Tükendi
Gelince Haber VerHans-Georg Gadamer’de Dilin Geleneği Geleneğin Dili Gadamer’e göre dil, modern dönemin araçsal yaklaşımının aksine bütün bir varlık aleminin temelini oluşturan bir ortam olarak asli bir konumda bulunur. Bununla birlikte insanın dışına çıkamayacağı bir tarihsellik içerisinde bulunması onun daima gelenek içerisinde yaşadığı anlamına gelir. Her ikisi de bütün bir varlık aleminin zemini olarak görülen dil ve gelenek arasında dilin daima bir gelenek içerisinde yaşadığı ve aynı şekilde geleneğin de daima dilsel bir ortamda varlığını sürdürdüğü karşılıklı bir ilişki söz konusudur. Dilin iletişimi sağlayıp varlığını sürdürmesi sabit, değişmeyen bir dil geleneğine dayalıdır.
Aynı şekilde gelenek de en temel anlamı itibariyle otoriteyi yani sabitliği betimler. Diğer yandan Gadamer’de dilin yalnızca insanlar arasında iletişimi sağlayan bir araç olmaktan öte yaşayan bir dil olması onun değişmekte olduğunu ifade eder. Gelenek de sabit bir otoriteye işaret etmekle beraber aktarıldığı ortamdaki insanlar tarafından yeniden yorumlanıp değiştirilmeye müsaittir. Bu açıdan dil ile geleneğin bu münasebeti sabitlik ve değişkenlik diyalektiği içerisinde gerçekleşmektedir