Tükendi
Gelince Haber VerHollandalı şair Martijn Benders O Kolle Tiktakörümöcek adlı şiir kitabı ile ilk kez Türkçede: “İşte orada yürüyor, / kahraman gelecek – / zihnin hurdalığından arındırılmış.”
Benders, O Kolle Tiktakörümcek‘te modern dünyanın dayattığı akılcılığa karşı metafizik bir özgürlük alanı yaratıyor. Lirik, hicivli ve absürt öğelerin kusursuz dengesiyle inşa edilen kitap, okuru gündelik dilin sınırlarının dışına çıkarıp türetilmiş, uydurulmuş sözcüklerin vahşi coğrafyasına davet ediyor. “Yoğunyel”, “kapıheyy”, “Çizi-tıkırt”, “tep-ten” ve “zom zom” gibi sözcüklerle örülü bu dil, kitapta alıntılanan Manoel de Barros’un dizelerine atıfla, belki “elekle su taşımaya” benzer, ama mucizeler de yaratır, bela da çıkarır, yadırgatıcılığıyla büyük bir keyif de verir.
Korona döneminde kızına kavuşmak için yasaklara rağmen sınırları aşan bir babanın otomobille Toskana üzerinden Türkiye’ye uzanan tuhaf yolculuğunun ardından yazılan bu şiirler, dilin ve şiirin sınırları zorlayan özgürleştirici işlevini gözler önüne seriyor. Benders, okuru Toskana’nın insansız meydanlarından Polonya’nın Sniezna Kopa dağlarına, oradan da içsel bir yalnızlığın derinliklerine götürürken dilin tıpkı bir mantar gibi her türlü engeli aşıp yeniden filizlenebileceğini kanıtlamak ister gibidir.
O Kolle Tiktakörümcek, hayal gücünün her şeyin üzerinde olduğu bir dünyada, okuru bir “büyücü” olmaya, ellerine bakarak kendi “taççıklarını” keşfetmeye ve dans etmeye çağırıyor. Şiir, sadece okunacak bir metin olmaktan çıkıp içinde yaşanılacak ve dans edilecek bir özgürlük alanına dönüşüyor.
“Yuhuu, yalan yok!”