Tükendi
Gelince Haber VerO Yaz Çok Sıcaktı, yalnızca geçmişe -bir mevsime, bir döneme bakmaz, bugüne de seslenir. Çetin Yiğenoğlu, tarihsel bir olaydan yola çıkarak yalnızca bir grevi değil; korku, iktidar, direniş ve vicdan arasındaki ince çizgiyi anlatır. Roman boyunca emniyet müdüründen işçi temsilcisine, aydın kadınlardan adsız emekçilere uzanan geniş bir karakter galerisi Cumhuriyetin erken yıllarındaki toplumsal kırılmaları bütün canlılığıyla gözler önüne serer. Anlatı, belgesel titizliğiyle kurulmuş arka planı; şiirsel, yer yer sert ama her zaman insana dokunan bir dille buluşturur.
1927 yazında Adana`da yükselen sıcak, yalnızca gökyüzünden gelen değil; emekten, adaletsizlikten, bastırılmış öfkeden de gelir. Demiryolu işçilerinin ekmek kavgası, bireysel kavgalarla devlet aklı yerel gerilimlerle küresel çıkarlar arasında sıkışırken bir "an"ın her şeyi değiştirebileceği duygusu romanın merkezine yerleştirilir. O Yaz Çok Sıcaktı adı bir alegoridir. Ardında dört kadının -Aliye/Aline`in, Kara Mara`nın, Behice`nin, Süheyla`nın- öyküsü var. Şimendifer/demiryolu grevi günlerinde yaşanan bir aşk ekseninde pederşahi sisteme başkaldırılırken feodal yapıya ağır eleştiri yöneltilir. Tanzimatın yoz asortikleriyle Cumhuriyet modernistlerinin çatışması yer yer kartografik yapıda verilir. Sürrealist, fantastik unsurların da bulunduğu romana karnaval havası egemendir.