Tükendi
Gelince Haber VerAslında bu kitapta anlatacağım yalanların çoğu hiç de “beyaz” değil. Hatta bir kısmı düpedüz siyahtır. Ama adına “Beyaz Yakalılar” denilen bu dünyanın içinde söylenen pek çok yalan, ölümcül olmasa da insanların hayatını sessizce zehirleyecek kadar güçlüdür. Ben de tam olarak buna dikkat çekmek istedim.
“Beyaz yalan” diye hafifletilen, geçiştirilen, normalleştirilen şeylerin; iş hayatında çoğu zaman bir çalışanın emeğine, huzuruna, gelirine, hatta bazen geleceğine mal olduğunu gördüm. Bu yüzden kitaptaki “beyaz” kelimesinin yanına ünlem koydum. Çünkü burada “beyaz” olan şey masumiyet değil; çoğu zaman üstü örtülmüş adaletsizliktir.
Patronların, yöneticilerin ya da sistemin “o kadar da önemli değil” diyerek yoluna devam ettiği birçok şey, o yapının altında çalışan insanlar için hiç de küçük değildir. Bazen bir eksik maaştır, bazen bir mobbing cümlesi, bazen bir prim oyunu, bazen de insanın kendine olan saygısından azar azar eksilen bir parça…
Bu kitapta bazı yalanların altını özellikle çizdim, bazılarının ise zaten anlatılanların içinde kendiliğinden görüneceğini düşündüm. Çünkü günün sonunda beyaz yakalı hayatı çoğu zaman firmaların, yöneticilerin ve sistemin ürettiği küçük ya da büyük yalanlar üzerine kuruludur.
Bu düzenin kısa sürede düzeleceğine çok inanmıyorum. Ama geçmiş bana şunu öğretti: Hiçbir düzen, hiçbir kibir, hiçbir çürümüş sistem sonsuza kadar sürmez.
İşte bu yüzden hâlâ umudum var.