Tükendi
Gelince Haber VerKARANLIK SANILAN BİR ALTIN ÇAĞIN İKİ ZİRVESİ, BİLİM TARİHİNİN AKIŞINI DEĞİŞTİREN İKİ RAKİP DEHA...
“İbn Sina ve Birûni gibi dünyanın en büyük iki âlimini geniş kitlelere tanıtmak için çok önemli ve yararlı bir kitap. S. Frederick Starr’ın bu enfes çalışması, bu iki dâhinin çığır açan eserlerini açıklarken başarılarını hak ettikleri bağlama oturtuyor.” — Peter Frankopan
* * *
Kayıp Aydınlanma kitabı ile Orta Asya’nın dünya medeniyetinin kenarında değil tam da merkezinde yer aldığı unutulmuş bir altın çağı gün ışığına çıkaran S. Frederick Starr,
bu kez o benzersiz yükselişi mümkün kılan iki olağanüstü dâhinin izini sürüyor. Çağları Aşan Dâhiler’de Starr, ilk kitabında anlattığı büyük entelektüel hamlenin doruk noktasına, İbn Sina ve Birûni’nin hem kesişen hem çatışan hayatlarına odaklanıyor.
* * *
Bin yıl önce, bugünkü Özbekistan ve çevresinde doğan bu iki düşünür; tıp, felsefe, matematik, gökbilimi, coğrafya ve doğa bilimlerinde çağlarını aşan keşiflere imza attılar.
Birûni Dünya’nın çevresini 16. yüzyıla kadar kimsenin ulaşamayacağı bir isabetle hesapladı, Güneş merkezli bir evren ihtimalini tartıştı ve Amerika kıtasının varlığını Kristof Kolomb’dan beş asır önce öngördü.
İbn Sina ise felsefe ve metafiziği yeni bir bütünlük içinde ele alarak Avrupa düşüncesini derinden etkiledi; el-Kanun fi’t-Tıb adlı eseri yüzyıllar boyunca Avrupa’dan Hindistan’a kadar tıp eğitiminin temel metni oldu. Her ikisi de Antik Yunan mirasını ve kendilerinden önceki İslam düşüncesini devralıp özgün katkılarıyla aşmayı başardı.
Çağdaş ve hemşehri olan İbn Sina ile Birûni, aynı zamanda amansız rakiplerdi. Aralarındaki mektuplaşmalar ve sert entelektüel tartışmalar, dönemin bilimsel ufkunu genişleten yaratıcı bir gerilim doğurmuştu. Siyasi kargaşanın, iktidar mücadelelerinin ve sürgünlerin gölgesinde, bağımsız düşünceyi ve aklî sorgulamayı ısrarla savundular.
Kayıp Aydınlanma’da Orta Asya’nın düşünce iklimini inşa eden şehirler, ağlar ve kültürel ortam sahneye çıkmıştı; Çağları Aşan Dâhiler ise bu sahnenin başrollerini aydınlatıyor. Starr, İbn Sina ve Birûni’nin çalışmalarını yaşadıkları çağın bağlamına yerleştirerek, Orta Çağ’da Arapça kaleme alınmış bu eserlerin Avrupa Rönesansı’nı nasıl haber verdiğini ve beslediğini çarpıcı biçimde gösteriyor.
Çağları Aşan Dâhiler, Batı merkezli ilerleme anlatılarını sorgularken, bilimsel merakın ve entelektüel cesaretin evrensel tarihine güçlü bir katkı sunuyor.