Oldukça eğlenceli bir kitap olduğunu en baştan söylemek zorundayım. Buffy The Vampire Slayer, Angel ve genel anlamda toparlarsak koyu kopkoyu bir vampir hastası olarak bu kitabı görünce dehşetle okudum. Bir serinin orta kitabı olduğunu görünce de en baştan okumaya karar verdim. Oldukça eğlenceli, akıcı bir kitap ve elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Benim gibi vampir hastalarına tavsiye ederim. okuyun.
Sabahattin Ali kuşkusuz Türk Edebiyatının en önemli isimlerinden biri.Her bir eseri defalarca okunacak nitelikte ve bu eseride bir kült haline gelmiş bulunmakta.
Ayfer Tunç'un tüm kitaplarındaki akıcılığı ile, sizi, sizdeki ağrının ağırlığı ile daha derinlere çeken romanı.
Kitap bitip yüzeye çıkmak istediğinizde de üzerinizde uzun zaman etkisini hissediyorsunuz.
Bu öyle bir ağrı ki yaşama sevincinin zayıf ışığını sömüren, oksijensiz bırakıp söndüren soğuk ve puslu hayatın size verdiği limonlardan her zaman limonata yapılmıyor.
Tanıdık karakterler, tanıdık şehirler, tanıdık insanlar, tanımlayamadığınız aynı travmatik ağrı.
Bir nefeste okunacak bir hikaye Aziz Bey inki. Kim hayatta ne koparabilirse o kadarını koparabildi Aziz Bey de. Yanlış dala uzanan elleri hep boş kalsa da yine de sevindi, üzüldü, yaşadı. "Ama bilmiyordu ki vücudun ruha ihanet etmediği anlar pek azdır. Ne çok ister insan büyük kederlerin ardından ölüp gitmeyi de, başaramaz. Ruh, başına kara bir hale takarak göğe yükselmek için çırpınır ama vücut dünyalıdır; yer, içer, yaşar."