efendi melankoliye büründü, en çok da zamanın acımasızlığı üzerine düşünmeye çağırır. yanlış bir hükmün bedeli sadece yıllarla ölçülmez; insanın içinden eksilen parçalarla ölçülür. kahramanın karamsarlığı bireysel bir ruh hâli olmaktan çıkar, çağın genel ruhuna karışır. roman bittiğinde geriye keskin bir hüzün kalır özgürlük, gerçekten kapıların açılması mıdır; yoksa insanın içindeki kırılmış zamanı onarabilmesi mi?