Tükendi
Gelince Haber VerFethü’r- Rabbânî, bizden önce dilimize çevrilmemiştir. Bu gibi eserleri, edebiyatımıza aktararak Müslüman kardeşlerimize kazandırmak bize nasip oluyor. Bunun için Allah’a hamd ederiz.
Bu eser, ilk bakışta, Geylânî Hazretlerinin vecd ve aşk hayatını anlatmaz gibi gözükür. Fakat, biraz okumaya koyulunca, insanı şu varlığın ötesine ittiği hissedilir.
En tahsilsiz biri dahi, kolay anlar ve derinliğine inebilir.
****
Ey okuyucu kardeş! Sana sunduğumuz bu kitap sıradan bir eser değildir. Onun müellifi, ucu Resûllerin Seyyidi`ne varan nurânî bir silsilenin içindedir. O kâmil bir mürşiddir. Onun eline, eteğine yapışan kurtulur.
Bilinmelidir ki, mürşidi, olmayanın mürşidi şeytandır. «Ben yolumu kendim bulurum; rehbere, kılavuza ihtiyacım yoktur! diyenler yanılıyorlar. Bu deniz, nice kılavuzsuz gemiyi yutmuştur.
İnsan sadece kendi aklıyla doğruyu bulabilseydi, Peygamberlere lüzum olmazdı.
Peygamberlerin her devirde vekilleri ve halifeleri vardır. Onları dinlemek, peşlerinden gitmek gereklidir.
Ey kardeş! İnsan sırf kupkuru bir ilimle yücelemez. Timin yanında aşk, şevk, ruhânî neş`e, coşkunluk, gönül enginliği, duygu zenginliği olması şarttır. Bu işler göz yaşı olmadan olmaz. Dünya gömleğini parçalamazsan âhıret hil`ati giymen çok zordur. Bu işler ehlullahla birlikte olmakla mümkün olur.
Kardeşler! Geliniz hicret edelim: Cehilden ilme; riyâdan ihlâsa; zulümden adalete; isyandan itaate; gafletten uyanıklığa, fesattan salâha; kirden temizliğe; şehvetten iffete...
İçinde yaşadığımız hasta ve şeytânî medeniyetin boğucu havasından sıyrılalım ve İslâm büyüklerinin nurlu öğütlerine kulak vererek taze bir can bulalım.
Bu kitap, aydınlığa ve temiz havaya açılan bir kapıdır.