Tükendi
Gelince Haber VerBu eser, İslâm düşünce tarihinde hadislerin kabul ve reddi meselesini, Sünnî geleneğin iki temel yaklaşımı olan Ehl-i Hadis ve Hanefî usulü çerçevesinde karşılaştırmalı olarak ele almaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’den sonra İslâm’ın ikinci temel kaynağı kabul edilen hadisler, sübût bakımından Kur’an ayetleriyle aynı kesinliğe sahip olmadığından, Hz. Peygamber’e aidiyetleri ve bağlayıcılıkları konusunda farklı değerlendirme ölçütleri geliştirilmiştir. Bu durum, hadislerin kabulü ve reddi hususunda ekoller arasında metodolojik ayrışmalara yol açmıştır.
Çalışmanın temel amacı, Ehl-i Hadis ve Hanefî usulcülere göre hadislerin hangi ölçütlere göre kabul veya reddedildiğini sistematik biçimde tespit etmek ve bu ölçütleri mukayeseli olarak incelemektir. Bu çerçevede eser, klasik hadis tenkidi kavramından ziyade “hadislerin kabul ölçütleri” kavramını merkeze almakta; uygulamada zayıf olduğu hâlde kabul edilen veya sahih şartlarını taşıdığı hâlde reddedilen rivayetlerin gerekçelerini açıklamayı hedeflemektedir.
Eser, giriş ve iki ana bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde konunun önemi, amacı, kapsamı ve kavramsal çerçevesi ele alınmakta; Ehl-i Hadis, Hanefî usulcüleri, hadis, sünnet, haber, rivayet, isnad ve metin gibi temel kavramlar açıklanmaktadır. Birinci bölümde hadislerin kabul ölçütleri; râviyle ilgili ölçütler (adâlet ve zabt), isnadla
ilgili ölçütler (ittisal, inkıtâ ve illet) ile metin ve muhtevayla ilgili ölçütler başlıkları altında, her iki ekolün yaklaşımı doğrultusunda incelenmektedir. İkinci bölümde ise kabul ölçütlerine göre hadislerin sınıflandırılması ele alınmakta; makbul ve merdud hadis kavramları, Ehl-i Hadis ve Hanefî usulüne göre değerlendirilmekte ve bu ayrımın fıkhî-pratik yansımaları tartışılmaktadır.
Sonuç olarak eser, hadis usulü ile fıkıh usulü arasındaki metodolojik ilişkiyi ortaya koyan, ekoller arası farklılıkları nesnel biçimde analiz eden ve hadislerin kabul ölçütlerine dair literatüre bütüncül bir katkı sunan önemli bir akademik çalışmadır.