Tükendi
Gelince Haber VerSiz yok musunuz siz...
“Sen ‘mesleğin ne’ diye sorulduğunda, en tereddütsüz ve en kararlı sesiyle ‘ben bir devirenim’ cevabı veren birini tanıdın mı hiç dostum?”
Behiç, amacını devrim bilmiş, hayatını bu uğurda tüketmiş bir mahkûm. Ancak demir parmaklıklar ardındaki acı gerçek, deviricilerin ekseri çoğunluğunun sonunda kendini devirdiğidir.
Bu kitap, amaçsızlığın modern bir kanser gibi ruhu sardığı bir çağda, hapishanenin panoptik düzeninde eski komün kardeşliğinin ve büyük ideallerin nasıl sessizce yok oluşunu anlatır. Behiç, bu yalnızlığın en derin noktasında, kendisini adının ön hecesinden yoksun HİÇ yalınlığıyla severken bulur.
Yıkılmış bir hayattan filizlenen son umut, dilden felsefeye uzanan bir hesaplaşma ve bir devirenin son nefeste sarıldığı hüzünlü hakikat.
Bu, kuyruğu koptukça yenilenen bir amaç arayışının ve yalnızlıkta bulduğu erdemin sarsıcı monoloğudur.