Tükendi
Gelince Haber VerBir yolculuğa çıkıyoruz bu romanda, elimizde valizimiz yok. Yalnız yapayalnız tek başımıza… Tek gidişlik bir bilet aldık, ardımıza bakmamak için… Müthiş bir maceranın bizi beklediğini düşlüyoruz, bir kara deliğin bizi beklediğinden habersiz… Zira gülümseyerek bakıyor bize sosyal medya, davetkâr gözleriyle.. Gel diye çağıran sesi iç sesimiz oluyor… Gidiyoruz, ardımıza bile bakmadan bin bir umutla… Yalnız, yapayalnız tek başımıza. Sınırsız bir âlemde sonsuzluk solumayı beklerken tıkanıyor nefesimiz. Virüsler çoğalıyor benliğimizde. Can çekişen bedenimiz değil, kırılan kimliğimiz.
...
Sosyal medya, bireysel yolculukların gizli merkezi adeta. Çoğu zaman kalbimizin yansıdığı bir ayna. İçimizde gizlediğimiz benleri bulduğumuz bir merkez. İç sesimizin karşılığını bulduğu bir yankı. Gizli bir dünyanın tek kişilik kralığı. Sır gibi sakladığımız hislerimizin hayat bulup yol aldığı yolculuk yaptığı bir serüven. Kişiliğimizi kimliğimizi tanıdığımız tanımladığımız bir alan. Her bireyin yolculuğu kendine ait kendine özel demek istesem de o noktada duruyorum. Sosyal medya tüm insanları kendi ağıyla örmüş bir örümceğin yuvası sadece.