Tükendi
Gelince Haber Ver15. yüzyılda yaşayan Mağribli Şâzelî Şeyhi Şeyh Ahmed Zerrûk`a ait olan "Tasavvufun Kâideleri" tasavvuf hakkında birçok kavramın zihnimizde berraklaşmasını sağlarken aynı zamanda sufiler ve sufilik iddiasında bulunan kimselerin birbirinden ayrı ele alınmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Sufiliğin bir iddia değil yaşam ve pratik olduğunu bunun da fıkhî kurallara uyarak İslâm`ın doğru bir şekilde yaşanmasıyla gerçekleşeceğini birçok esasta tekrarlamaktadır. Sûfîliği yanında fıkıhçı olmasıyla fıkıh-tasavvuf ilişkisini açık ve net ortaya koyan Şeyh Ahmed Zerrûk aynı zamanda İslâmî ilimler olan akaid fıkıh ve tasavvufun birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu işlemektedir.
Geç dönem sufilerinden olmasından dolayı kendisinden önceki tasavvuf literatürüne de hâkim olan Şeyh Zerrûk neredeyse tasavvuf ilminin bütün meselelerini 226 kaidede inceleyerek özetlemiştir.
Tasavvuf’un tarifi ve mahiyetinin ne olduğunu açıklayarak başlayan eser, ilim öğrenmenin metotları, mezheplerin oluşumu ve sufilerin mezheplere bağlılığı, riyazatlar, Fıkıh-Tasavvuf ilişkisi, Tasavvuf’ta bir şeyhe bağlılık neden gereklidir?, Tasavvuf kitaplarından nasıl yararlanılabilir?, farklı tarikatların dayandığı usuller, Hallac-ı Mansur ve İbn Arabi gibi sufilerin durumları, nefis terbiyesinde tedrici hareket etmek, tasavvufta sema meclislerine katılmanın şartları, dualar ve zikirlerin faydaları, vecd hali, keramet, teberrük, zühd, uzlet, vesveseden kurtulma, kötü ahlakın tedrici olarak yok edilmesi gibi konuları ele alan kaidelerle devam etmektedir. Eserde tartışmalı pek çok konu da açıklığa kavuşturulmuştur.
Tasavvufun Kâideleri tasavvufu kaide ve esaslar şeklinde ele alan ve sistematik bir bütünlük içinde sunan sahasındaki tek eserdir.