Tükendi
Gelince Haber VerYeryüzünde adı ve soyadı, kendi müstesna yaradılışını bu kadar tam ve mükemmel tavsif eden bir bahtiyar ebediyet yolcusu daha var mıdır bilmem... diye başlıyor Tevetoğlu sözlerine. Bir hakikat olarak Enis Behiç, soyadının hakkını veriyor şiirlerinde ve yüreğindeki koru döküyor her bir dizesine.
Enis Behiç, şiirlerinde benliğinin tüm nahif edasını hissettirir okurlarına. İnce, zarif endamı şiirlerine yansır ve kalemi, tüm kelimeleri tıpkı bir kuş tüyünün mürekkebe batırılıp kâğıdı okşamasıyla vücut bulmuş gibi bir hassasiyet taşır.
Dizelerinde kimi zaman bir kadının hayalini fısıldarken kimi zaman yüreğindeki vatan aşkını haykırır. Kimi zaman sevdasına yenilen bir âşıktır kimi zaman ise tüm insanlığı, kendisini de içine katarak eleştiren bir tenkitçi. Kimi yerde sevgilinin dizlerinin dibindeki huzura ortak ederken okurunu, bir anda Çanakkale şehitleri için duyduğu hüzünle doldurur ruhunu.
Eser sayfalarını aralayan her şiirsevere Enis Behiç’in “kor yüreğindeki” kıvılcımları armağan etmektedir. Yüreğinde Enis Behiç’in kıvılcımlarından birini büyütüp alevlendirmek isteyen her okur, muhakhak ki Miras ve Güneşin Ölümü’nü okumalıdır.