DGS Kılavuzu, ön lisans mezunlarının lisans programlarına geçiş yapabilmesini sağlayan Dikey Geçiş Sınavı’nın tüm aşamalarını kapsamlı biçimde açıklayan bir rehber niteliği taşır. İçerikte DGS’nin ne olduğu, kimlerin sınava girebileceği ve sınavın ön lisans mezunları için eğitim hayatında nasıl bir geçiş imkânı sunduğu ayrıntılı biçimde ele alınır. Ayrıca sınavın sayısal ve sözel akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik yapısı, soru sayısı ve sınav süresi gibi temel özellikleri açıklanarak adayların sınav sistemini daha iyi tanıması amaçlanır.
Kılavuzda DGS başvuru süreci, sınavın yapısı, konu dağılımları ve puan hesaplama sistemi gibi adayların sınava hazırlanırken bilmesi gereken temel bilgiler yer alır. Bunun yanında DGS puan türleri, yerleştirme sisteminin nasıl işlediği, lisans programlarına geçişte kullanılan taban puanlar ve tercih sürecinin temel kuralları da ayrıntılı şekilde ele alınır. Böylece adaylar, DGS ile geçiş yapılabilecek bölümler ve puan aralıkları hakkında daha bilinçli değerlendirmeler yapabilir.
Ayrıca içerikte 2026 DGS sınav tarihi, başvuru takvimi ve sınav sonuçlarının açıklanacağı dönem gibi sınav sürecini doğrudan ilgilendiren güncel takvim bilgileri de yer almaktadır. Bunun yanı sıra DGS’ye nasıl çalışılması gerektiği, sınava hazırlanırken yapılan yaygın hatalar ve adayların çalışma planlarını daha verimli hâle getirebilecek öneriler de kılavuzun önemli bölümleri arasında bulunur. Tüm bu yönleriyle DGS Kılavuzu, adaylara sınava hazırlık sürecinden tercih ve yerleştirme aşamasına kadar uzanan bütüncül bir yol haritası sunar.
DGS, meslek yüksekokulları ile açık öğretim ön lisans programlarından mezun olan ya da mezuniyet aşamasında bulunup staj dışındaki şartları tamamlayan adayların lisans programlarına geçiş yapabilmesi için ÖSYM tarafından uygulanan merkezî bir sınavdır. DGS’nin temel amacı, iki yıllık ön lisans eğitimini dört yıllık lisans eğitimine tamamlamak isteyen adaylara akademik ilerleme imkânı sunmaktır. Sınavda adaylara sayısal ve sözel bölümlerden oluşan, çoktan seçmeli sorular içeren bir yetenek testi uygulanır. Bu test, doğrudan alan bilgisini ölçmekten çok akıl yürütme, yorumlama ve problem çözme becerilerini değerlendirmeye yöneliktir. Adayların yerleştirme sürecinde yalnızca sınav performansı esas alınmaz; ön lisans öğrenimleri sırasında elde ettikleri akademik başarı da puan hesaplamasına dâhil edilir. Elde edilen DGS puanı ve yapılan tercihler doğrultusunda adaylar, mezun oldukları alanla ilişkili lisans programlarına yerleştirilir. Bu yönüyle DGS, ön lisans mezunlarının eğitim hayatını lisans düzeyinde sürdürmesini sağlayan en önemli geçiş yoludur.
DGS “Dikey Geçiş Sınavı” ifadesinin kısaltmasıdır. 2000 yılında hayata geçirilen DGS, o tarihten bu yana ön lisans mezunlarının lisans eğitimine devam edebilmesi için kullanılan temel geçiş sistemi olmayı sürdürmektedir.
DGS, ön lisans mezunlarının eğitim hayatlarını lisans düzeyinde sürdürebilmeleri açısından önemli bir fırsat sunar. Meslek yüksekokulu veya açık öğretim ön lisans programlarından mezun olan adaylar, bu sınav sayesinde dört yıllık lisans programlarına geçiş yaparak akademik eğitimlerini ilerletebilir. Böylece öğrenciler hem uzmanlık alanlarını genişletme hem de kariyer olanaklarını artırma imkânı elde eder.
DGS başvurusu ÖSYM tarafından belirlenen tarihler arasında elektronik ortamda yapılır. Adaylar başvuru işlemlerini ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden bireysel olarak internet aracılığıyla veya gerekli durumlarda ÖSYM başvuru merkezleri aracılığıyla gerçekleştirebilir. Başvuru sürecinde adayların sisteme giriş yaparak kişisel ve eğitim bilgilerini kontrol etmeleri, başvuru işlemini tamamladıktan sonra sınav ücretini belirtilen süre içinde yatırmaları gerekir. Başvuru bilgileri sisteme girilmiş olsa bile sınav ücreti süresi içinde ödenmediğinde başvuru tamamlanmış sayılmaz ve işlem geçersiz olur.
Fotoğraflı Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı bulunan ve eğitim bilgileri sistemde yer alan adaylar, başvurularını doğrudan internet üzerinden yapabilir. Sistem kaydı bulunmayan veya fotoğraf bilgisi geçerli olmayan adayların ise başvuru merkezlerine giderek başvurularını tamamlamaları gerekir. Başvuru işlemi tamamlandıktan sonra adayların, başvuru bilgilerinin sisteme kaydedildiğini kontrol etmeleri ve başvuru kayıt bilgilerinin çıktısını alarak saklamaları önerilir.
DGS’ye kimlerin girebileceği belirli eğitim şartlarına bağlıdır. ÖSYM tarafından yayımlanan kılavuza göre DGS’ye başvurabilecek adaylar şu kategoriler altında toplanır:
Bununla birlikte öğretim süresi dört yıl veya daha fazla olan programlardan ön lisans diploması alan adayların DGS’ye başvurma hakkı bulunmamaktadır.
DGS’ye giriş sayısı açısından herhangi bir resmî sınır bulunmaz. Ön lisans programından mezun olan ya da mezuniyet aşamasında yer alıp gerekli şartları sağlayan adaylar bu sınava istedikleri yıllarda tekrar başvurabilir. Ancak DGS sonuçları yalnızca sınavın yapıldığı yıl için geçerli olduğundan adayın sonraki bir yılda yeniden tercih yapabilmesi için o yılın DGS’sine tekrar katılması gerekir.
DGS’nin yapısı, ön lisans mezunlarının lisans programlarına geçiş sürecinde gerekli olan akademik ve bilişsel becerileri ölçmeye yönelik bir sınav sistemine dayanır. Sınavda adayların özellikle sayısal ve sözel akıl yürütme, mantık kurma, analiz yapma ve yorumlama becerileri değerlendirilir. Bu kapsamda hazırlanan testler adayların doğrudan alan bilgisinden çok problem çözme ve düşünme yeteneklerini ölçmeyi amaçlar. Böylece farklı ön lisans programlarından mezun olan adayların ortak bir ölçme sistemi içinde değerlendirilmesi sağlanır ve elde edilen sonuçlar lisans programlarına yerleştirme sürecinde kullanılır.
DGS 135 dakikadır (2 saat 15 dakika). Sınav tek oturumda uygulanır ve adaylar bu süreyi sayısal ve sözel testler arasında kendi stratejilerine göre kullanabilir.
DGS, toplam 100 sorudan oluşur. Sınavda yer alan sorular sayısal ve sözel olmak üzere iki bölüm hâlinde hazırlanır ve her bölümde 50 soru bulunur.
DGS konuları, sayısal ve sözel alanlardaki genel seviyeyi ölçmeye yöneliktir. Bu açıdan sınav matematiksel düşünme, mantık kurma, yorumlama ve okuduğunu anlama gibi temel becerilere dayalı soru türlerinden oluşur. Adayların sınava hazırlanırken hangi konu başlıklarına ağırlık vermesi gerektiğini anlaması açısından geçmiş yıllarda sorulan soruların dağılımı önemli bir referans oluşturur.
Aşağıda 2018–2025 yılları arasında DGS’de çıkan soruların konu dağılımı gösterilmiştir:
DGS’deki sorular, sayısal ve sözel akıl yürütme becerilerini ölçmeye yönelik yetenek soruları niteliğindedir. Bu nedenle konular yorumlama, mantık kurma, analiz yapma ve problem çözme becerilerini değerlendiren bir yapıya sahiptir.
DGS soruları genel hatlarıyla şu konu türlerini kapsamaktadır:
Sayısal Alan
Sözel Alan
DGS puanı, adayların sınavda elde ettiği sayısal ve sözel test sonuçları ile ön lisans eğitimleri sırasında elde ettikleri akademik başarılarının birlikte değerlendirilmesiyle hesaplanır. Öncelikle adayların testlerdeki doğru ve yanlış cevap sayıları belirlenir ve doğru cevap sayısından yanlış cevapların dörtte biri çıkarılarak ham puanlar elde edilir. Daha sonra bu ham puanlar belirli istatistiksel işlemlerden geçirilerek sayısal ve sözel standart puanlara dönüştürülür. Elde edilen standart puanlar, adayın ön lisans eğitimindeki not ortalamasından hesaplanan Ön Lisans Başarı Puanı (ÖBP) ile birlikte değerlendirilir ve belirli katsayılar kullanılarak DGS puanı oluşturulur. Böylece adayın sınav performansı ile akademik geçmişi birlikte dikkate alınarak yerleştirmede kullanılacak nihai puan hesaplanır.
DGS puanlarını belirleyen standart puanlar ve katsayılarını gösteren tablo şöyledir:
DGS’de 4 yanlış 1 doğruyu götürür. Yani puan hesaplanırken doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılır.
DGS’de puan hesaplanabilmesi için adayın sayısal ve sözel testlerin her birinden en az 1 ham puan alması gerekir. Bu durum, adayın her iki testten de en az bir net yapması gerektiği anlamına gelir. Her iki testten de ham puanı bulunmayan adaylar için DGS puanı hesaplanmaz.
DGS taban puanları ve bölümler, adayların lisans programlarına yerleşme sürecinde en çok araştırdığı konular arasında yer alır. DGS taban puanı, bir lisans programına yerleşen adaylar arasında en düşük puanla yerleşen adayın puanını ifade eder ve bu puanlar her yıl sınava giren aday sayısı, program kontenjanları ve tercih yoğunluğu gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. DGS kapsamında adaylar mezun oldukları ön lisans programına bağlı olarak mühendislik, işletme, iktisat, mimarlık, eğitim, sağlık ve sosyal bilimler gibi birçok farklı alandaki lisans bölümlerine geçiş yapma imkânı elde eder. Ancak her ön lisans programı mezunu yalnızca kendi alanıyla ilişkili lisans programlarını tercih edebilir ve bu eşleştirmeler ÖSYM tarafından yayımlanan DGS tercih kılavuzunda ayrıntılı biçimde belirtilir. Bu nedenle adayların tercih sürecinde hem geçiş yapabilecekleri bölümleri incelemesi hem de geçmiş yıllarda oluşan taban puanları değerlendirmesi önem taşır. Ayrıca lisans programlarına yerleşen adayların en küçük ve en büyük puanlarına ilişkin ayrıntılı verilere, ÖSYM’nin ilgili yılın yerleştirme dönemi sonrasında yayımladığı “DGS Yerleştirme Sonuçlarına İlişkin Sayısal Bilgiler” dosyasından ulaşılabilir; bu veriler adayların tercihlerini daha bilinçli şekilde planlamasına yardımcı olur.
DGS taban puanları, bir lisans programına yerleşen adaylar arasında en düşük puanla yerleşen adayın puanını ifade eder. Bu puanlar, adayların tercih sürecinde hangi bölümlere hangi puan aralıklarıyla yerleşilebildiğini görmelerine yardımcı olan önemli bir göstergedir. DGS taban puanları her yıl sınava giren aday sayısı, üniversitelerin kontenjanları ve tercih yoğunluğu gibi faktörlere bağlı olarak değişebilir. Bu nedenle adaylar, tercih döneminde genellikle bir önceki yılın yerleştirme sonuçlarını inceleyerek daha gerçekçi bir tercih listesi oluşturur.
Aşağıdaki tabloda, 2025 yılı DGS yerleştirme sonuçlarına göre bazı lisans bölümlerine ait taban puanlar yer almaktadır. Bu veriler, ilgili yılın yerleştirme sonuçlarına dayanmakta olup adaylara puan aralıkları hakkında genel bir fikir vermeyi amaçlamaktadır.
DGS ile adaylar, mezun oldukları ön lisans programına karşılık gelen lisans bölümlerine geçiş yapma imkânı elde eder. Ancak her ön lisans programı mezunu tüm lisans bölümlerini tercih edemez. Tercih edilebilecek programlar, ÖSYM tarafından yayımlanan DGS tercih kılavuzunda yer alan, alan eşleştirmelerine göre belirlenir. Bu eşleştirmeler sayesinde adaylar, eğitimini aldıkları alana yakın veya ilgili lisans programlarına geçiş yaparak akademik eğitimlerini dört yıllık düzeye tamamlayabilir.
Aşağıdaki tabloda, DGS kapsamında ön lisans programlarından lisans programlarına geçiş yapılabilen bazı bölümlere örnekler yer almaktadır:
2026 DGS tarihleri, Dikey Geçiş Sınavı’na katılacak adayların takip etmesi gereken tüm önemli takvim aşamalarını kapsar. Bu takvim içinde başvuru tarihi, başvuru ücreti, geç başvuru günü, sınav tarihi ve sonuçların açıklanacağı dönem gibi sınav sürecinin temel adımları yer alır. Adayların başvuru işlemlerini zamanında tamamlayabilmesi ve süreci düzenli biçimde takip edebilmesi için 2026 DGS takviminde yer alan bu tarihleri dikkatle incelemesi önem taşır.
2026’da DGS, 19 Temmuz 2026 tarihinde saat 10.15’te yapılacaktır.
2026 DGS başvuruları 15 Mayıs – 2 Haziran 2026 tarihleri arasında alınacaktır.
2026 DGS geç başvuruları 11 Haziran 2026 tarihinde alınacak olup başvurular aynı gün saat 23.59’da sona erecektir.
2026 DGS başvuru ücreti, ÖSYM tarafından yayımlanacak 2026 DGS Başvuru ve Uygulama Kılavuzu ile birlikte kesin olarak açıklanacaktır. Bu nedenle sınava başvuracak adayların, başvuru süreci başlamadan önce ÖSYM’nin duyurularını ve yayımlanan kılavuzu takip etmesi önem taşır.
DGS, Türkiye’de her yıl bir kez uygulanan merkezî bir sınavdır ve 2026 yılında da DGS bir kez yapılacaktır.
2026 DGS sonuçları 13 Ağustos 2026 tarihinde açıklanacaktır. Adaylar sınav sonuçlarını, ÖSYM’nin resmî sonuç açıklama sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile öğrenebilecektir.
2026 DGS tercihleri, sınav sonuçlarının açıklanmasının ardından ÖSYM tarafından yayımlanan tercih kılavuzu ile birlikte alınacaktır. DGS sonuçlarının 13 Ağustos 2026 tarihinde açıklanması planlandığı için tercih sürecinin genellikle sonuçların ilanından 1-2 hafta sonra başlaması beklenir. Bu doğrultuda 2026 DGS tercih işlemlerinin Ağustos ayının son haftası ile Eylül ayının ilk haftası arasında gerçekleştirilmesi öngörülmektedir.
Tercih işlemleri, ÖSYM’nin Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden yapılır ve adayların tercihlerini belirlenen süre içinde tamamlaması gerekir. Tercih dönemine ilişkin kesin tarihler ve tercih kılavuzu ise ÖSYM tarafından ayrıca duyurulacaktır.
2026 DGS yerleştirme sonuçları, tercih işlemlerinin tamamlanmasının ardından ÖSYM tarafından açıklanacaktır. Ancak yerleştirme sonuçlarının açıklanacağı kesin tarih, ÖSYM tarafından yayımlanan tercih kılavuzu ve resmî duyurular ile netlik kazanır. Bu nedenle adayların tercih süreci tamamlandıktan sonra ÖSYM’nin duyurularını takip etmesi önem taşır.
Genellikle DGS yerleştirme sonuçları, tercih işlemlerinin sona ermesinden birkaç hafta sonra açıklanır ve adaylar sonuçlarını ÖSYM’nin sonuç açıklama sistemi üzerinden T.C. kimlik numaraları ve aday şifreleri ile öğrenebilir. Yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesiyle birlikte adayların kayıt sürecine ilişkin tarihler de ÖSYM tarafından duyurulur.
DGS puanı, yalnızca sınavın yapıldığı yıl için geçerlidir. Adayların elde ettiği puanlar, ilgili yılın DGS yerleştirme işlemlerinde kullanılır ve sonraki yıllara devretmez. Bu nedenle adaylar bir sonraki yıl yeniden tercih yapmak isterse tekrar DGS’ye girmelidir.
DGS’ye hazırlanma sürecinde en önemli nokta, sınavın bilgi ezberinden çok sayısal ve sözel akıl yürütme becerilerini ölçtüğünün bilinmesidir. Bu nedenle çalışma sürecinin yalnızca konu öğrenmeye değil yorumlama, problem çözme, hız kazanma ve soru mantığını kavrama üzerine kurulması gerekir. Düzenli, planlı ve adayın kendi eksiklerine göre şekillenen bir hazırlık süreci DGS’de daha güçlü bir performans ortaya koymayı kolaylaştırır.
DGS’ye çalışırken öne çıkan temel noktalar şu şekilde sıralanabilir:
DGS’ye çalışırken çıkmış soruları çözmek sınav hazırlık sürecinin en önemli parçalarından biridir. Çünkü çıkmış sorular, DGS’nin soru dilini, akıl yürütme yapısını ve ölçmek istediği becerileri daha yakından tanımayı sağlar. Özellikle sayısal ve sözel mantık temelli sınavlarda, soru tarzına alışmak en az konu çalışmak kadar önem taşır. Bu nedenle geçmiş yıllarda çıkmış sorular üzerinden ilerleyen bir çalışma düzeni, adayın hem soru çözüm hızını artırmasına hem de sınavda karşılaşabileceği soru yapısı daha gerçekçi bir fikir edinmesine katkı sağlar. Ayrıca çıkmış sorular, hangi konu ve soru tiplerinin daha çok öne çıktığını görmeye yardımcı olduğu için çalışma planının daha bilinçli biçimde şekillenmesini de destekler.
DGS’ye hazırlanan adaylar için çıkmış sorular, sınavın soru yapısını ve ölçme mantığını anlamanın en etkili yollarından biridir. Geçmiş yıllarda sorulan sorular incelendiğinde, DGS’de adayların özellikle sayısal ve sözel akıl yürütme becerilerinin ön plana çıkarıldığı görülür. Bu nedenle sınava hazırlık sürecinde çıkmış sorular üzerinden çalışmak, soru tarzını tanımaya, çözüm stratejileri geliştirmeye ve sınavda karşılaşılabilecek soru kurgularına alışmaya önemli katkı sağlar. Adaylar DGS çıkmış sorularına ÖSYM’nin yayımladığı resmî soru kitapçıkları aracılığıyla ulaşabildiği gibi, bu soruların derlenip çözümleriyle birlikte sunulduğu çeşitli kaynak kitaplardan da yararlanabilir.
Aşağıda, DGS çıkmış sorularını içeren kaynaklardan 5 tanesi listelenmiştir:
DGS hazırlık sürecinde adayların yaptığı hatalar çoğu zaman doğrudan bilgi eksikliğinden ziyade yanlış çalışma yaklaşımı, yetersiz sınav pratiği ve strateji eksikliği gibi nedenlerden kaynaklanır. DGS ezberden çok akıl yürütme, yorumlama, dikkat ve zaman yönetimi becerilerini ölçtüğü için hazırlık sürecinin de bu yapıya uygun biçimde planlanması gerekir. Bu nedenle adayların yalnızca hangi konulara çalışacağını bilmesi yetmez; aynı zamanda çalışma sürecinde verimi düşüren hataların farkında olması da önem taşır.
Aşağıdaki tabloda, DGS’ye hazırlanan adayların en sık yaptığı hatalar ve bu hatalara karşı geliştirilebilecek daha sağlıklı çalışma yaklaşımları yer almaktadır.
DGS’ye hazırlık sürecinde kullanılan kaynaklar, adayların sınav performansını doğrudan etkileyen önemli unsurlar arasında yer alır. DGS’nin ölçtüğü beceriler göz önünde bulundurulduğunda, kaynak seçiminde yalnızca konu anlatımına değil; akıl yürütme, yorumlama ve farklı soru tipleriyle pratik yapma imkânı sunan materyallere de yer verilmesi gerekir. Bu nedenle adaylar, hem temel konuları pekiştirmeye yardımcı olan hem de sınavın soru mantığına uygun biçimde hazırlanmış kaynakları tercih ederek daha verimli bir çalışma süreci oluşturabilir.
Aşağıda, DGS hazırlık sürecinde adaylar tarafından sıklıkla tercih edilen ve farklı çalışma ihtiyaçlarına hitap eden 10 kaynak listelenmiştir: