Tükendi
Gelince Haber VerOkulun alt katında gizli bir oda olduğunu bilseydin içeri girer miydin?
Peki ya o odada eski bir defter, kocaman bir 40 sayısı ve tuhaf görevler seni bekliyorsa?
Biz girdik.
Hem de hiç hazır değilken!
Önce sadece telefonumuza kaç kere baktığımızı sayacaktık.
Elimiz neden durmadan telefona gidiyor?
Gerçekten bir şey mi kaçırıyoruz, yoksa başka bir şeyden mi kaçıyoruz?
Sonra boşlukla, sessizlikle, sorularla baş başa kalacaktık.
(Tabii ben, beni bir gölge gibi izleyen penguenle de baş başa kaldım...)
Neler olacağını bilmiyorum. Ama bu kırk günün sonunda kendimi biraz daha iyi duyacağımı, içimdeki penguenle biraz daha iyi geçineceğimi hissediyorum.
Ve galiba en zorlu görev, kendimizi keşfetmemiz olacak.
Sence başarabilecek miyiz?