım. Bu kitabı elime aldığımda ön yargı ile yaklaştığımı söylemeliyim. Fakat kitapta ilerledikçe basit ama ağır, insanın kalbine ok saplarmışçasına hücum eden kelimeler, cümleler insanı sarıyor ve daha fazla okuma isteği veriyor. Bu kitapta Fatiha Suresi'nin tefsirini detaylıca açıklayan yazar surenin manası ile birlikte insanın öz düzenleme yapabilmesi için surenin işaret ettiği şahsiyet tiplerini de beraberinde incelemektedir. Fatih'a suresi ilk ayetinden son ayetine kadar tek parça inen ilk suredir. Allahü Teâlâ Efendimiz'e bu sureyi mushafın yani Kuran'ın ilk sayfasına koymasını emretmiş çünkü bu sure hem mushafı hem insanı hem de kainatı açan bir anahtar görevindedir. İnsanın kendini anlamasını, özünü bulmasını daha sonra insana kulluğunun ne için, kim için olduğunu hatırlatır. Mümin kimsenin gönül anahtarını eline verendir. İlk önce Alemlerin Rabb'ni tanıtarak yine onun yönlendirici ışığı ile doğru yolu yanlış yoldan ayırt etmemizi sağlar. Rabb'imiz bu sureyi bizlere gün içerisinde 5 vakitte toplam 40 defa tekrar ettirerek sonunda dualarımızın kabul olmasını kendisinden dilememizi istemektedir.Sonunda "Amin" ile zarfı mühürleyip sadece muhattabımızın okumasını sağlayarak bizi özel kılmaktadır. Bu yüzdende şu koskoca bir başımıza olduğumuz gelip geçici olan dünya çölünde bir yudum su bulmuş yolcunun sevincini yaşamak için tekrar tekrar okunması gereken bir sure ve bir kitaptır.