İmam Gazzâlî (H. 450, M. 1058, Horasan/Tûs - H. 505, M. 1111 Horasan/Tûs), fıkıh, kelâm, tasavvuf, felsefe, mantık ve ahlâk alanlarında kalıcı etkiler bırakmış büyük bir İslâm âlimidir. Küçük yaşta ilimle tanışarak, Cürcân ve Nîşâbur’da dönemin önemli hocalarından dersler almış; özellikle İmamü’l-Haremeyn el-Cüveynî’nin öğrencisi olarak kelâm ve usûl alanlarında sivrilmiş, bu birikimle Büyük Selçuklu devrinin en itibarlı kurumlarından Bağdat Nizamiye Medresesi’ne müderris tayin edilmiştir. Şöhret ve makamın ortasında bilginin kesinliği üzerine yaşadığı zihnî/ruhanî sarsıntı ve bunun neticesinde ilmi yalnızca teorik bir birikim olarak değil, kalbi ve hayatı dönüştüren bir hakikat disiplini olarak yeniden konumlandırmasıyla kendisine “Hüccetü’l-İslâm” (İslâm’ın Kanıtı/İslâm’ın doğruluğunu ilmiyle ortaya koyan kişi) ünvanı verilmiştir.
İmam Gazzâlî ne sadece bir filozof ne yalnızca bir kelâmcı, ne de salt bir mutasavvıftır. O, akıl ile vahyi, ilim ile ahlâkı, düşünce ile hayatı bir bütün olarak ele alan nadir isimlerden biridir. İslâm düşüncesinde felsefeyle hesaplaşmış, kelâmı yeniden yapılandırmış, tasavvufu şeriat zeminine oturtmuş ve bütün bu alanları “tevhid” merkezli bir anlayışta buluşturmuştur. Bu yüzden Gazzâlî’yi anlamak, tek başına bir şahsiyeti tanımaktan çok İslâm düşüncesinin en kritik kırılma noktalarından birini kavramak anlamına gelir.
İmam Gazzâlî Eserleri Nelerdir?
İmam Gazzâlî’nin eserleri, onun çok yönlü ilmî kişiliğini ve geçirdiği fikrî dönüşümleri açık biçimde yansıtır. Gazzâlî yalnızca tek bir ilim dalında değil; fıkıh, kelâm, ahlâk, mantık, tasavvuf ve felsefe alanlarında eserler vermiş, bu alanları birbirinden kopuk değil, birbiriyle ilişkili bir bütün olarak ele almıştır.
İmam Gazzâlî’ye nispet edilen eserler geniş bir külliyat oluşturur. Bu başlıkların bir bölümü müellifin müstakil telif eserleriyken, bir bölümü ise temel eserlerinden yapılan seçme/derleme metinler ve modern yayım adlandırmalarıdır. Aşağıdaki liste, İmam Gazzâlî’nin her iki grupta yer alan ve literatürde en yaygın biçimde anılan eserlerini göstermektedir.
- İhyâu Ulûmi’d-Dîn: Zâhir ve bâtın ilimleri uzlaştıran bir bütünlük içinde, fıkıh ile tasavvufu kaynaştıran yaklaşım merkeze alınarak; ibadetler ve günlük hayat pratiklerinin yalnız hükmü değil, taşıdığı ruh, anlam ve ahlâkî mesaj da ele alınmakta, bu mesajın fertten aileye ve topluma uzanan etkileri değerlendirilmektedir. Eser, dört ciltte her ciltte onar kitap yer alacak şekilde toplam kırk kitaptan oluşan sistemli bir tertiple sunulmaktadır.
- Kimyâ-i Saadet: İnsanın gerçek saadetinin Allah’ı bilmekle irtibatı merkeze alınarak; insanın yaratılışı, kalp ve ruh, ölüm ve ahiret bilinci gibi temel meselelerle birlikte ilim, tevbe, ibadetler ve muamelât (temizlik, namaz, oruç, hac, zekât, alışveriş, nikâh; helal-haram ölçüleri vb.) başlıkları rehber bir bütünlük içinde ele alınmaktadır.
- Kalplerin Keşfi: Kalbin hâlleri merkeze alınarak, tasavvufî bir çerçevede kalbin durumlarının tespit edilip arındırılması, kalbî hayatın ihyası ve bunun dış davranışlara yansıyan yönleri üzerinden kalbi ıslah etmeye yönelik esaslar ele alınmaktadır.
- Dil Belası: Dilin hayır ve şer yönünden taşıdığı büyük etki merkeze alınarak susmanın fazileti, gereksiz konuşma, yalan, gıybet, alay, tartışma ve dinî konularda ölçüsüz söz söyleme gibi dil âfetlerinin sebepleri ve bunlardan korunma yolları anlatılmaktadır.
- Uzlet: Dünya meşgalesinden uzaklaşılıp kalbin Allah’ın zikrine yönelmesi hedeflenerek uzletin mânevî terbiyedeki yeri ve bu hâlin hangi şartlarda gerçekleştiği ele alınmaktadır.
- Gurur: Gururun (aldanışın) insanı hangi yollarla kuşattığı açıklanarak ilim, mal ve makam gibi alanlarda ortaya çıkan aldanma biçimleri ve bunlardan korunma imkânları ele alınmaktadır.
- Gıybet: Gıybetin mahiyeti ve türleri açıklanarak birey ve toplum üzerindeki zararları ile bu hastalıktan korunma ve arınma yolları ele alınmaktadır.
- Ey Oğul: Bir öğrencinin sorularına cevap mahiyetinde, doğru yola ulaşmada hangi bilgilere yönelinmesi gerektiği ve kimlerin rehber edinileceği öğüt ve açıklamalarla ele alınmaktadır.
- Üç Risale: İhyâ’dan seçilmiş iki bölüm ve Gazzâlî’nin farklı eserlerinden derlenmiş hikmetli nasihatler bir araya getirilerek güzel ahlâk, dostluk ve irşad temaları çerçevesinde sunulmaktadır.
- İlim Kapısı: İlmin ahiret saadetine ulaştıran bir vasıta olduğu vurgulanarak öğrenmenin, öğretmenin ve ilmi ehline aktarmanın dinî değeri ile ilim-amel ilişkisi ele alınmaktadır.
- Aldananlar: İnsanın farklı hâllerde karşılaşabileceği manevî tuzaklar tanıtılarak her hâlin doğurabileceği tehlikelerin fark edilmesi ve kalbin uyanık tutulması ele alınmaktadır.
- Kalbin İlacı: Kibir, bencillik ve benzeri kötü huyların kalbi nasıl bozduğu açıklanarak bu hastalıkların dinî bakımdan mahiyeti, doğurduğu tehlikeler ve kalbin ıslahına yönelik tedavi yolları ele alınmaktadır.
- Dua ve Zikir: İhyâu Ulûmi’d-Dîn’den seçilen bu metinde dua ve zikrin dinî hayattaki yeri merkeze alınarak, kulun Allah ile bağını güçlendiren yönleri ve bu ibadetlerin bilinçle sürdürülmesine dair esaslar ele alınmaktadır.
- İman Kitabı: İmanın kalpte yerleşme biçimleri ve sağlam imanın mahiyeti açıklanarak, ibadet ve zikirle kalbin arındırılması sonucunda marifet nurlarının tecelli edebileceği ve hakikate yönelişin sağlam inanç zemininde gerçekleştiği ele alınmaktadır.
- Vasiyetname: Ölüm karşısında müminin bakışı merkeze alınarak, dünya hayatının faniliği, ölümün bir son değil hakiki hayata geçiş olduğu düşüncesi ve geride kalanlara yönelik ibret ve teselli içeren öğütler ele alınmaktadır.
- Âdâb Kitabı: Dinî hayatın edep boyutu merkeze alınarak, Kur’an ve sünnetin öğrettiği davranış ölçüleri ile sahabe ve ahlâk büyüklerinden aktarılan adap ilkeleri çerçevesinde Müslümanın günlük yaşayışına yön veren esaslar ele alınmaktadır.
- Kalp Risalesi: Kalbin insanın hakikati idrak eden merkezi olduğu açıklanarak, beden uzuvlarının kalbe bağlı “askerler” gibi işleyişi, kalbin ilimle beslenmesi ve bu beslenmenin sâlih amellerle desteklenmesi çerçevesinde insanın mânevî terbiyesinin esasları ele alınmaktadır.
- Tevbe Kitabı: Tevbenin mânevî yolculuğun başlangıcı olduğu vurgulanarak, günahlardan Allah’a yönelişin mahiyeti, tevbenin değeri ve sâlikin istikametini belirleyen temel bir “ilk adım” oluşu ele alınmaktadır.
- İslam Ahlakı: Güzel ahlâkın dinin temelini oluşturduğu vurgulanarak, öfkeyi yenme, affetme, iyilikte sebat gibi ahlâkî erdemlerin Kur’an ve sünnet ışığında değeri ve dünya-ahiret saadetiyle ilişkisi ele alınmaktadır.
- Evlilik Adabı: İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in “Âdetler” bölümünde evlilik konusu merkeze alınarak, evliliğin dinî hayata katkısı, nefsi ve şeytanî etkileri dizginleyici yönü ile evliliğe dair sünnet, edep, maksat ve ihtiyaçların nasıl korunacağı ele alınmaktadır.
- Yemek Adabı: İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in “Âdetler” bölümünde yeme içme konusu merkeze alınarak, yemekte dinî sorumluluklar; farz, sünnet ve adab çerçevesinde ele alınmakta, ayrıca mürüvvet ve yemeğin usulüne dair ölçüler açıklanmaktadır.
- Aşkın Halleri: İhyâu Ulûmi’d-Dîn’den seçilen bu metinde aşk, semâ ve cezbe gibi tasavvufî hâllerin edepleri ele alınmakta; ayrıca musikînin dinlenmesi, müzik aletleri ve bunların hükmüne dair meseleler delilleriyle birlikte açıklanmaktadır.
- Niyet ve İhlas: Niyet ve ihlâsın din yolundaki belirleyici rolü merkeze alınarak, kişinin nefsi ve Rabbi tanıması, dünya-ahiret dengesini doğru kurması ve yönelişini dünyadan ahirete, nefisten Hakk’a çevirmesi çerçevesinde manevî arınmanın esasları ele alınmaktadır.
- Ahlâk Kitabı: Ahlâk, tasavvuf ve metafiziğe dair görüşler açıklanarak bu alanlara ilişkin temel kavramlar tartışılmakta ve metin, “hak yolcusunun” hayatını bu ilkeler doğrultusunda düzenleyip onlardan faydalanması amacıyla yapılandırılmaktadır.
- Âhiret Kitabı: Ölüm gerçeği merkeze alınarak, insanın farklı âlemlerle ilişkisi bağlamında ölümün mahiyeti ve âhiret inancının gerektirdiği temel hakikatler Kur’an ve sahih hadisler çerçevesinde delillendirerek ele alınmaktadır.
- Ahiret Hayatı: Ölümü hatırlamanın kalp üzerindeki etkisi merkeze alınarak, dünya sevgisinin ölümü unutturduğu vurgulanmakta; insanların dünya tutkunları, tevbe edenler ve kemâle erenler şeklinde tasnifi üzerinden ölüm düşüncesinin kişiyi Allah’a yaklaştıran ya da uzaklaştıran yönleri ele alınmaktadır.
- Ledün Risalesi: Bu risalede “Allah tarafından verilen bilgi” (ilâhî/ledünnî bilgi) kavramı merkeze alınarak bilginin türleri ve elde ediliş yolları açıklanmakta; özellikle vahiy ve ilham gibi ilâhî öğretimin mahiyeti ile insanî öğrenmeyle ilişkisi ele alınmaktadır.
- Öğütler Kitabı: Nasihat vermenin sorumluluğu merkeze alınarak, öğüdün etkili olabilmesi için önce öğüt verenin onu kendi hayatında uygulaması gerektiği vurgulanmakta ve bu ilke üzerinden irşadın ahlâkî ölçüleri ele alınmaktadır.
- Akaid Esasları: Akaid ilminin konusu ve gayesi açıklanarak, İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in “Kavâidü’l-Akâid” bölümünden yapılan bu tercümede iman esasları, itikad öğretiminde izlenecek yöntem, deliller ve iman-İslâm ilişkisinin bölümler hâlinde ele alındığı bir çerçeve sunulmaktadır.
- Salihler Bahçesi: Sâlih kulların ibadet, edep ve yaşayışlarına dair örnekler merkeze alınarak; özellikle namaz, cemaat ve ihlâsın insanın günahlarından arınmasına vesile oluşu üzerinden salih amel bilinci ele alınmaktadır.
- Nefis Terbiyesi: Nefsin dizginlenmesi ve ahlâkın olgunlaştırılması merkeze alınarak, örnek kıssalar ve öğütler üzerinden insanın iç disiplin kazanması, kötü eğilimlerle mücadele etmesi ve takvayı güçlendirmesi ele alınmaktadır.
- Orucun Sırları: Orucun sırf Allah için yapılan bir ibadet oluşu merkeze alınarak, bu ibadetin özel şerefi ve sevabının ölçülemeyecek kadar büyük görülmesinin gerekçeleri açıklanmakta; orucun mânevî değerini derinleştiren anlam boyutu ele alınmaktadır.
- Zekatın Sırları: Zekâtın mal nimetinin şükrü olduğu açıklanarak, mal ile yapılan ibadetin anlamı ve toplumsal sorumluluk boyutu vurgulanmakta; zekâtın muhtacı dilenmekten kurtarmaya vesile olan yönü üzerinden cimrilikten arınma ve infak bilinci ele alınmaktadır.
- Ümit ve Korku: İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in “Münciyât” bölümünde ümit ve korku kavramları merkeze alınarak, bu iki duygunun Allah’a yakınlık yolunda “iki kanat” oluşu, ahiret yolculuğunda dengeleyici rolü ve birbirine zıt görünmelerine rağmen nasıl birlikte tutulacağı ele alınmaktadır.
- Yolculuk Adabı: İhyâu Ulûmi’d-Dîn’in “Âdetler” bölümünde yolculuk konusu merkeze alınarak, yolculuğun fayda ve zararları açıklanmakta; yolculuğa sevk eden sebepler, yolcunun şeytana uymaktan korunmasını sağlayacak şartlar ve yolculuğu ahirete faydalı kazanca dönüştürecek davranışlar iki kısım halinde ele alınmaktadır.
- İnsanın Aldanışı: Aldanmanın sebepleri ve çeşitleri ele alınarak, farklı kişi ve toplulukların hangi yönlerden aldanabildiği açıklanmakta ve bu tehlikeden korunmaya yönelik teşhis ve tedavi yolları üzerinde durulmaktadır.
- Hüccetü’l-İslâm: İmam Gazzâlî merkez alınarak, onunla birlikte İslâm düşünce ve tasavvuf tarihindeki bazı önemli isimler ve fırkalar da tanıtılmakta; farklı ekollerin yaklaşımları üzerinden Gazzâlî’nin konumu ve eserlerinin anlamı çerçevelenmektedir.
- Arayışlar Kitabı: Hakikati arayış sürecinde yaşanan zihnî dönüşümün anlatıldığı otobiyografik bir metin olarak, Gazzâlî’nin kendi tecrübeleri üzerinden felsefî ve dinî ilimlere dair değerlendirme ve eleştirileri ele alınmaktadır.
- Kırk Kudsi Hadis: Kırk adet kudsi hadisin bir araya getirilerek, Allah ile kul arasındaki ilişkiyi konu alan temel iman, ahlâk ve maneviyat ilkeleri kısa ve öğretici bir çerçevede ele alınmaktadır.
- Ölüm ve Sonrası: Ölümün kaçınılmazlığı merkeze alınarak, ölümden sonraki hayata hazırlığın önemi, imanlı-imansız ölüm ayrımı ve âhirette karşılaşılacak sonuçlar çerçevesinde insanın bu hakikate karşı bilinç kazanması ele alınmaktadır.
- Adab-ı Muaşeret: İnsanın iç dünyasında gerçekleşen “kalbî yolculuk” fikri merkeze alınarak, tefekkür ve ibretle olgunlaşmanın önemi vurgulanmakta ve bu yolculuğa erişemeyenlerin ise dış yolculukla fayda ve ders alması gerektiği ele alınmaktadır.
- Kendini Bulmak: İnsanın Rabbini tanımasının kendi nefsini tanımasıyla mümkün olduğu vurgulanarak, iç dünyaya yönelmenin ve nefsin hakikatini idrak etmenin marifetullaha açılan temel kapı olduğu ele alınmaktadır.
- Allah Her Yerde: Mişkâtü’l-Envâr’ın tercümesi niteliğinde olduğu belirtilen bu eserde, “Allah göklerin ve yerin nurudur” (Nûr 35) âyeti merkeze alınarak; “nur” kavramı üzerinden ilâhî hakikatin nasıl anlaşılması gerektiği tasavvufî bir yorum çerçevesinde ele alınmaktadır.
- Temizlik Usulleri: Temizliğin dinî hayattaki yeri merkeze alınarak, ibadetlerin ön şartı olan abdest, gusül ve teyemmüm gibi hükmî temizliklerle birlikte beden, elbise ve mekân temizliğine dair usul, edep ve hikmetler ele alınmaktadır.
- Dua’nın Edepleri: Duanın bir ibadet olarak taşıdığı değer merkeze alınarak, dua ederken gözetilmesi gereken edep ve usuller ile duanın teslimiyet ve kulluk bilinciyle nasıl yapılacağı ele alınmaktadır.
- Minhâcü’l-Arifin: Ârifin kim olduğu ve hangi özelliklerle “ârif” vasfını kazandığı ele alınarak, ibadetlerin ihlâs, muhabbet ve huşû ile yapılmasının yolu ve amellerin zâhirî-bâtınî boyutları açıklanmaktadır.
- Muhabbet Kitabı: Muhabbetin şer‘î delilleri ve mahiyeti ele alınarak, asıl sevginin Allah’a yönelmesi, Allah sevgisini güçlendiren sebepler, sevginin dereceleri ve muhabbetin alametleri ile ünsiyet ve rıza kavramları açıklanmaktadır.
- Hikmetler Kitabı: Kur’an ayetlerinin işaret ettiği hikmetler merkeze alınarak, Allah’ın yaratılmışlarında görülen nimet ve hikmet yönleri konu konu ele alınmakta ve okurun aklını tefekküre sevk etmesi amaçlanmaktadır.
- Hakikatler Kitabı: İnsanın benliğini Allah’ın zikrine yöneltmesi merkeze alınarak, Hak ile beraber olma hâline ulaşmada uzletin yeri ve dünyaya ait meşguliyetlerin kalbi hakikatten uzaklaştıran yönleri ele alınmaktadır.
- Allah İçin Sevmek: Sevginin mahiyeti ele alınarak, bir kimseyi menfaat veya başka bir hedef için değil sırf Allah rızası için sevmenin anlamı ve bu sevginin insanın ilişkilerine yansıyan özellikleri açıklanmaktadır.
- İnançların Esasları: Akaid ilminin kapsamı açıklanarak, Allah’ın varlığı, sıfatları ve fiillerine dair iman esaslarının taklitten tahkike taşınması hedefiyle Kur’an’daki deliller çerçevesinde ele alındığı bir çerçeve sunulmaktadır.
- Ahlâk İlminin Özü: Güzel ahlâkın, ilim (akıl), gazap, şehvet ve adalet kuvvetlerinin ölçülü ve dengeli bir şekilde bir arada bulunmasıyla oluştuğu ortaya konulmakta; bu kuvvetlerin hikmet ve şer‘î rehberlik altında dengelenmesiyle ahlâkî kemalin mümkün olduğu açıklanmaktadır.
- Hidayete İlk Adım: Hidayetin başlangıç ve nihayetinin bulunduğu vurgulanarak, kişinin önce hidayetin zahirine tutunup nefsini ve kalbini bu ölçülerle sınaması, ardından istikamet güçlendikçe daha derin bir yolculuğa yönelmesi ele alınmaktadır.
- Dualar ve Zikirler: Dua ve zikrin dinî hayattaki önemi vurgulanarak, Kur’an ve sünnette yer alan dua, istiğfar ve zikirlerden seçmelerin bir araya getirildiği ve bunların uygulanmasına rehberlik edildiği bir derleme sunulmaktadır.
- Tevhid ve Tevekkül: Tevekkülün tevhidle ilişkisi merkeze alınarak, sebeplere sarılma ile Allah’a güven arasındaki denge açıklanmakta ve tevekkülün fazileti, hakikati ile ameller ve hâller boyutu ele alınmaktadır.
- Celcelûtiyye Duası: İsm-i Âzam’ı ihtiva ettiğine inanılan Celcelûtiyye duasının faziletleri ele alınarak, bu duaya dair rivayetler ve özellikler Gazzâlî’ye nispet edilen kısa bir şerh çerçevesinde sunulmaktadır.
- Murada Giden Yol: Tılsım, büyü ve bunlara dair çözümler etrafında şekillenen içerikler ele alınarak, eserde yer alan anlatıların Gazzâlî’ye nispet edilen ve tasavvufî–okült temalarla ilişkilendirilen bir çerçevede sunulduğu görülmektedir.
- İtikatta Sözün Özü: Ehl-i Hak ve Ehl-i Sünnet çizgisinin itikadî esasları merkeze alınarak, dinin hakikatlerini anlamaya yardımcı olan yakîn ve delil vurgusu çerçevesinde inanç meselelerine dair açıklamalar ve tatmin edici bilgiler ele alınmaktadır.
- Dünya ve Hakikati: Dünyanın bir imtihan alanı oluşu merkeze alınarak, dünyanın aldatıcılığı ve şer kapıları açıklanmakta; Müslümanın dünyaya nasıl bakması gerektiği ve dünyaya aldanmaktan korunmanın yolları ele alınmaktadır.
- Sema ve Vecd Âdâbı: Tasavvuf geleneğinde şiir ve güzel nağmenin “ruhun gıdası” kabul edilen yönü esas alınarak, semâ ve vecdin hükmünün kişiye ve hâle göre değiştiği; nefsânî arzuları kabartan kimseler için haram olabildiği, bunu alışkanlık hâline getirip oyalanma vasıtası kılanlar için mekruh görülebildiği, yalnızca güzel sesten haz alanlar için mubah sayılabildiği ve Allah sevgisi galip olup semâdan hayırlı hâller doğuranlar için ise müstehab kabul edildiği değerlendirilmektedir.
- Yaratılıştaki Sırlar: Mahlûkatın incelenmesi ve tefekkür edilmesi merkeze alınarak, yaratılıştaki hikmet ve nimetlerin Kur’an’ın işaretleri ışığında açıklanması ve bunun mârifetullah ile yakîni güçlendiren yönü ele alınmaktadır.
- Esmâ-i Hüsnâ Şerhi: Allah’ın güzel isimleri merkeze alınarak, esmâ-i hüsnânın Ehl-i sünnet çizgisinde anlaşılması hedeflenmekte ve bu isimler üzerinden Allah’ın sıfatlarına dair temel meseleler açıklanmaktadır.
- Gençlere Tavsiyeler: “Ey Oğul” ve “On Kural” risaleleri bir araya getirilerek, gençlere hitap eden pratik ahlâk öğütleri ile bir müminin uyması gereken temel esaslar ele alınmaktadır.
- Öğrencinin Rehberi: İlim, âlim ve ilim talebesinin fazileti merkeze alınarak, talebenin ve âlimin görevleri, edepleri, takip etmesi gereken esaslar ve yöntemler veciz bir üslupla ele alınmaktadır.
- Müzik ve İnsan Ruhu: Semâ ve vecd kavramları merkeze alınarak, müzik dinlemenin kalp üzerindeki tesiri, vecdin mahiyeti ve bu konuda âlimlerin değerlendirmeleri ele alınmakta; ilâhî aşkı besleyen yönleriyle birlikte sakınılması gereken sınırlar ve tehlikeler de hatırlatılmaktadır.
- Helaller ve Haramlar: Helal ve haram ölçüleri merkeze alınarak, helali aramanın değeri, haramın zararları, şüpheli durumların ayırt edilmesi ve özellikle mal, kul hakkı, hediyeler ve yöneticilerle ilişkiler gibi alanlarda hüküm ve hassasiyetler ele alınmaktadır.
- Kur’an’ın Cevherleri: Kur’an’ı yalnız lafız ve zâhir mânâ ile sınırlı okumamanın gereği vurgulanarak, Kur’an’ın derinliklerine nüfuz edip içindeki hakikat ve hikmet “cevherlerini” keşfetmeye çağıran bir yaklaşım ele alınmaktadır.
- Hak Yolunun Esasları: İtikad, edep, güzel ahlâk ve seyr ü sülûke dair gerekli bilgiler özlü biçimde ele alınarak, Ehl-i Sünnet itikadına aykırı görülen görüşler değerlendirilip reddedilmektedir.
- İtikatta Ölçülü Olmak: İnanç meselelerinde tartışmayı büyütmeden aşırılığa kaçmama ilkesi merkeze alınarak, sert üslup, alay ve hakaretin batıl inançları güçlendirebileceği vurgulanmakta ve insanları Hakk’a yöneltmede yöntem ve üslubun önemi ele alınmaktadır.
- Cennet ve Cennetlikler: Cennetin nimetleri ve cennetliklerin hâli tasvir edilerek, mutluluk, ikram ve güzelliklerle dolu âhiret mükâfatının canlı betimlemelerle zihinde canlandırılması amaçlanmaktadır.
- Dünyanın Kötülenmesi: Dünya sevgisinin insanı gaflete sürükleyen yönü merkeze alınarak, dünya değerinin ahiret karşısındaki küçüklüğü vurgulanmakta; ölümün ansızın gelişi üzerinden insana “uyanma, silkiniş ve hazırlık” çağrısı yapılmaktadır.
- Esmâü’l-Hüsnâ Kitabı: Allah’ın isimlerinin yalnız lafız olarak bilinmesiyle yetinilmemesi gerektiği vurgulanarak, bu isimlerin anlamlarının kalpte tasdik edilmesi ve isimlerin hakikatine nüfuz etmenin değeri ele alınmaktadır.
- Filozofların Maksatları: Filozofların görüşlerinin eleştiriye geçilmeden önce doğru anlaşılması amaçlanarak, felsefenin mantık, tabîiyyât ve ilâhiyyât konuları tarafsız bir özet ve aktarım üslubuyla ele alınmaktadır.
- İnançta Hassas Ölçüler: İnanç konularında aşırılıktan kaçınılması gerektiği vurgulanarak, doğru itikadın korunmasında denge, ölçü ve sağlıklı yaklaşımın önemi ele alınmaktadır.
- Mülkün Sultanlarına…: İnsanın yaratılış amacı ve ölüm gerçeği merkeze alınarak, yönetimde adalet ve sorumluluk bilinci vurgulanmakta; siyaset düşüncesi hikmetli öğütlerle harmanlanarak yöneticilere ve topluma yol gösterecek ilkeler ele alınmaktadır.
- İki Şehveti Dizginlemek: Açlığın fazileti ve riyazetin önemi merkeze alınarak, mide ve şehvet arzularının terbiye edilmesi, evlilikle ilgili ölçüler ve bu mücadele sonucunda elde edilecek manevî faziletler ele alınmaktadır.
- Ticaret ve Kazanç Adabı: Ticarette dürüstlük ve helal kazanç ilkesi merkeze alınarak, geçim için çalışmanın dinî ölçüleri ile meslek ve alışverişte uyulması gereken edep ve kurallar ele alınmaktadır.
- Kur’an Okuma Edepleri: Kur’an tilavetinin fazileti merkeze alınarak, Kur’an okurken gözetilmesi gereken zâhirî ve bâtınî edep ölçüleri ele alınmaktadır.
- Gerçeği Arayanların Yolu: Manevî terbiye yolunun esasları ele alınarak, itikad, edep, güzel ahlâk ve seyr ü sülûke dair gerekli bilgiler özlü biçimde sunulmakta ve Ehl-i sünnete aykırı görülen görüşler değerlendirilip reddedilmektedir.
- Yöneticilere Altın Öğütler: Yöneticilere hitap eden öğütler merkeze alınarak, huzurlu bir devlet ve mutlu bir aile düzeni için niyet, merhamet, adalet, iffet ve doğruluk gibi temel ilkeler örnekler ve nasihatler eşliğinde ele alınmaktadır.
- Müslümanlığın Rükunları: Müslüman olmanın temelinin kelime-i şehadetin manasını kalben tasdik etmek olduğu vurgulanarak, imanda kesinlik ve şüphesiz kabulün esası ele alınmakta; delil ve kelâmî araştırmanın her Müslümana zorunlu olmadığı belirtilmektedir.
- Namazın Sırları ve Fazileti: Namazın dinî hayattaki merkezî konumu ele alınarak, namazın zâhirî yönleriyle birlikte huşû, ihlâs ve niyet gibi bâtınî anlamları ve fazileti açıklanmaktadır.
- Düşünmede Doğru Yöntem: Doğru akıl yürütmenin esasları merkeze alınarak, kıyasın şartları, delalet türleri ve kıyasta hata kaynakları gibi mantıkî konular üzerinden düşünmede sağlıklı yöntemlerin nasıl kurulacağı ele alınmaktadır.
- Kalbin Sırları ve Faziletleri: Kalp, ruh, nefs ve akıl kavramları açıklanarak, kalbin özellikleri, akıl ve ilimle ilişkisi ve kalbin Allah’ı tanımadaki merkezi rolü ele alınmaktadır.
- Sabredenler ve Şükredenler: Manevî yolculuğun esasları merkeze alınarak, nefsi ve Rabbini tanıma, dünyadan yüz çevirip ahirete yönelme çizgisinde sabır ve şükrün başlangıç nitelikli temel erdemler oluşu ele alınmaktadır.
- Görgü ve Nezaket Kuralları: Gönülle yapılan bâtınî yolculuk fikri merkeze alınarak, tefekkürle ibret almanın önemi vurgulanmakta ve iç yolculuğa uzak kalanların dış yolculukla ders ve fayda devşirmesi gerektiği ele alınmaktadır.
- Haccın Sırları ve Hikmetleri: Haccın İslâm’daki yeri ve önemi vurgulanarak, haccın farzları ve vücûb şartları ile sünnet ve âdâbı açıklanmakta; yolculuktan dönüşe kadar yapılacak amellerin sırası ve ayrıca haccın bâtınî/ruhanî sır ve hikmetleri üç bölüm hâlinde ele alınmaktadır.
- Her Durumda Adaletli Olma: Yöneticiye hitap eden bir nasihat çerçevesinde nimetlere şükretmenin gereği vurgulanmakta; dünyanın geçiciliği ve ölüm gerçeği hatırlatılarak kulluk sorumluluğu ve hesap bilinci ele alınmaktadır.
- İlmin ve İlim Ehlinin Fazileti: İlmin, ilim öğrenmenin ve öğretmenin değeri merkeze alınarak, öğretici-öğrenci ilişkileri, faydalı-faydasız ilimler ve ilmin insanı yükselten yönü ayet, hadis ve büyüklerin sözleriyle ele alınmaktadır.
- Maneviyatı Yükselten İlkeler: Dünyevileşme tehlikesine karşı manevî bir yol önerilerek, hayatın ahireti kazanma ekseninde kurulması ve ilim, ihlâs, edep, ölümü hatırlama, sabır, şükür, takvâ, zühd ve kanaat gibi ilkelerin bu yolda koruyucu rolü ele alınmaktadır.
- Cehennem ve Cehennemlikler: Kur’an’daki uyarılar merkeze alınarak, cehennemin dehşeti ve kıyametin sıkıntıları hatırlatılmakta; ahiretin kalıcılığına yönelten ibret ve sakındırma amacıyla cehenneme dair tasvirler ele alınmaktadır.
- Gökyüzüne Bakmanın Faydaları: Semanın yaratılışı merkeze alınarak, kâinatın düzeni ve mahlûkatta tecelli eden ilâhî hikmetler ele alınmakta; gökyüzünden insana, hayvanlardan tabiata uzanan varlık mertebeleri üzerinden tefekkür, ibret ve şükür bilinci kazandırılması amaçlanmaktadır.
- Kibir ve Kendini Beğenmişlik: Kibir ve kendini beğenmişliğin helâk edici ahlâkî hastalıklar olduğu vurgulanarak, bu iki hasletin mahiyeti açıklanmakta ve bunlardan korunma ile tedavi yolları ele alınmaktadır.
- Helal Kazanç ve Geçim Adabı: Kazanç yollarının dinî ölçülere göre nasıl düzenlenmesi gerektiği ele alınarak, helal rızık arayışının fazileti, haramdan sakınmanın önemi ve geçim temininde uyulması gereken ahlâkî esaslar açıklanmaktadır.
- Müslümanın Günlük Edepleri: Günlük hayatın ibadet ve davranış boyutu merkeze alınarak, temizlikten abdeste, namazdan cami âdâbına kadar temel edep ve ölçüler Kur’an ve sünnet delilleriyle ele alınmaktadır.
- Tefekkür Düşünmenin Fazileti: Tefekkürün dinî hayattaki değeri merkeze alınarak, tefekküre teşvik eden ayet ve hadisler çerçevesinde düşünmenin fazileti ve ibret alma bilinci ele alınmaktadır.
- Cömertliğin Fazileti ve Cimrilik: Malın fayda ve tehlike yönleri merkeze alınarak, cömertliğin fazileti ile cimriliğin doğurduğu manevî zararlar karşılaştırmalı biçimde ele alınmaktadır.
- Halkların Dostluk ve Kardeşliği: Allah için sevgi ve kardeşlik ilkesi merkeze alınarak, müminler arasında dostluk kurmanın değeri ve bu bağın ahiretteki mükâfatına dair hadisler çerçevesinde kardeşlik bilinci ele alınmaktadır.
- Fatihatü’l-Ulûm - İlimlere Giriş: İlim yoluna başlama, hocalık ve talebelik adabı ile ilim–kalp ilişkisi merkeze alınarak, âlimlerin hâlleri ve kalbî zaaflar da dâhil olmak üzere ilim hayatına dair rehberlik eden esaslar ele alınmaktadır.
- Mişkatü’l-Envar - Nurlar Feneri: Kelâm, felsefe ve tasavvufun kesişiminde varlık-bilgi-marifet ilişkisi merkeze alınarak, “bilmek” ve “olmak” meseleleri irfanî bir duyarlılıkla ele alınmaktadır.
- Tövbe ve Günahlardan Kurtuluş: Tövbenin mahiyeti merkeze alınarak, günahı tanımanın ve terk etmenin gerekliliği vurgulanmakta; samimi dönüşün nasıl gerçekleşeceğine dair temel ilkeler ele alınmaktadır.
- Cennete Kavuşturan Âbidler Yolu: Kulun zayıflığı, ömrün kısalığı ve hesabın kesinliği hatırlatılarak, meşguliyetler içinde dinî istikameti koruma ve âhiret yolculuğuna hazırlanma bilinci ele alınmaktadır.
- Düşünme, Konuşma ve Söz Üzerine: Düşünme, konuşma, söz ve yazı arasındaki ilişki merkeze alınarak, varlık-insan-dil bağlamında felsefî yaklaşımlar ile Tanrı’nın kelâmı, peygamberlik ve vahiy konularına dair değerlendirmeler ele alınmaktadır.
- İslam ve Zındıklık Arasındaki Fark: Hakiki İslam’ın esasları merkeze alınarak, bu esaslara aykırı görülen inanç ve yaklaşımlarla arasındaki farklar açıklanmakta; doğru-yanlış ayrımının nasıl yapılacağı özlü bir çerçevede ele alınmaktadır.
- Öfke, Kin, Haset ve Kurtuluş Yolları: Öfke, kin ve haset duyguları merkeze alınarak, bu hasletlerin kalpte doğurduğu zararlar açıklanmakta ve onlardan korunma ile tedavi yolları ele alınmaktadır.
- İslâm’da Dostluk ve Kardeşlik Âdâbı: Dostluk ve kardeşlik bağlarının nasıl korunacağı ele alınarak, müminler arası ilişkilerde uyulması gereken adap ve ölçüler İhyâ’dan seçilen bir bölüm çerçevesinde sunulmaktadır.
- Dünyanın Aldatmasından Korunmak: Dünyanın ahirete nispetle değersizliği hatırlatılarak, dünya sevgisinin aldatıcılığına karşı uyanık kalma ve kalbi ahirete yöneltme bilinci ele alınmaktadır.
- Nefs Terbiyesi ve Ahlakı Güzelleştirme: Kalp hastalıkları ve ahlâkın değişebilirliği merkeze alınarak, riyâzet ve mücâhedeyle nefsin terbiye edilmesi, ayıpların fark edilmesi ve güzel ahlâka ulaştıran yollar ele alınmaktadır.
- İyiliği Emretmek Kötülükten Sakındırmak: “Emr bi’l-ma‘rûf ve nehy ani’l-münker” vazifesi merkeze alınarak, bu sorumluluğun farziyetine, şartlarına, derecelerine ve edeplerine yer verilmekte; bireysel, ailevî ve toplumsal hayatta nasıl uygulanacağı örnekler üzerinden ele alınmaktadır.
- Cimrilik ve Mal Tutkusundan Korunmak: Mal sevgisinin kalpte doğurduğu manevî hastalıklar ele alınarak, cimriliğin zararları ve dünya malına aşırı bağlılıktan korunmanın yolları açıklanmaktadır.
- Gündüzlerin ve Gecelerin İhyasının Fazileti: Vird ve zikirlerin önemi merkeze alınarak, virdlerin tertibi, gecenin ibadetleri ve faziletli gün ve geceler ayet ve hadisler ışığında ele alınmaktadır.
- El-Mürşidü’l-Emin ila Mev’izeti’l-Mü’minin: Müminlere yönelik öğütler çerçevesinde kalbi dirilten nasihatler sunularak, ahlâkî arınma, dünya-ahiret dengesi ve salih amellere yöneliş ele alınmaktadır.
- Alemlerin Sırrı ve İki Dünyada Olanların Keşfi: Hedeflerine ulaşma iradesi zayıflayan insanlara yol göstermek amacıyla kaleme alındığı belirtilerek, doğru yolu gösteren mertebeler, mülk ve idareye dair temel esaslar, yönetimin tanzimi ve insanları hikmetli öğütlerle diri tutma yolları ele alınmaktadır.
- Hakikate Giden Yol (El-Münkız Mine’d-Dalâl): Müellifin yaşadığı fikrî ve ruhî bunalımlar çerçevesinde hakikate ulaşma süreci ele alınarak, şüpheden yakîne uzanan manevî kurtuluş yolculuğu anlatılmaktadır.
- Ârifbillah’ın Gönlünü Hoş Eden Kalplerin Tesellisi: Marifet ehlinin kalbî hâlleri merkeze alınarak, ilâhî yakınlık yolunda karşılaşılan sıkıntılara karşı kalbi teskin eden manevî öğütler ele alınmaktadır.
- Batınilerin Belini Kıran Deliller ve Te’vilin Temel İlkeleri: Bâtınî yorum anlayışına yönelik eleştiri ve reddiyeler merkeze alınarak, aşırı fırkaların “mâsum imam” iddiasına karşı deliller ortaya konulmakta; ayrıca te’vilin sınırları ile doğru yorumlama ve mantık kullanımı için temel ilkeler ele alınmaktadır.
- İslâm’da Müsamaha Faysalü’t-tefrika beyne’l-İslam ve’z-zendeka: İslâm ile zındıklık arasındaki ayrımın ölçüleri ele alınarak, tekfirde aşırılığa düşmeden düşünce ve kanaat alanının sınırlarının nasıl belirlenmesi gerektiği ve ilim-fikir hürriyetinin önemine dair bir çerçeve sunulmaktadır.
İmam Gazzâlî’nin Kaç Tane Eseri Vardır?
İmam Gazzâlî için klasik biyografi ve bibliyografya kaynaklarında 300’ün üzerinde eser nispet edildiği görülmektedir. Gazzâlî’nin kaleme aldığı eserlerin sayısı, İslâm ilim tarihinde en çok tartışılan konulardan biridir. Bunun temel sebebi, Gazzâlî’ye nispet edilen eserlerin yalnızca bizzat yazdıklarıyla sınırlı olmaması; talebeleri tarafından derlenen risaleler, farklı adlarla dolaşıma giren metinler ve yanlış nispetler sebebiyle sayının zamanla artmış görünmesidir. Ancak modern akademik araştırmalar, bu rakamın önemli bir kısmının mükerrer başlıklardan veya şüpheli nispetlerden oluştuğunu ortaya koymuştur. Bugün ilmî çevrelerde yaygın kabul gören kanaate göre, İmam Gazzâlî’nin kesin olarak kendisine ait olduğu kabul edilen eserlerinin sayısı yaklaşık 70-80 civarındadır ve bunların büyük bölümü fıkıh, kelâm, tasavvuf, ahlâk ve felsefe alanlarındadır.
İmam Gazzâlî’nin En Önemli Eseri Hangisidir?
İmam Gazzâlî’nin, İslâm ilim geleneğinde ve asırlardır süregelen yaygın kabule göre, en önemli eseri İhyâu Ulûmi’d-Dîn’dir. Eser, Gazzâlî’nin ilim-amel-ahlâk bütünlüğünü merkeze alan yaklaşımını kapsamlı biçimde ortaya koyarak yalnızca fıkhî hükümleri aktarmakla kalmaz, ibadetlerin ruhunu, ahlâkın özünü ve kalbin hastalıklarını ele alıp onların ıslah yollarını da gösterir ve böylece zahirî ilimlerle bâtınî terbiyeyi uzlaştıran bir “hayat rehberi” niteliği kazanır. İhyâu Ulûmi’d-Dîn, namazdan ticarete, aile hayatından nefis terbiyesine kadar gündelik hayatın geniş bir alanını ahiret bilinciyle yeniden anlamlandırdığı için yüzyıllar boyunca medreselerde okutulmuş, şerh edilmiş ve etkisi güçlü bir başvuru kaynağı olarak görülmüştür. Bununla birlikte Kimyâ-yı Saâdet, el-Münkız mine’d-Dalâl ve Mişkâtü’l-Envâr gibi eserler de İhyâ’nın açtığı ufku farklı yönlerden tamamlayan temel halkalar arasında yer alır.
İmam Gazzâlî Hangi Edebiyat Akımından Etkilenmiştir?
İmam Gazzâlî’yi modern anlamda bir “edebiyat akımı”na yerleştirmek mümkün olmamakla birlikte onun klasik İslâm ilim geleneğinin içinde, Arapça nesrin ilmî-didaktik ve irşad edici damarlarından beslenen bir müellif olduğu söylenebilir. Eserlerinde konuyu delillendiren ilmî üslûp (kavramları tarif etme, akıl yürütme, mantıkî tertip) ile okuyucuyu etkileyen edebî üslûp (mecaz, teşbih, mesel, kıssa ve öğüt dili) birlikte işletilmiş; böylece hem öğretici hem de kalbe hitap eden bir anlatım kurulmuştur. Bu yüzden Gazzâlî’nin metinleri, bir yandan kelâmî-felsefî tartışmayı disiplinli bir dil içinde yürütürken, diğer yandan vaaz-nasihat geleneğine yakın, ahlâk ve tasavvuf merkezli bir “ıslah/terbiye” söylemini öne çıkaran klasik bir üslûp çizgisinde değerlendirilir.
İmam Gazzâlî Hangi Dönem Yazarıdır?
İmam Gazzâlî, XI. yüzyılın ikinci yarısı ile XII. yüzyılın başlarında, yani Büyük Selçuklu Devleti’nin ilim ve düşünce hayatına damga vurduğu klasik İslâm döneminin müellifidir. Hicrî V. asırda (Milâdî 1058-1111) yaşayan Gazzâlî, medrese merkezli ilmî yapının, kelâm-fıkıh-tasavvuf ekseninde yeniden şekillendiği bir çağda eser vermiştir. Bu dönem aklî ilimler ile naklî ilimlerin birlikte tartışıldığı, felsefî ve itikadî meselelerin yoğunlaştığı, ilmî disiplinlerin sistemleştiği bir zaman dilimi olup Gazzâlî’nin eserleri de bu klasik İslâm düşünce döneminin karakterini açık biçimde yansıtmaktadır.
İmam Gazzâlî Sanat Anlayışı Nedir?
İmam Gazzâlî’nin sanat anlayışı, estetik değeri hakikat, ahlâk ve mânevî fayda ekseninde ele alan bir yaklaşıma dayanır. Ona göre sanat insanı gaflete sürükleyen, nefsânî arzuları kışkırtan bir araç değil; kalbi arındıran, düşünceyi derinleştiren ve insanı Allah’a yaklaştıran bir vasıta olmalıdır. Gazzâlî, güzelliği mutlak anlamda reddetmez, aksine güzelliği, ilâhî hakikatin yeryüzündeki bir yansıması olarak görür. Ancak bu güzelliğin meşruiyeti, niyetine, içeriğine ve meydana getirdiği etkiye bağlıdır. Söz, şiir, musiki ve anlatı gibi sanat unsurları insanı hayra, tefekküre ve ahlâkî olgunluğa yönelttiği ölçüde değer kazanır. Bu bakımdan Gazzâlî’nin sanat anlayışı, biçimden ziyade mana merkezli, hazdan çok hikmet ve arınma amaçlı, estetikten önce ahlâk ve irşad sorumluluğunu önceleyen bir anlayış olarak şekillenmiştir.
İmam Gazzâlî Edebiyat İçin Önemi Nedir?
İmam Gazzâlî’nin edebiyat açısından önemi, dili yalnızca estetik bir ifade aracı olarak değil, hakikati aktaran, insanı dönüştüren ve ahlâk inşa eden bir vasıta olarak ele almasında yatmaktadır. Onun eserlerinde anlatım ikna edici, öğretici ve derinlikli bir üslup üzerine kuruludur. Mecaz, temsil, kıssa ve benzetmelerle düşünce somutlaştırılır, soyut kavramlar okuyucunun zihninde ve kalbinde karşılık bulur. Dilin ahlâkî sorumluluğunu vurgulaması, sözün insan üzerindeki etkisini sistemli biçimde ele alması ve anlatımı mana merkezli bir çerçevede konumlandırması, onu yalnızca bir âlim değil, aynı zamanda edebî düşünceye yön veren kurucu bir isim hâline getirmiştir. Bu açıdan Gazzâlî, İslâm edebiyatında üslup, muhteva ve amaç bakımından düşünceyle edebiyatı buluşturan temel şahsiyetlerden biri olarak kabul edilir.
İmam Gazzâlî Eserleri Nerelerde Yayımlanmıştır?
İmam Gazzâlî eserleri Türkiye’de Cumhuriyet Dönemi’nden itibaren çok sayıda yayınevi tarafından neşredilmiş ve geniş bir okur kitlesine ulaştırılmıştır. Gazzâlî’nin hem temel eserlerini hem de risalelerini Türkçeye kazandıran önde gelen yayınevleri aşağıda listelenmiştir:
İmam Gazzâlî Kimlerden Etkilemiştir?
İmam Gazzâlî, ilmî ve fikrî gelişimini İslâm ilim geleneğinin güçlü isimlerinden devraldığı bir birikim üzerine inşa etmiştir. Fıkıh ve usûl alanında özellikle Şâfiî mezhebinin kurucu çizgisini temsil eden İmam Şâfiî ve bu ekolün büyük usûlcüsü İmamü’l-Haremeyn el-Cüveynî’nin tesiri belirgindir. Nitekim Cüveynî, Gazzâlî’nin doğrudan hocasıdır. Kelâm sahasında Ehl-i sünnet düşüncesinin Eş‘arî çizgisi, özellikle Ebû’l-Hasan el-Eş‘arî üzerinden şekillenmiştir. Felsefe alanında ise Gazzâlî, başta Aristoteles olmak üzere Antik Yunan felsefesini, İslâm dünyasında bu mirası sistemleştiren Fârâbî ve İbn Sînâ aracılığıyla tanımış ve eserlerinde ele almıştır. Tasavvuf düşüncesinde ise erken dönem zühd ve ahlâk merkezli sûfî geleneğin, özellikle Cüneyd-i Bağdâdî çizgisinin etkisi görülür. Bu isimlerden aldığı ilmî miras, Gazzâlî’nin düşüncesinde eleştirel, seçici ve sentezci bir yapı içinde yeniden şekillenmiştir.
İmam Gazzâlî Kimleri Etkilemiştir?
İmam Gazzâlî, hem İslâm dünyasında hem de Batı düşüncesinde derin ve kalıcı etkiler bırakmış bir âlimdir. İslâm düşüncesinde, özellikle Fahreddin er-Râzî, İmam-ı Nevevî, Ebu’l-Ferec İbnü’l-Cevzî, İzzeddin b. Abdüsselâm ve Şah Veliyyullah ed-Dihlevî gibi kelâm, fıkıh ve tasavvuf alanlarında temayüz etmiş birçok âlim, onun metodundan ve eserlerinden istifade etmiştir. Tasavvuf geleneğinde, ahlâk ve kalp merkezli yaklaşımıyla sonraki sûfî literatürü derinden etkilemiştir. Batı dünyasında ise eserlerinin Latinceye tercüme edilmesi yoluyla, özellikle Orta Çağ skolastik düşüncesinde Thomas Aquinas ve Blaise Pascal gibi isimlerin dolaylı biçimde gündemine girmiştir. Bu yönüyle Gazzâlî, yalnızca kendi çağını değil, farklı coğrafya ve disiplinleri etkileyen evrensel bir düşünür olarak kabul edilir.
İmam Gazzâlî’nin Siyasi Görüşleri
İmam Gazzâlî’nin siyasi görüşleri, İslâm siyaset düşüncesi içinde din-ahlâk-otorite bütünlüğü esasına dayanır. Ona göre siyaset, başlı başına bağımsız bir güç alanı değil dinî ve ahlâkî ilkelerle kayıtlı bir düzen kurma vasıtasıdır. Toplumsal düzenin korunması için devlet otoritesini gerekli görür ancak bu otoritenin adalet, liyakat ve şer‘î ölçülerle sınırlandırılması gerektiğini vurgular. Meşruiyetin kaynağını ümmetin maslahatı ve dinin korunması olarak temellendirir. Yönetici ile din âlimleri arasında karşılıklı sorumluluk ilişkisi bulunduğunu savunur; yöneticilerin ilim ve ahlâktan, âlimlerin ise toplumsal düzeni gözetmekten uzaklaşmaması gerektiğini belirtir. Fitne ve kaosun önlenmesini siyasetin temel hedeflerinden biri kabul eden Gazzâlî, bu yönüyle istikrarı önceleyen fakat zorbalığı ve keyfî iktidarı reddeden dengeli bir siyaset anlayışı ortaya koymuştur.
İmam Gazzâlî Dizisi
İmam Gazzâlî’yi konu alan en kapsamlı görsel yapım, TRT’nin dijital platformu tabii için hazırlanan ve Akli Film imzasını taşıyan “İmam Gazâlî Hüccetü’l-İslâm” adlı dizidir. Dizi, 11. yüzyıl İslam düşünce tarihinin en etkili âlimlerinden biri olan Ebu Hamid Muhammed bin Muhammed el-Gazzâlî’nin yaşamını, hakikat arayışını ve dönemin kültürel-siyasal dinamiklerini dramatik bir dille ekrana taşıyacak iddialı bir biyografik-tarihî yapım olarak öne çıkmaktadır. Gazzâlî’yi Taner Ölmez’in canlandırdığı dizide Gazzâlî’nin içsel ve entelektüel mücadeleleri, tasavvufa yönelişi ve dönemin önemli figürleriyle etkileşimleri merkeze alınmaktadır. Henüz resmî yayın tarihi açıklanmamış olsa da çekimlerin tamamlandığı ve 30 bölüm hâlinde yayınlanması planlanan dizinin, 2026 yılı itibarıyla tabii platformunda yeni sezonda izleyicilerle buluşacağı belirtilmektedir.
İmam Gazzâlî Sözleri
İmam Gazzâlî’nin sözleri onun ilim, ahlâk, iman ve insanın iç dünyasına dair derin kavrayışını yansıtan özlü metinlerdir. Aşağıda Gazzâlî’nin, bilginin hayata dönüşmesine, kalbin arınmasına ve insanın hakikatle yüzleşmesine rehberlik eden hikmetinin yansıması olarak 20 sözüne yer verilmiştir:
- Kalp, gözden daha çok anlar.
- Cehaletten daha ağır fakirlik olmaz.
- Konuşması çok olanın yalanı çoğalır.
- Emelini uzun tutanın ameli hâlis olmaz.
- Mizana koyulacak ilk şey güzel ahlâk ve cömertliktir.
- Mümin, yalnızlıktan ve tek başına kalmaktan hoşlanır.
- Kıskançlık, kalp hastalıklarının başlıcalarından biridir.
- İki aç insan doymaz; biri ilme aç olan, diğeri mala aç olan.
- Bil ki, her insan kendi ayıplarını bilme konusunda cahildir.
- Kişinin temizlenmesine en fazla muhtaç olduğu şey dilidir.
- Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için diriler birbirini yiyor.
- İnsan, söylediği sözün mahkûmu; söylemediği sözün ise hâkimidir.
- En çok aldanan kimse, başkasının dünyası uğruna kendi âhiretini mahvedendir.
- Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez.
- Allah katında en sevimli ses, tevbekâr bir günahkârın “Ya Rabbi!” diyen sesidir.
- İbadetlere ne kadar çok devam edilirse, onların kalbe olan tesiri o kadar fazla olur.
- Cesedi ölene ağlayıp da kalbi ölene ağlamayan bu insanlara haret ediyorum doğrusu!
- Ben yalnızlıktan başka selâmet köşesi, mezarlık gibi bir vaiz ve kitap gibi dost görmedim.
- Çok yemek bedeni ağırlaştırır, kalbi katılaştırır, zekâyı yok eder, uykuyu çeker, sahibini ibadetten yana zayıf düşürür.
- Bazen iki kişi arasında öyle bir sevgi oluşur ki bunun sebebi ne güzellik ne de başka bir dünyevi faydadır; tamamen ruhları arasındaki uyumdur.
İmam Gazzâlî Nerelidir?
İmam Gazzâlî, 1058 yılında Horasan bölgesinde bulunan Tûs şehrinde dünyaya gelmiştir. Hayatının ilerleyen dönemlerinde Bağdat, Şam, Kudüs ve Mekke gibi farklı şehirlerde bulunmuş olsa da ilmî ve fikrî kökleri itibarıyla Horasan ilim geleneğinin yetiştirdiği bir âlim olarak kabul edilir.
İmam Gazzâlî’nin Babası Kimdir?
İmam Gazzâlî’nin babası Muhammed b. Muhammed, Tûs şehrinde yaşayan dindar ve mütevazı bir zattır. Geçimini yün eğiriciliği (gazzâl) yaparak sağlayan babası, ilme ve âlimlere büyük hürmet gösteren, tasavvufa meyilli bir kimse olarak tanınır. İmam Gazzâlî’nin “Gazzâlî” nisbesi de babasının bu mesleğinden gelmektedir. Babası, kendi ilmî tahsil imkânına sahip olamamasına rağmen, oğullarının ilimle meşgul olmasını arzu etmiş; vefatından önce onları bir sûfî dostuna emanet ederek dinî ilimler tahsil etmelerini vasiyet etmiştir. Bu yönüyle İmam Gazzâlî’nin ilme yönelişinde, babasının manevî hassasiyetinin belirleyici bir etkisi olmuştur.
İmam Gazzâlî Çocukluğu Nasıldır?
İmam Gazzâlî’nin çocukluğu, ilme ve maneviyata yönelen bir ortamda geçmiştir. 1058 yılında Horasan bölgesinin Tûs şehrinde doğan Gazzâlî, küçük yaşta babasını kaybetmiş; babasının vasiyeti üzerine kardeşi Ahmed ile birlikte bir sûfî dostunun himayesine bırakılmıştır. Bu kişi, onların temel dinî bilgileri öğrenmesini ve ahlâkî bir terbiye almasını sağlamıştır. Daha sonra maddî imkânların yetersizliği sebebiyle medrese eğitimine yönelen Gazzâlî, böylece hem geçimini temin etmiş hem de sistemli bir ilim tahsiline başlamıştır. İlk eğitimini Tûs’ta alan Gazzâlî’nin çocukluk ve ilk gençlik yılları, Kur’an, fıkıh ve dinî ilimlerle meşguliyet içinde geçmiş; bu dönem, onun ileride geliştireceği ilim-amel-ahlâk bütünlüğünün temelini oluşturmuştur.
İmam Gazzâlî Eğitim Hayatı Nasıldır?
İmam Gazzâlî’nin eğitim hayatı, klasik İslâm ilim geleneğinin en yetkin merkezlerinde şekillenmiştir. İlk eğitimini memleketi Tûs’ta alan Gazzâlî, burada temel dinî ilimleri öğrendikten sonra Cürcân’a giderek fıkıh tahsilini ilerletmiştir. Ardından dönemin en önemli ilim merkezlerinden biri olan Nîşâbur’a geçmiş ve burada Nizamiye Medresesi’nde İmamü’l-Haremeyn el-Cüveynî’nin öğrencisi olmuştur. Bu süreçte fıkıh, usûl, kelâm, mantık ve cedel ilimlerinde derinleşmiş, kısa sürede ilmî yetkinliğiyle temayüz etmiştir. Hocası Cüveynî’nin vefatından sonra ilmî çevrelerde tanınan Gazzâlî, Selçuklu veziri Nizâmülmülk’ün himayesine girmiş ve Bağdat Nizamiye Medresesi’nde müderrislik görevine getirilmiştir. Eğitim hayatı boyunca sadece naklî ilimlerle yetinmemiş; felsefe, mantık ve tasavvuf alanlarında da yoğun çalışmalar yaparak çok yönlü bir ilim anlayışı geliştirmiştir.
İmam Gazzâlî Evlendi mi?
İmam Gazzâlî’nin evlenip evlenmediği konusu klasik biyografi kaynaklarında açık ve ayrıntılı şekilde yer almamaktadır. Güvenilir tarihî kaynaklarda onun evliliği hakkında bilgiler bulunmaz. Bu durum, Gazzâlî’nin özel hayatını göz önünde yaşamayan, daha çok ilim, tedris, telif ve manevî arayışla meşgul olan bir şahsiyet olmasından kaynaklanmaktadır.
İmam Gazzâlî’nin Çocukları
İmam Gazzâlî’nin çocukları hakkında güvenilir kaynaklarda net bir bilgi bulunmamaktadır.
İmam Gazzâlî Kaç Yaşında Vefat Etti?
İmam Gazzâlî 14 Cemâziyelâhir 505'de (18 Aralık 1111) 53 yaşında Tûs’ta vefat etmiştir.
İmam Gazzâlî Mezarı Nerededir?
İmam Gazzâlî’nin mezarı, doğum yeri olan Horasan bölgesindeki Tûs şehrinde, günümüzde İran sınırları içinde yer alan Meşhed yakınlarında, Haruniye Kümbeti’nin bahçesindedir.
İmam Gazzâlî Hakkındaki Kitaplar
İmam Gazzâlî hakkındaki kitaplar; onun ilmi şahsiyetini, düşünce dünyasını, eserlerini ve İslam ilim geleneğindeki yerini farklı yönleriyle ele alan önemli kaynaklardır. Bu çerçevede, aşağıda Gazzâlî’ye dair 10 eserin künyesi sunulmuştur:
- Orhan Yalçın, İmam Gazali, Lopus Yayınları
- Mevlana Şibli Numani, Gazali, Kayıhan Yayınları
- Yaşar Türkben, Gazâlî ve Nedensellik, Elis Yayınları
- Sabri Orman, Gazâlî, Adalet ve Sosyal Adalet, İktisat Yayınları
- İlhan Yıldız, İmam Gazali ve Yaratılış Gerçeği, Astana Yayınları
- Eric Ormsby, Gazâlî: İslam’ın Dirilişi, Vakıfbank Kültür Yayınları
- Fahrettin Korkmaz, Gazâli’de Devlet, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları
- Hacı Duran Namlı, Büyük Mütefekkir Gazâlî, Diyanet İşleri Başkanlığı
- Yusuf Yavuzyılmaz, Gazali – Bir İslam Aliminin Portresi, Çıra Yayınları
- Mehmet Ayman, Gazâli’de Bilgi Sistemi ve Şüphe, Çizgi Kitabevi Yayınları