Menü
Hesabım
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol
Sepetim

Moda’nın Son Azizi

Üretici Liste Fiyatı
300,00 TL
231,00 TL
%23 İndirim
Kazancınız
69,00TL
Parapuan: 231
Alışveriş listeme ekle

Tükendi

Gelince Haber Ver
Moda’nın Son Azizi
Türü : Roman
Kapak : Ciltsiz
Sayfa Sayısı : 152
ISBN : 9786052604571
Basım Yılı :
Kağıt Tipi : 2. Hamur

Mert Gürsoy, bu romanında Moda’nın geçmişini, mimarisini, burada yaşamış ve semtte iz bırakmış pek çok kişiyi bugünle yan yana getiriyor. Yazar, Moda’nın her ayrıntısını ince ince işleyerek okuru Moda’nın sokaklarında ve tarihinde bir gezintiye çıkarıyor. Eskiden beri yazarların, müzisyenlerin ve farklı inançlardan, dillerden insanların gözdesi olan semt, romanda tek bir apartmanda buluşan çok sesli bir insan manzarasına dönüşüyor.
Aynı binada yaşayan sakinler, geçmişin izlerini taşıyan duvarlar arasında bambaşka hayatlar sürerken Moda’nın değişmeyen ruhu hepsini görünmez bir bağla birbirine bağlıyor. Atilla, Alen, Nevzat, Zuhal, Tonton Efendi… Hepsi de en az Moda kadar renkli ve farklı… Semt, her birinin yaşamına farklı şekillerde damgasını vuruyor.
Bu tarihi bir roman değil. Gerçekle düş gücünün zaman zaman yer değiştirdiği, sokakların canlandığı, binaların dile geldiği ve geçmişin ruhlarının Moda sokaklarını arşınladığı gizemli ve mistik bir rüya… Moda’nın Son Azizi, bir semtin geçmişini ve değişimini anlatırken insanın değişmeyen arayışlarını da gözler önüne seriyor: ait olmak, hatırlamak ve kendine bir yer bulmak.

Akşamüzeri oluyordu yavaştan. Karşıdan, Moda yönüne doğru gelen gençlerden bunu anlayabilirdiniz, güneşe veya saate bakmaya ihtiyaç duymadan. İşini gücünü veya okulunu o günlük sonlandıranlar, bir nefes almaya Moda yoluna düşen insanlardan... Dünyanın derdi, gamı geride kalmıştı. Atilla da yumuşak başlı Moda’nın tez canlı kardeşi Kadıköy’e kavuştuğu göbeğe varmıştı. Bu küçük meydanda, neresi Moda neresi Kadıköy anlamak mümkün değildi. Aynı anneden doğan bu iki kardeş nasıl derinlerde aynı mayadan var oldularsa, bu buluşum noktası da boş vermiş bir bohemliği ve gençliğin verdiği tutkulu bir mondenliği aynı anda sırtlamış gibiydi. 
Bir kez daha karşısındaydı taş bina tüm haşmetiyle. Yine tanışamamışlardı. İri, heybetli ve soğuktu. Uzak durdukça ilgiyi arttırıyordu. Ulaşılamadıkça peşinden koşturuyordu. Merak ediyordu hikâyesini gördüğünden beri. Ancak nasıl yeni gelen bir belanın önceki dertleri unutturmak gibi bir faydası varsa hayatta, Alen’in garip tavırlarını çözme dürtüsü, taş binanın geçmişine olan ilgisini perdelemeye başlamıştı.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.