Tükendi
Gelince Haber Ver Bütün bunlar aynı eski hakikatin farklı dillerdeki yansımalarıdır.
Hindu geleneğinin Agarttha’sı. Kabala’nın Şekinah’ı ve Metatron’u. Kelt efsanelerinin Graal’ı. Tevrat’ın Melki-Tsedeq’i. Yunan düşüncesinin Omphalos’u. Talmud’un Luz’u. Tibet’in Şambala’sı. Farklı isimler. Farklı diller. Farklı çağlar. René Guénon 1927’de Paris’te yayımladığı bu kitapta tek bir iddia ortaya attı: bütün bu semboller aynı gerçeği gösterir — dünyanın görünmez ruhanî merkezini. Gelenekler bu merkezi unutmuş olabilir; ama merkez unutulmamıştır. Guénon, yirminci yüzyılın en sıra dışı düşünürlerinden biri. Fransa’da yetişti, İslâm’a girdi, Kahire’de yaşadı ve öldü. Modern dünyanın bunalımını, niceliğin niteliğe galebesini ve geleneğin yitişini en keskin biçimde tahlil eden yazar. Mircea Eliade’ı, Frithjof Schuon’u, Martin Lings’i, Seyyed Hossein Nasr’ı besleyen kaynak. Bu kitapta on iki bölüm, tek bir merkeze doğru iner: Krallık ve Pontifikat. Üç Yüce İşlev. Graal’ın Sembolizmi. Melki-Tsedeq. Luz ya da Ölümsüzlük Meskeni. Kali-Yuga’da Gizlenen Yüce Merkez. Omphalos ve Bétyl’ler. Manevî merkezlerin adları, yerleşimleri ve sonuçları.
Guénon bir yerde şöyle yazar: “Dış görünüşe takılıp kalan için bu anlatılar akıl-dışıdır. Ama sembolü okumayı bilen için için, aynı hakikat her perdenin arkasından bakmaktadır.”