Tükendi
Gelince Haber VerBu kitabı yazarken en çok çocukların sessizliğini duydum. Bir çocuğun “biraz dinlenmek istiyorum” deyişinin bile suçlulukla karıştığı bir çağda yaşıyoruz. O yüzden bu kitap, sadece çocuklar için değil; kendi çocukluğunu yolda bırakan biz yetişkinler için de yazıldı.
Ben bu sayfalarda ne ders verdim, ne formül sundum. Sadece aynayı tuttum. O aynada bazen yorgun ebeveynleri, bazen kaygılı öğretmenleri, bazen de başarı uğruna nefes almayı unutan küçük kalpleri gördüm.
Performans, modern dünyanın görünmez tanrısı haline geldi. Artık çocuklar oynamıyor - planlanıyor. Sevgi ölçülüyor, merak programlanıyor, hata yapma hakkı bir kusur sayılıyor. Ama ben inanıyorum ki, insanın en büyük yeteneği mükemmel olmak değil; kendisi olmaktan vazgeçmemektir.
Bu kitapta teoriler, kuramlar, psikolojik modeller var evet…Ama asıl derdi, hepimizin içinde büyüyen o sessiz yorgunluğu görünür kılmak. Çünkü hiçbir eğitim sistemi, bir çocuğun gözündeki ışığı geri getiremez. O ışığı koruyacak olan, anlamdır.
Eğer bu kitabı elinizde tutuyorsanız, muhtemelen siz de o sessizliği fark ettiniz. O zaman birlikte soralım:
“Eğer başarı her şeyse, neden bu kadar yorgunuz?”
Ben bu sorunun cevabını ararken şunu fark ettim: başarı bir hedef değil, bir yan etkiymiş. Asıl olan, merak etmeye cesaret etmekmiş.
Bu kitap, ne yapılması gerektiğini anlatmaz; sadece neden bu kadar yorulduğumuzu sorgular. Ve belki de tam bu yüzden, bir başlangıçtır.
Çünkü performans biter. Ama anlam kalır.
- Doç. Dr. Yeşim Sırakaya