Tükendi
Gelince Haber VerBazı hikâyeler anlatılmaz.
Bekler.
Arzu’nun hayatı, dışarıdan bakıldığında eksiksizdir. Sorular sormayan bir düzen, güvenli bir akış… Günler birbirini izlerken, her şey olması gerektiği gibidir. Ta ki Erdem’in varlığı, geçmişin gerçeklerini geçip geçmediğini düşündürene kadar.
Bazen bir suskunluk, uzun bir cümleden daha fazlasını taşır.
Bazen hatırlamak bir hak değildir; bir yük, hatta geri dönülmez bir eşiğin adıdır.
Anahtar, iki insan arasında kurulan bir yakınlığın çok ötesinde, belleğin karanlıkta kalan odalarına açılan bir anlatı. Bu roman cevaplar sunmaz, yol göstermez, teselli etmez. Okuru bir kapının önünde durdurur ve şunu sorar:
Geçmiş gerçekten geride mi kalır,
yoksa doğru anahtarı bekleyerek sessizce varlığını mı sürdürür?
Ve en sonunda, fısıltı gibi gelen o soru kalır:
Her kapı açılmak zorunda mı