Tükendi
Gelince Haber VerBir ailenin geçmişindeki duygusal travmalar kuşaktan kuşağa nasıl geçer?
Çağdaş İrlanda edebiyatının usta isimlerinden Anne Enright, benliğe doğru büyüleyici bir yolculuk sunduğu Çitkuşu’nda bir ailenin üç kuşağını temsil eden kadınları, aralarındaki ilişkileri ve duygusal bağları kaleminin ucuna takıyor.
Biçem konusundaki dehasıyla okurun iç dünyasına nüfuz etmeyi başaran yazar, insanın insana aktardıkları hakkında düşündürürken aile içinde yaşanan ve sonraki kuşaklara sirayet eden travmaları anlamlandırmaya yoğunlaşıyor.
Bireyin kalabalıklar içindeki yalnızlığını şiirsel yankılarla dindiren bu melodik roman, aile bağlarının boğuculuğu üzerine ince esprilerle bezeli bir hikâye anlatıyor.
“Kuş kendisinden ibaretti işte. Herhangi birimiz buraya gelmeden uzun zaman önce de vardı, hepimiz gittikten uzun zaman sonra da var olacak.” Peki ya insan? O neyi devralıp neyi miras bırakacak? Umut, hayal kırıklığı, sevgi, neşe, yetenek, merak, zekâ, travma mı?
Carmel, tüm yaşamını yalnızlık içinde geçirmiş bir kadınken kızı Nell’in doğumuyla birlikte yalnızlığı daha da derinleşir. Nell, annesinin manevi yükleri altında günden güne ezilirken, anne kızın aralarındaki karmaşık ilişki zamanla duygusal bir devinime dönüşür. Kendi seçtiği hayatı yaşamak isteyen Nell, köklerinden kopabilmek için evden ayrılmayı planlarken Carmel ise, ünlü bir şair olan babası Phil’in, annesi Terry’nin ve kardeşi Imalda’nın gölgesinde kanamaya devam eden çocukluk yaralarını sarmaya çalışmaktadır...
2007 Man Booker Ödülü’nü alan Anne Enright’ın, yarattığı karakterler ve gerçekçi kurgusuyla dikkat çeken romanı Çitkuşu, 2024 yılında The Writers’ Prize’a (Yazarlar Ödülü) layık görüldü.