Tükendi
Gelince Haber VerBu kitap sıradan bir tarihi anlatmıyor...
Bir yok etme sistemini ifşa ediyor. Kanada’nın yerli halk çocuklarına uyguladığı bir asimilasyon ve soykırım politikasını anlatıyor.
Kanada’da 19. yüzyıl ortalarından 20. yüzyıl sonlarına kadar on binlerce yerli çocuk, “uygarlaştırma” ve “medenileştirme” söylemleri ardına gizlenmiş devlet kilise iş birliğiyle ailelerinden koparıldı. Ana dilleri susturuldu, kimlikleri inkâr edildi, kültürleri yasaklandı, hafızaları silindi, bedenleri insan onurunu hiçe sayan, tıbbi araştırma ve deneylerin uygulama alanı hâline getirildi. Birçoğu eve hiç dönemedi. Dönenler ise başka bir kimlik ve kişilikle döndü.
Bu araştırma, Kanada’nın yerli halk çocuklarına uyguladığı yatılı okul sistemini, sıradan bir asimilasyon politikası olarak değil; planlı, programlı, çok katmanlı, kuşaklar arası süren ve sonuçlar doğuran bir soykırım olarak ele almaktadır. Kanada Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu Raporu, sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı raporlar, bilimsel araştırmalar ve hayatta kalanların tanık ifadeleri üzerinden ilerleyen bu kitap; devlet ile kilise arasındaki iş birliğini, bu iş birliğinin çocuk bedenleri ve kimlikleri üzerindeki yıkıcı etkilerini ve inkârla çevrili tarihin bugüne uzanan toplumsal ve etik sonuçlarını ortaya koymaktadır.
Sayfalar, devletin bir yerli halkın ana dilini, yerli çocukların kimliğini ve bedenlerini nasıl bir yok etme aracına dönüştürdüğünü gözler önüne seriyor, eğitimin nasıl bir silaha dönüştürüldüğünü gösteriyor.
Bu kitap, unutmaya karşı, unutturulmaya karşı yazıldı.
İnkâra karşı...
Ve “bir daha asla” sözünün içinin boşaltılmasına karşı... Böyle bir tarih gerçekten yaşandı ancak bitti mi?