Yukarı Mahalle'den sonra okunması gereken kitap.Fakat önceki kitapla arada mekan dışında hiçbir ortak özellik yok.Ben kitabı okurken Yukarı Mahalle'deki gibi fazla zevk almadım.Tatlı Perşembe'nin ilk bölümünü okuduğumda Sardalye Sokağı benim için anlam kazanmaya başladı.
Danny ve arkadaşlarının yoksulluk içindeki hayatlarının öyküsü...Eğlenceli,birbirlerine çok bağlı bir dostluk bağı kuran bu arkadaşları okurken hem duygulandım hem de çok güldüm.Ben bu kitabı biraz Gabriel Garcia Marquez'in yazım diline ve olay akışına çok benzettim.Çok güzel bir kitaptı.Herkese tavsiye ediyorum.
Kitap insana birsey mi öğretmeli yoksa bildiğin ama hayatinda çok da erişemediğin bir yerde saklı kalmış bilgileri muhteşem bir üslupla erişimine mi açmalı sorusunun cana kana bürünmüş haliydi "Annelik En güzel Delilik" üslup o kadar özgün dü ki kitabı değilde sanki yazarı okudum mısra mısra kuru bilgi her yerde karşıniza çıkabilir ama böyle içten ve öz üslup çok nadir rastlanır eseri, ne olursa olsun altında imzası olmalı insanın hele de bu imza benliğiyle atılmış ise tadından yenmez. Teşekkürler FUNDA UÇUK ER okuduğum en neşeli en hüzünlü en samimi en içten en gerçek eserdi... İ hope to be continued...