Tükendi
Gelince Haber VerŞâir yaşadığı çağın şahididir. Kendi iç âlemindeki ıstıraplardan daha çok yaşadığı çağda, aynı inanç ve medeniyeti paylaştığı insanların yaşadığı her hadise, şaire derinden tesir eder.
Şair, yaşadığı cemiyetin sıradan bir ferdidir. Cemiyetin düşünceleri, duyguları, acıları, elemleri, kederleri, neşeleri, ıstırabları… şairin de birebir yaşadıklarıdır.
Şairi cemiyetten farklı kılan, her hadiseye, düşünceye ve duyguya, şair nazarıyla bakıp onu şiirlerine aksettirebilmesidir.
Şair bu sebeple aynı zamanda konuştuğu lisanın bir işçisidir. Lisanın bütün imkanlarını sonuna kadar kullanarak, çağını gelecek çağlara taşır.
Şair, imanının, aşkının, ilminin, kültürünün, lisana hakimiyetinin ve hassasiyetinin büyüklüğü nisbetinde büyük şairdir. Klasik şiirimiz de bin yıllık medeniyetimizin her türlü güzelliğinin ve hayata akseden taraflarının mısralar arasında yer aldığı uçsuz bucaksız bir ummândır.
Elinizdeki “Hilâl’in Hüznü”, 20. Ve 21. Asırda Türk Milleti’nin içinden geçtiği bütün manevi, siyasi, iktisadî buhranların şairdeki akislerinden ibarettir.